3. Ceza Dairesi
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun 86/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 375,00 ... lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2008 tarihli ve 2007/40 esas, 2008/111 sayılı kararını müteakip, sanık hakkında anılan Kanun'un 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 80,00 ... lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulmasına dair aynı Mahkemece verilen 22/08/2008 tarihli ve 2007/40 Esas, 2008/111 sayılı ek kararı sonrasında, deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına dair aynı Mahkemenin 20/09/2012 tarihli ve 2007/40 Esas, 2008/111 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 27.12.2012 tarih ve 2012/18904-73687 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.01.2013 tarih ve 2013/6749 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; ... 11. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılmadan sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 19/09/2008 tarihli ve 2008/12198 esas, 2008/9890 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece duruşma açılmasını müteakip, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunması alınmadan karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ... sürülen düşünce yerinde görüldüğünden ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2012 tarih ve 2007/40 Esas, 2008/111 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (b) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın