4. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Şikâyetçi ...'ın 25.12.2015 tarihli celsede sanıktan şikâyetçi olması ve davaya katılmak istemesi karşısında, katılma hususunda bir karar verilmemiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şikâyetçinin, kamu davasına katılan sıfatıyla, vekilinin de katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verilmiştir. Katılan ... vekilinin vekalet ücretine yönelik 20.03.2016 tarihli dilekçesi içeriğinin temyiz istemi niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteğinin vekalet ücretine, Sanığın temyiz isteğinin resen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkin olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Katılanın alacaklı olduğu icra dosyasının haciz işlemi için zabıt katibi mağdur ve tanık M. A.'nın sanığın evine gittiklerinde sanığın evine alamayarak katılana yönelik sinkaflı küfretmesi üzerine tanık polis memurlarıyla bir süre sonra gelindiğinde evde haciz işlemi sırasında katılana yönelik "...s...ksun bir tarafına" demek suretiyle hakaret ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm dosya kapsamı, katılanın aşamalardaki beyanı, sanık savunması, 24.06.2015 tarihli Haciz Tutanağı ve dinlenen tanık K.A.'nın beyanı gözetildiğinde başkaca temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gıyapta hakaret suçunun en az üç kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi, ayrıca failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları gerektiği hususları dikkate alındığında, haciz tutanağında imzası bulunan tanık T.A.'nın aşamalarda sanığın "...s...ksun bir tarafına" dediğini hatırlamadığı beyanı da gözetilerek tutanak içeriği ve tanık beyanı arasındaki bu çelişki giderilmeden, haciz tutanağında ismi geçen diğer tanık M. A. ve polis memuru ... A.'nın mahkeme huzurunda beyanları alınmadan ve gıyapta hakaret suçunun ihtilat öğesinin ne suretle oluştuğu kanıtlarıyla birlikte açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hakaret suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Dosya kapsamında bulunan 24.06.2015 tarihli haciz tutanağında dosyanın alacaklısının katılan, vekilinin ise Av. ... olması ve katılanın şahsi hakkına ilişkin icra işlemleri sırasında kamu görevlisi sayılamayacak olması karşısında, katılanın kamu görevi yapıp yapmadığının belirlenmesi yönünden Samsun 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/106 Talimat sayılı ve Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün 2015/2312 Esas sayılı dosyaları getirtilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, 3. Kabule göre; a. Sanığın eylemini katılana yönelik gerçekleştirmesi ve mağdur K.A.'ya yönelik olmaması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanarak fazla ceza tayini, b. Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, c. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 saıylı Kanunun 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap