4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2014/10995 E. , 2014/15402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2013/550-2014/141
Davacı A.. A.. vekili Avukat M.. R.. K..tarafından, davalı U.. Ö.. aleyhine 13/08/2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının dava dışı alacaklı olduğu kişilere yönelik kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, alacaklı olduğu kişiden borcu tahsil edemediğini, bu nedenle kendisine haciz ihbarnameleri gönderdiklerini, haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğunu, takip borçlusunun kendisinden harhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek, kısmen yapılan ödemenin istirdatı ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı, davacının İİK72. maddesine göre menfi tespit davası açma hakkı bulunmadığını, davacının açabileceği menfi tespit davasının İİK89/3 bildirimi sonrasında 15 gün içinde açılması zorunlu menfi tespit davası olduğunu, üçüncü haciz ihbarnamesinin davacıya usulüne göre tebliğ edildiğini, süresinde dava açmadıklarını belirterek açılan davanın İİK89 maddesi gereğince reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemeye mahkum olmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davanın İİK’nın 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olduğu kabul edilerek, 15 günlük yasal sürede açılmadığından bahisle, ön şart yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. İİK89/5 fıkrasının ikinci cümlesi gereğince; her halde üçüncü şahıs, borçlu ile kötüniyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.
Dosya kapsamından, davanın genel hükümlere göre açılmış menfi tespit ve istirdat davası olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesindeki açıklamalar ve davanın dayandırıldığı vakıalar da davacının isteminin bu yönde olduğunu göstermektedir. Mahkemece davanın,
İİK’nın 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi ve hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru değildir. İşin esası incelenerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.