11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2021/6508 E. , 2023/2196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ile davalılar Kentpark Alışveriş Merkezi İşletmecilik ve Ticaret A.Ş. ve Megatürk İnşaat Turizm ve İşletme A.Ş. vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... ailesi ile akraba olduklarını, uzun yıllardır aralarında ciddi bir ticaret ve iş birliği ilişkisi geliştiğini, tarafların birbirlerine olan borçlarını ödemede ve tapu vs. işlerde bir sorun yaşamadıkları için güvenin perçinlendiğini, belge alınmaksızın bir çok kez inançlı işlem gerçekleştirildiğini, ... ailesinin inşaat ve arsa işlemlerini de davalı ...'in üstlendiğini, davalı ...'in Eskişehir yolunda bulunan Koç grubuna ait arsayı satın alıp bir kısmına avm bir kısmına konut yapacaklarını, arsaya verecek parası olmadığı için arsayı almak için müvekkilleri tarafından verilecek para karşılığında kuracakları Mega Türk A.Ş. isimli şirketin 1 metre kare 1 hisse mantığı ile kurulacağını ve müvekkillerinin 1/28 oranında ortak olacaklarını, ilk etapta şirket hisselerinin kendi aralarında 4 eşit hisse şeklinde olacağını, avm inşaatı tamamlandıktan ve faaliyete geçtikten sonra arsanın ve şirketin müvekkile isabet eden hissesini devredeceklerini söylediğini, kurulan davalı Megatürk şirketinin 4 hisseye ayrıldığını ve hisselerin davalılar ..., ..., ... ve ...'e ait olduğunu, yapılacak inşaatta %60'lık kısmını müteahhit olarak ... ailesine, %40'ın arsa sahiplerine ait olacağının söylendiğini, müvekkillerinin bu sebeple 73.137 metre karelik arsanın 1/2 lik hissenin %65 i olan 1697,8 metre karelik kısmının bedelini ... ailesine, davalı ...'e ödediklerini, daha sonra emsal artış ve diğer masrafları da hisseleri oranında ayrıca ödediklerini, davalı Mega Türk A.Ş. ve ortakları tarafından 15.02.2010 tarihinde davalı Kent Park Alışveriş Merkezi İşletmecilik ve Ticaret A.Ş.'yi kurduklarını, müvekkillerinin arsa payına karşılık kendilerine isabet eden davalı Mega Türk A.Ş. Hisselerinin devrini uzun süre beklediklerini, davalıların müvekkillerine yapılacak hisse devrini inkar ettiklerini belirterek davalılar ..., ..., ... ve ...'in Mega Türk A.Ş.'de sahip oldukları toplam 2613 adet A tipi hisselerinin yargılama sonucunda belirlenecek adedinin davalı Mega Türk şirketinin kuruluş tarihi olan 24.08.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere müvekkiller adına eşit olarak şirket pay defterine ve ticaret siciline tesciline, mümkün olmadığı takdirde bu hisselere karşılık gelen rayiç bedelin tespiti ile şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reaskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000,00 TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsiler tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Mega Türk ve Kent Park A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zaman aşımına uğradığını, şirket hissesinin ne şekilde iktisap ve devredileceğinin yasada düzenlendiğini, davacı tarafın ileri sürdüğü iddia ve delillerin bu unsurları taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafından sunulan Megatürk başlıklı karalamada 73.099 metre karelik arsayla ilgili bir satış ve devir teklifi, Kentpark başlıklı karalamada ise aynı arsa için yapılacak inşaatla ilgili kat karşılığı inşaat şeklinde teklifler içerdiğini, davacıların talebinin açıkça belli olmadığını, Kentpark Avm ile ilgili herhangi bir talep olmadığı halde davalı olarak gösterildiğini, taraflar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, müşterek ve müteselsil sorumlu tutulamayacaklarını, ticari olmayan bir iş için ticari faiz istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
3.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerinin tapu devir tarihinden önce arsa bedelini ödediklerini, davalı Megatürk A.Ş.'ye hisse payı karşılığı olarak devredilecek taşınmazın müvekkilleri tarafından bedeli ödenerek iktisap edildiğini, hisse devrinin şekle tabi olduğunu, müvekkilleri ile davacılar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, aralarında herhangi bir sözleşme yapılmadığını, diğer davalı tarafından imzalanan, müvekkillerinin imzası bulunmayan, ilk bakışta sıhhatinden kuşku duyulacak belge ile müvekkillerinin sahip olduğu mal varlığına yönelmenin, borç yüklenmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın isminin dosyaya yazılmasına rağmen hiç bir evrakta isminin geçmediğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, delil olarak sunulan evrakların şekil şartlarına uygun olmadığını, anonim şirketlerin kuruluş ve pay devri şartlarının kanunla belirlendiğini, şekil şartları gerçekleşmediğinden şirket ortaklığı ile ilgili iddianın reddi gerektiğini, dava dilekçesinin çelişkili olduğunu, bir anlaşma var ise evraklarda imzası bulunan davacılar ile davalı ... arasında yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak yapılan belgelerin şirket hisselerinin devri konusunda inançlı işlem niteliğinde olmadığı, dinlenen tanık beyanları ve sunulan diğer belgelerin de davacının iddiasını ispata yeter nitelikte bulunmadığı, şirket hisselerine karşılık ödemenin yapılmamış olması ve davanın da tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olmaması dikkate alınarak ödemenin yapıldığı ve belgeleri imzalayan davalı ... yönünden açılan davanın reddi gerektiği, davalı ... dışındaki diğer davalıların ise davaya dayanak yapılan her iki belgede de herhangi bir imzası bulunmadığı, açılan davada anılan davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...
vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sunulan belgelerden tarafların Megatürk ve Kentpark A.Ş.'ye ilişkin ticari ilişkiye girdiğinin görüleceğini, dinlenen tüm tanıkların müvekkilleri ile Tokerler arasında bir ilişki bulunduğunu doğruladığını, ilişkinin akrabalık bağlarının da etkisi ile inanç ilişkisi olduğunu, müvekkillerinin avm için ödendiği sabit olan 650.000,00 Amerikan doları karşılığı şirketlerden ne kadar hisse düşeceği hususunda gerekli araştırmanın yapılması gerektiğini, müvekkillerinin zararının tazmin edilerek haklarının verilmesi gerekirken davanın reddine karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme gerekçesinde davacıların taleplerini açıklamak gayesi ile konulan "davacı ... tarafından 650.000,00 doların ...'e ödendiği, ödemenin dava konusu arsanın %65'i ne karşılık ödendiğinin belirtildiği, ayrıca arsada yapılacak avm ve konut projelerinden dolayı arsa sahiplerine tekabül edecek oranın %40 olarak belirlendiği anlaşılmıştır." ifadesinin kastı aşan, gerçeklerle, karar gerekçesinin bütünlüğüne aykırı, kanıtlanamamış davada kanıtlanmış gibi anlaşılan bir açıklama olduğunu, hüküm kısmı ile çeliştiğini, kabulünün mümkün olmadığını, gerekçeli karar yazımında hata yapıldığını, düzeltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davalı ... ile davacılar arasında inançlı işlem bulunduğunun usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, her ne kadar davacının terditli taleplerinin diğer davalılara yönelik ise de ve bu suretle diğer davalılar yönünden pasif husumet bulunsa da, husumetten ret kararı davacı lehine olduğundan bu hususta değişikliğe gidilmediği, davalı ...'in istinaf sebeplerine gelince, davacılar tarafından işbu davaya dayanak yapılan Kentpark ve Megatürk başlıklı belgelerin altında davalı ...'in isim ve imzasının yer aldığı, yargılama aşamasında davalı ...'in belgeler altındaki imzasını inkar etmediği Kentpark başlıklı belge içeriğinde davacı ...'ın 650.000,00 Amerikan doları verdiğinin açıkça yazılı olduğu, bu durumda mahkemece karar gerekçesinde davacı ...'ın davalı ...'e 650.000,00 Amerikan doları ödediğinin kabulü yönündeki karar gerekçesinin dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde ve davalı ... vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde belirttikleri hususları tekrarlamışlardır. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; anonim şirket hissesinin tescili, mümkün olmadığı takdirde anonim şirket hisselerine karşılık gelen rayiç bedelin tespiti ve tahsili, taşınmaz kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.HGK’nın 14.11.2019 gün, 2017/1-1254 E. 2019/1197 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan şartlara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
2.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olaya gelecek olursak, davacılar dava dilekçesine ek olarak sunduğu el yazısı ile yazılmış "Kentpark" , "Megatürk" ve "Arife Abla Borcumuz" başlıklı üç adet belgeye dayalı olarak davalı şirketlerde pay sahibi olduklarını iddia ederek, şirket hisselerinin tesciline terditli olarak ise bu hisselere karşılık gerelecek rayiç bedelin tespiti ve tahsilini ilave olarak ise kira bedelini talep etmişlerdir. Gerek ilk derece mahkemesince gerekse de bölge adliye mahkemesince davacının da nitelendirdiği gibi taraflar arasındaki ilişki inançlı işlem olarak değerlendirilerek karar verilmiştir.
Ancak yukarıda değinilen HGK kararında da belirtildiği üzere inaçlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç sözleşmesindeki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içerir.
3.Oysa, davacıların dava dilekçesi ve aşmalardaki iddiaları, davacıların satın alınacak arsa için davalıya para verdiği ve bunun karşılığında da arsa üzerinde yapılacak ve inşası ile davalılardan ...'in ilgileneceği bir avm ve konut projesinde, Megatürk isimli şirket üzerinden hisse sahibi olacakları, akabinde avm işletilmesi için kurulacak Kentpark isimli şirkette de yine iddia olunan hisseler oranında pay sahibi olacakları şeklindedir. Bir davada maddi vakıaları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapma zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. İddianın ileri sürülüş şekli açısından taraflar arasındaki ilişki bir adi ortaklık ilişkisidir. Zira, adi ortaklık, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir şirket modelidir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olarak kabulü ile sonucuna göre karar vermek iken taraflar arasındaki ilişkiyi hatalı değerlendirerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin sair, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgilileree iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.