5. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ezine Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.05.2016 tarihli ve 2016/340 Soruşturma, 2016/206 Esas, 2016/204 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak mahrumiyetine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/281 Esas, 2016/584 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyizi, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde Ezine PTT Merkez Müdürlüğünde kadrolu posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanık hakkında, İnegöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/294 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında, ...'a gerekçeli kararın tebliği hususunda tebligat çıkarıldığı, çıkarılan tebligatın sanık tarafından Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapıldığı, usulüne uygun tebliğ yapılmaması nedeniyle yeniden tebligat çıkarıldığı ve böylece yargılama sürecinin uzamasına neden olduğu iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, posta dağıtıcısı olan ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamına girmeyen sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2016/281 Esas, 2016/584 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap