1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; tarafların, nakliye bedelinin kiralayan tarafından karşılanacağı hususunda anlaştıklarını, müvekkiline ait *** adıyla şahıs şirketi bulunduğunu ve müvekkilinin bu şirket aracılığı ile makine kiraladığını, müvekkili ile davacı arasında ise ticari bir ilişki bulunduğunu, davacı şirketin, müvekkili ile telefon aracılığı ile kiraladığı makineleri şehir dışına kiraya verip veremeyeceğini sorduğunu, müvekkilinin ise makineleri şehir dışına da kiraya verdiklerini ve nakliye masraflarının kiralayan tarafa ait olduğunu, bu şekilde çalıştıklarını beyan ettiğini ve davacı taraf ile bu şekilde anlaşmaya vardıklarını, akabinde müvekkilinin makinenin kullanımı için kendisinin de makine ile birlikte geleceğini dile getirdiğini, davacı tarafın makineyi kullanmayı bilen biri olduğunu söyleyerek davalının gelmesine gerek olmadığını beyan ettiğini, bunun üzerine bu şekilde anlaşma sağlandığını, davacı tarafın makineyi hatalı kullanım sebebiyle bozduğunu, hatalı kullanım sebebiyle bozulan makinenin müvekkili tarafından yaptırıldığını, davacı tarafça açılan davanın kötü niyetli olarak açıldığını davacı tarafın makine bozulduktan sonra makinenin dönüşü için gereken nakliye bedelini dahi karşılamadığını, müvekkilin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatılmış olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Dava dilekçesi ve cevap dilekçesinden taraflar arasındaki ilişkinin iş makinesi kiralama ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Taraflar arasındaki davada ihtilafın iş makinesi (araç) kiralama ilişkisinden doğması, davalının cevap dilekçesinde iş makinesinin operatörsüz/şoförsüz olarak kiralandığını beyan etmesi ve davacı tarafça da bunun inkar edilmemesi dikkate alındığında kira ilişkisini konu alan uyuşmazlıklara ilişkin bir dava olması nedeniyle işbu davaya bakmak görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Her ne kadar icra takibinde iş makinesinin nakliye bedeli talep edilmiş ise de taraflar arasındaki temel ilişki kira ilişkisidir. Mahkememiz görevli değildir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.HD.*** tarihli kararı aynı mahiyettedir.) Sulh Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir ve göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekir. HMK.'nun 115 ve 138. maddeleri gereği görev konusu kamu düzenini ilgilendirdiğinden, mahkemeler resen araştırmakla yükümlüdür ve mahkememizce davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilmesi mümkündür. Tüm bu hususlar dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK.'nun 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap