9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/5726 E. , 2023/5352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2019 tarihli ve 2019/1278 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/95 Esas, 2020/123 Karar sayılı karar ile sanık hakkında, mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle ise 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/1236 Esas, 2020/1346 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.06.2022 tarihli ve 2021/19079 Esas, 2022/6098 Karar sayılı kararı ile "Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 18.03.2019 tarihli iddianamede mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'ın TCK'nun 103/2, 103/4 ve esas hakkındaki mütalaada da aynı Kanunun 103/2, 103/4 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edildiği halde, ilk derece mahkemesince CMK'nun 226. maddesine aykırı olacak şekilde sanık ... hakkında TCK'nun 103/2-2. cümlesinin uygulanmasına dair usulüne uygun ek savunma hakkı verilmeden anılan maddenin tatbiki neticesinde savunma hakkının kısıtlanması, 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinin birinci fıkrasında 'Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir' ve aynı Kanunun 210. maddesinin birinci fıkrasında ise 'Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez' hükümlerine yer verildiği, mağdur ...'in 22.11.2018 tarihli el yazısı ile yazdığı notta sanıktan kaçtığını ve kendisini yakalayamadığını ifade etmesine karşın, 23.11.2018 tarihinde Çocuk İzlem Merkezinde verdiği ifadede sanık ...'ın kendisini yakalayarak evine zorla götürdükten sonra cinsel istismara konu eylemlerini gerçekleştirdiğini beyan etmesi ile mağdur ...'ın Çocuk İzlem Merkezi'nden alınan 28.12.2018 tarihli ifadesinde görüntünün incelenmesinin sağlıklı sonuç vereceğinin belirtilmesi karşısında mahkemesince mağdurların maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, soruşturma evresinde verdikleri görüntülü ifade CD’lerinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurların Çocuk İzlem Merkezinde alınan görüntülü ifade CD’leri de izlenmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi," gerekçeleriyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5.Bozma üzerine Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/309 Esas, 2022/442 Karar sayılı karar ile sanık hakkında, mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle ise 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri ile 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.04.2023 tarihli ve 9-2023/39438 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın mağdur ...'a yönelik eyleminin basit cinsel istismar suçunu oluşturduğuna, alt sınırdan ceza verilmesi ile takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına, vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurların aşamalarda verdikleri beyanların çelişkili olduğuna, Çocuk İzlem Merkezinde alınan ifadelerin yönlendirmeli olduğuna, aldırılan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun ihtimallere dayalı olduğuna, iddia edilen olayın meydana geldiği tarih konusunda çelişkiler olduğuna, taraflar arasında husumet bulunma ihtimali bulunduğuna, dosya arasında bulunan tutanakların sanık aleyhine olacak şekilde yorumlandığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın petshop dükkanı bulunduğu ve mağdurlardan güvercin satmasını istediği, mağdur ...'un sattığı güvercinlerin parasını vermek için sanığın dükkanına gittiği, daha fazla satış yapmak istememesi üzerine sanığın kendisini kovaladığı, burada bir apartmana girdiği, sanığın kendisini yakaladığını ve bir daireye götürerek cinsel organını anal bölgesine soktuğu ve diğer mağdur ...'ın da sanığın kendisinden aynı şekilde güvercin satmasını istediği, satmak istememesi üzerine kendisinin poposunu ellediği, bu eylemlerin birden fazla kez gerçekleştiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 29.01.2019 tarihli ATK raporu, 24.11.2018 tarihli Araştırma Tutanağı içeriği, 24.11.2018 tarihli Tutanak içeriği, mağdurların soruşturma aşamasında çocuk izlem merkezinde alınan beyanlarının benzer mahiyette olduğu, yine Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca mağdurların beyanlarına itibar edilebileceğinin bildirildiği, mağdur ...'un sanık tarafından köpekle kovalandığına dair iddiasının, sanığın kızının köpeğinin dükkanda bulunduğunu sorgu sırasında belirtmesi anlatımı ile örtüştüğü, yaşları küçük olan iki mağdurun da sanığa iftira atmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı, mağdur ...'un anlatımlarının tespit edilen livata bulguları ile de uyumlu olduğu, ayrıca mağdurlar ... ve Berat'ın kendilerine gerçekleştirilen eylemleri ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız olarak ayrıntı vermek suretiyle ifade ettikleri, bu kapsamda mağdurların beyanlarına itibar edilmesi gerektiği ve sanık savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdur çocukların bozma sonrası alınan anlatımlarında olayı hatırlamadıklarını beyan ettikleri görülse de, çocukluk yıllarında her bir yaş çocuğun fizyolojisi ve hafızası üzerinde önemli değişiklikler yaratmakta olup çocuğun öznel durumuna göre çok uzun bir süre önce gerçekleşmiş olayları tüm muhtevası ile hatırlamalarının beklenemeyeceği, dava konusu olayı tam anımsamamasına rağmen mağdur ...'ın, sanıktan korktuğunu, ara sıra kendisini kovaladığını belirtmiş olup mağdur çocuğun açıkladığı bu hususların dosya açısından anlamlı olduğu, deliller, olayın doğal ve genel hayat tecrübelerine uygun olan yargı mercilerine intikal şekli, olay tarihinden uzun süre geçmesi sebebiyle çocukların sıcağı sıcağına verdikleri uzman eşliğinde alınan ilk beyanlarının daha doğru olacağı hususu, çocukların sanığa iftira atmalarını gerektirecek dosyaya yansımış herhangi bir sebebin bulunmaması birlikte değerlendirilerek mağdur çocukların ilk beyanlarına üstünlük tanınarak sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Çocuğun Sarkıntılık Suretiyle Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Açısından
Sanığın işlediği iddia edilen olaydan yaklaşık 3 ay sonra gerçekleşen intikal süresi, mağdur ...'ın aşamalardaki sanığın gerçekleştirdiği iddia edilen eyleme yönelik ayrıntı ve istikrar içermeyen, başka bir delille desteklenmeyen çelişkili soyut beyanları, sanığın inkara dayalı savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Açısından
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 uncu maddesi, 289 uncu maddesinin (g) bendi ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleriyle bunun hukuki nitelendirmesinin belirtilmesi suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükmün 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrasında kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden, sanığın mağdur ...'a yönelik eylemini cebir veya tehdit ile ne şekilde gerçekleştirdiğine dair gerekçe içermeden yazılı şekilde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Tebliğnamedeki Görüş Açısından Bozma nedenlerine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2022/309 Esas, 2022/442 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.