11. Ceza Dairesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/513 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, Türk Ekonomi Bankası, ... Şubesine ait...nolu, 23.710,00 TL bedelli, 12.06.2014 - ... keşide tarih ve yerli çeki katılan ... emrine keşide ettiği, yine Denizbank, ... Şubesine ait C3-5516238 nolu, 25.000,00 TL bedelli, 12.05.2014 -... keşide tarih ve yerli çeki de katılan ... emrine keşide ettiği, sanığın sahte olmayan her iki çeki katılan adına ciro ettiği ve ... Petrol ve Petrol Türevleri Dağıtım Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti.'ye verdiği, katılanın kendisinin ciranta olduğu çeklerin bu şirkette olduğundan haberdar olması üzerine sanıktan şikayetçi olduğu, sanığın bu suretle suça konu çekleri katılan adına cirolamak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık, suça konu çekleri katılanın bilgisi dahilinde onun adına ciro ettiğini savunmuştur. 3. Suça konu çeklerin asılları duruşmaya getirtilip incelenmiş, çeklerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenen zorunlu unsurları taşıdığı tespit edilmiştir. 4. Mahkemece, suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı; somut olayda, suça konu çeklerin farklı tarihlerde düzenlendiği veya kullanıldığına dair açıklık bulunmadığı anlaşıldığından, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, sanığın suça konu çekleri katılan adına cirolayarak verdiği ... Petrol Şirketi yetkilisi dinlenilerek çeklerin hangi tarihte verildiği hususunun açıklattırılması, çeklerin aynı anda verildiğinin tespiti halinde sanık hakkında tek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, ancak birden çok çekin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınacağı, farklı zamanlarda verildiğinin tespiti halinde ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek, bu hususlar tartışıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b) Hükmün gerekçe kısmında "sanığın her iki çeke yazdığı tarihlerin ayrı tarihler olması ve çekleri aynı anda hazırlamasına rağmen farklı tarihler yazdığına dair herhangi bir iddia ve kanıtın bulunmadığı.." kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle çelişkiye düşülmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/513 Esas, 2015/532 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap