Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/303 Esas
KARAR NO: 2023/523
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/05/2023
KARAR TARİHİ: 19/09/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin murisi ... adına başlatılan Antalya Genel İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyası ile davalılar murisi ...

tarafından ... günlü ... Seri No lu ... TL bedelli çek takibe konulmuş olup söz konusu dosya ile halen cebri icra işlemlerine devam ettiğini, söz konusu çek nedeniyle müvekkilin murisinin davalı taraf murisine borcu bulunmadığını, takip dosyası haksız ve kötüniyetli olarak devam ettiğini, ... yılında Muris ... adına kayıtlı ... Şubesinde bulunan ticari hesaptan yürüttükleri işlerle ilgili lazım olması nedeniyle kredi talebi oluşturulmuş, bankanın teminat istemesi nedeniyle davalılar murisi ...'den bu konuda yardım talep ettiğini, muris ... teminat olarak kullanılabilmesi için, İli ... İlçesi ... mahallesinde bulunan ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı dubleks dairesini ... tarihinde ... TL bedel belirterek ... ...'e satış göstererek devrini yaptığını, ... ... tarafından da dairenin 1 yıl gibi bir süre içinde ...’e geriye devrinin yapılacağı konusunda konuşulduğunu, her ihtimale karşı güvence amaçlı olarak ve aradaki hatıra binaen ...’e ... tarih ve ... TL. bedelli çek düzenlenerek kendisine verildiğini, Ancak ... ...'in işlerinde tahsilat vb. konularda sorunlar yaşaması nedeniyle ...'tan kullanmış olduğu krediyi zamanında ödeyemediğini, davaya konu taşınmaz üzerinde de ipotek bulunması nedeniyle ... ...’den yardım amaçlı aldığı taşınmazın geriye devrini kararlaştırılan sürede yapamadığını, ... ...’den ... tarihinde usulen devir alınmış olunan taşınmazın iadesi ... tarihinde yapıldığını, daire kendisine teslim edildiğini, bunun üzerine ... ... tarafından dairenin geç teslim edilmesi nedeniyle mağduriyetinin oluştuğu belirtilerek ... TL ödeme talep edildiğini, iğer ... ...'e iade edilmesi nedeniyle ... ... tarafından güvence ve hatır nedeniyle verilen çekin bir borca karşılık verilmediği ve bedelsiz olduğu ortada iken icra takibine konu edilmesi nedeniyle müvekkillerin murisine iade edilmediğini, müvekkil ve murisi ise çekin haksız yere takibe konulması ve bedelsiz olmasına rağmen, ... ...'in evin geç tesliminden doğan mağduriyetini gidermek adına ve bu mağduriyetin giderilmesinden sonra takipten vazgeçilerek çekin kendilerine teslim edileceği inancıyla müvekkil ...’in ... hesabından, ... tarihinde ... ... vekili Av. ... adına ... TL ve ... adına ... tarihinde ... TL ödeme yaptıklarını, Ödeme yapılan miktarlar ... ...'in talebinin çok üstünde olup müvekkilin murisinin dairenin geç tesliminde kötü niyetli olmadığının ve davalıların murisinin mağduriyetini fazlasıyla önemsediğinin açık bir göstergesidir. Davalılar murisi ... ... de çekin bedelsiz olduğunun ve iadesi gerektiğinin farkında olmasına rağmen icra dosyasını takip eden vekili ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle takip dosyasından vazgeçemeden vefat ettiğini, vekili tarafından da çekin borç karşılığı verilmediği ve müvekkilin murisinin herhangi bir borcu bulunmadığı bilinmesine rağmen cebri icra işlemlerine devam edildiğini, hem müvekkilin murisinin hem de davalıların murisinin vefatı nedeniyle söz konusu olayların ispatı noktasında müvekkil ve kardeşleri 3. Kişi sıfatına haiz olduğunu, aşınmaz devri sırasında ... ... tarafından güvence ve hatır nedeniyle verilen çekin mirasçılarının aleyhine olduğu, ... ... ile mirasçılarının hukuki menfaatlerinin çatıştığı ve çekin takibe konulması nedeniyle mirasçıların zarar gördüğünü, bu nedenle somut olayda müvekkilin ... halefi olarak değil 3. Kişi sıfatıyla dinlenerek yargılamanın sürdürülmesi gerektiğini, taşınmazların Antalya Genel İcra Müdürlüğü ...

E. Sayılı dosyası ile satılmaya çalışıldığını, cebri icra tehdidi altında olan müvekkil ve diğer mirasçıların miras hakları azaltılarak bedelsiz ve hükümsüz olan çek sayesinde davalılara menfaat sağlamaya çalışıldığını, işbu dava sonuçlanana kadar icra dosyasından yapılacak satışların durdurulmasını, satış yapılmış veya yapılacaksa dahi satış bedelinin davalılara ödenmemesi hususunda tedbir kararı verilmesini, müvekkil murisi ...'in davalılar murisi ...'e karşı ... tarih ve ... TL. bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın murisi ... tarafından müvekkillerimin murisi ...' e verilen bir çek nedeniyle ... hakkında icra takibi başlatılmıştır.

Davacı taraf iş bu çek nedeniyle borçlu olmadıklarını ve takibin kötü niyetli ve haksız olarak devam ettirildiğini ileri sürmektedir.

Davacı taraf takip dayanağı çek ile ilgili icra dosyasına beyan edilen ödemeler haricinde bir ödeme yapmamıştır. İcra dosyasına beyan edilen tutarlar haricinde bir ödeme yapılmış ise buna ilişkin yazılı belge sunmak durumundadır. Diğer taraftan takibe konu çek ile ilgili bir borcu bulunmuyor ise icra dosyasına beyan edilen ödemeler ne için yapıldığını, Davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu kredi ve müvekkillerimin murisi ...' den yardım talep edilmesi konusunda ne bizlerin ne de müvekkillerimin bilgisi bulunmadığını, Kaldı ki ... sağlığında böyle bir konudan da bahsetmediğini, Zira müvekkillerimin murisi bahsedilen dönemlerde müteahhitlik yaptığını, devam eden inşaatları nedeniyle kimseye yardım edecek durumda olmadığını, bahsedilen kredi olayı nedeniyle müvekkillerimin murisinin kendilerine yardımcı olduğu ve bu amaçla da adına kayıtlı taşınmazını teminat olarak kendilerine verdiğini ileri sürdüklerini, Bu iddianın kabulü mümkün olmadığını, müteahhitlik yapan bir kişinin birilerine yardımcı olması söz konusu olmayacağı gibi müteahhitlik yapan kişinin imkanı var ise bu krediyi kullanıp yeni inşaatlarda bunu kullanması hayatın olağan akışına daha uygun olduğunu,

Davacı taraf teminat olarak çeklerin verildiğini, evin bir yıl sonra geri verileceğini de dilekçesinde belirttiğini, Bu hususta taraflar arasında yapılmış herhangi bir sözleşme olmadığı gibi evin teminat olarak verildiğine ilişkin bir protokol de bulunmadığını, davacı taraf kötü niyetli şekilde hareket etmekte ve borcu ödememek için değişik iddialar ileri sürdüğünü, Davacının iddialarının kabul etmediklerini, Ödeme yapılan miktarlar davacının ileri sürdüğü gibi ... ...'in mağduriyetinin giderilmesi amacıyla değil bizzat çek nedeniyle yapılmış ödemeler olduğunu,

Davacı taraf niyet okuyuculuğu yapmakta ve ...' in çekin bedelsiz olduğunu bildiğini ileri sürdüğünü, müvekkili ... ile sıkıntı yaşadığımdan ve bu nedenle de ...' in icra dosyasından vazgeçecek olduğunu ancak vazgeçemeden öldüğünden bahsettiklerini,

Davacı taraf niyet ve zihin okuyuculuğu yapmaya devam ederek benim de iş bu davaya ve takibe konu çek ile ilgili davacı tarafın verdiği çekin borç karşılığı verilmediğini ve davacının borçlu olmadığını bildiğimi ileri sürdüklerini,

Davacı taraf kötü niyetli hareket etmiş kararlaştırılan ödeme günlerinde ödemelerini yapmadığı için icra dosyasına devam edildiğini, davacı taraf hem müvekkilini hem de kendini tefecilik gibi yüz kızartıcı ve ahlaksızca bir ithamla şikayet ettiğini, Hakkımda yapılan şikayetin iş bu dava ile alakası da bulunmadığını, Mirasçılar, miras bırakanın yapmış oldukları hukuki işlemlerde kural olarak halef sıfatıyla taraf sayılırlar. Bunun sonucu olarak, mirasçılar ancak miras bırakanın sahip olduğu ispat imkânlarından faydalanabilirler. Ancak, miras bırakanın muvazaalı borç senedi düzenlemesi, mirasçılar aleyhine bir işlem olup, mirasçılar ile miras bırakanın hukuki menfaatleri çatışmaktadır. Davamızda ise ortada muvazaalı bir borç senedi bulunmadığını, bu nedenle de davacının 3. Kişi olarak dinlenilmesi, senetle ispat kuralının değiştirilmesi de söz konusu değildir.

Davacı tarafın tanık dinletilmesi talebinin de reddi gerektiğini,

Davacı tarafın haksız ve kötü niyetli davasının reddine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Sayılı icra dosyası üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, haksız ve kötü niyetli davacının, dava neticesinde %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK'nun 72. Maddesi gereği menfi tespit istemine ilişkindir.

Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, ...-TL asıl alacağın, ...-TL sözleşme işlem gecikme payı olmak üzere ...-TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... vade tarihli, ...-TL bedelli çekten kaynaklı olduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık; davacı murisinin, davalılar murisine ... tarih, ...-TL bedelli çekten dolayı borcunun bulunup bulunmadığının, ilgili kambiyo senedinin teminat amacıyla düznlenip düznelenmediğinin tespitine ilişkindir. Çekteki keşideci imzasının davacı murisine ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.

Davacı vekili, ...'in keşidecesi olduğu, ...'in lehtarı olduğu çekin, banka kredisi kullanılacağı sırada ... ... tarafından davalılar murisi ...'tan yardım istemesi üzerine ...'un adına kayıtlı ... İli ... İlçesi ... mahallesinde bulunan ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazını ... ...'e satış göstererek devrini yaptığını, güvence amaçlı olarak ve aradaki hatıra binaen ...’e ... tarih ve ... TL. bedelli çek düzenlenerek kendisine verildiğini ileri sürerek çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.

Menfi tespit davalarının bazı türlerinde, kural olarak ispat yükü davalı alacaklıya düşmekte ise de, bu kural mutlak nitelikte olmayıp, bir kambiyo senedinin teminat amacıyla verildiğinin ve bedelsiz kaldığının iddia edilmesi suretiyle açılan menfi tespit davasında ispat külfeti, değişen ispat yükümü çerçevesinde davacı borçluya düşer.

Yerleşik Yargıtay ilamlarında teminat senedi itirazında dayanak bononun hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı bir belge ile ispatlanmasının zorunlu olduğu (HGK.'nun 14/03/2001 Tarih ve 2001/12-233 sayılı - yine HGK.'nun 20/06/2001 Tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları), takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı senede atıf yapan İİK'nın 169/a-1 maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanmasının gerektiği (HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. ve 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları) belirtilmektedir. Buna ilişkin davacının dayanak gösterdiği taşınmaz devri ve banka kredi kullanımına ilişkin kayıt ve belgelerin incelenmesinde; ... İli ... İlçesi ... mahallesinde bulunan ... nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın kat irtifakı tesisi ile ilk ... adına kayıtlı iken ... tarihinde ... adına satışının yapıldığı, malik kayıtları içerisinde ... 'in yer almadığı, ilgili taşınmazın ...'tan kullanılacak kredinin teminatı olarak ipotek gösterildiği, resmi kayıtlar haricinde taraflar arasında teminat açıklamasına ilişkin düzenlenen bir sözleşme yahut bu hususta bir şerhin bulunmadığı dava ve takip konusu çekin üzerinde "Teminat senedidir" ibaresinin yazılı olmadığı, çekin teminat amacıyla verildiğine dair başkaca yazılı delil ibraz edilmediği aksine davacı tarafından dava konusu icra dosya borcuna istinaden ödemelerin yapıldığı anlaşılmakla dava konusu çekin her iki taraf murisi arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacı tarafından davalıya teminat olarak verildiğinin ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı taraf tanıklarının dinlenmesini talep etmiş ise de, yukarı açıklanan gerekçeler ve emsal içtihat gereği çekin teminat amacıyla verildiğinin yazılı delille ispatlanması gerektiğinden davacı tarafın talebinin ara karar ile reddine karar verilmiştir.

Öte yandan; davacının yemin deliline de dayanmadığı görülmekle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85.-TL harçtan peşin alınan 4.637,83.-TL peşin harcın mahsubu ile, bakiye 4.367,98.-TL' nin karar kesinleştiğinde istem halinde davacıya iadesine,

3.Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ....-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili Av. ... ... ile davalı vekili Av. ...'nın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2023 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Karar Etiketleri
19.09.2023 REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K233 md.1 HMK md.333 K6100 md.345 İİK md.169 İİK md.72