9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2022 tarihli ve 2021/494 Esas, 2022/407 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2023/272 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İstemi Özetle; mağdure ve katılan ile aralarında husumet bulunduğunu, bundan dolayı şikayet edildiğini, mahkumiyet hükmünün hukuka uygun olmadığını, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; sanık hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğunu, mağdure beyanı dışında herhangi bir şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğini, Mahkeme kararının kanunlara ve cezaların caydırıcılığı ilkesine aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; "Mağdurun aşamalarda özü itibariyle birebir aynı şekilde beyanda bulunması, taraflar arasında iftira atmayı gerektirir bir husumetin bulunmaması, ...'nın son olayda mağdurun kaldığı eve girmeye çalıştığına dair genel olarak olayın iftira olduğunu ifade eden annesi olan ... ...'nın beyanı, istismar iddiasının doğru olduğunda tereddüt etmeyen ... ve ...'in ...'yı darp etmiş olmaları hususları birlikte değerlendirildiğinde ...'nın istismar eylemi sabit görülmüş olup, ilk olayda bıçak kullanmak suretiyle mağduru soyduğu cinsel duygularını tatmin etmek için kendi cinsel organını mağdurun cinsel organına sürttüğü, banyoya sokmaya çalıştığı, eylemlerin yaklaşık 10 dakika sürdüğü, eylemlerin ani ve kesintili olmadığı süreklilik arz ettiği bu haliyle sarkıntılık düzeyinin aştığı, ikinci olayda ...'nın yine cinsel arzularını tatmin etmek için mağdurun evine girerek mağdura arkadan sarıldığı, ...'nın alınan beyanlara göre farklı tarihlerde en az iki kez mağduru cinsel yönden istismar ettiği, ilk eylemin sarkıntılık boyutunu aştığı görülmekle zincirleme suç hükümleri yönünden bu ilk eylemin esas alınması gerekmiş ...'nın mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçeye istinaden hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak yargılama giderlerine ilişkin düzeltme yapıldığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2023/272 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın