9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/16657 E. , 2023/4311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2012/306 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçundan; sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında sanıklar hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile 43, 62 ve 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Vekalet ücretine ilişkindir.
B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstekleri Sübuta ve sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması istemine ilişkindir
C. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Suç vasfına, sanıklar hakkında takdiri indirim sebebi uygulamasının yerinde olmadığı ve mağdure beyanlarının usulüne uygun alınmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Mağdurenin 24.05.2012 tarihli kollukta alınan beyanında "...... isimli şahıs üzerime doğru yürümeye başladı, benim yanıma geldiğinde elleriyle göğüslerimi ellemeye başladı, ben de ... isimli şahsin bu davranışını engellemeye çalıştım, ben engellemeye çalışırken ... kollarımdan sıkmaya başladı, ... isimli şahıs durmayınca sesimi yükselttim ve bağırdım, ben bağırınca ... geri çekildi" şeklinde beyanda bulunduğu, Mağdurenin 27.11.2012 tarihli celsede alınan beyanında olay günü gerçekleşen olayı başından sonuna kadar anlattığı ve bu anlatımında soruşturma aşamasında bildirdiği ve sanık ... tarafından gerçekleştirdiğini iddia ettiği göğüslerini sıkıp kollarından sıkması eylemlerinden bahsetmediği, Mağdurenin yargılama aşamasında alınan beyanına itibar edilerek sanık ...'un mağdureye yönelik olarak söylemiş olduğu, "...seninle bir anlaşma yapalım, cinsel ilişkiye girelim" sözleri nedeniyle eylemin kül halinde cinsel taciz suçunu oluşturduğu ve suçun sübuta erdiği,
2.Olay anında sanık ...'ın sanık ...'un yanında olacak şekilde mağdure ile birlikte yürüdükleri esnada sanık ...'un mağdureye yönelik cinsel taciz içeren söz söylemesinden sonra mağdurenin karşı çıkması üzerine hemen olay anında ve olaydan bir gün sonra sanık ...'un cinsel anlamda birliktelik teklifini kabul etmesi yönünde tehdit içeren söz söylemesi nedeniyle sanık ...'ın, ...'un cinsel taciz eylemine 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında asli iştirak ettiğinin kabulü ile, Sanığın sübuta eren eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası maddesi uyarınca lehe olan 6545 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 105 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına,
3.Sanık ...'ın mağdureye yönelik olarak olay günü "Arkadaşımın dediğini yapmazsan, seni o yurdun içerisine gömerim" ve olaydan bir gün sonra "Sen benim arkadaşımı cezaevine attırmaya çalıştın, bir ay sonra sen de göreceksin, seni götürsem ruhları duymaz, seni kaçırırım" sözlerini söylemek suretiyle mağdureye yönelik tehdit suçunu işlediği ve suçun sübuta erdiği, diğer sanık ...'un da mağdureye yönelik tehdit içeren söz söylemesine rağmen bu sözün aynı anda söylenmemiş olunması nedeniyle sanık ...'ın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, bu suç nedeniyle de cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık ... ve Koray Hakkında Cinsel Taciz, Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Mağdure ...'in hazırlık ifadesiyle yargılama sürecinde alınan 27.11.2012 günlü duruşma beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken söz konusu çelişki giderilmeksizin ve sebebi de belirtilmeksizin mağdurenin kovuşturma aşamasındaki ifadesine itibar edildiği belirtilerek sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi, Tehdit suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yaşı küçük mağdure hakkında koruma kararı olup olmadığına bakılmaksızın davaya katılma hakkı bulunduğundan, Tebliğnamedeki katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş; Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2012/306 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.