1. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/421 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi , 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/1750 Esas, 2022/1526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun "Katılan ... Hizmetler Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.250,00 TL maktu ücreti vekaletin sanıktan alınarak katılan ... Hizmetler Bakanlığına verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı yasanın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ “Sanık müdafiinin tahrikin derecesine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine” “Katılan vekilinin suç vasfına, haksız tahrikin uygulanmaması gerektiğine, takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ” ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ile maktulün 30 yılı aşkın bir süre devam eden evliliklerinin bulunduğu, 2010 yılından bu yana ... iline gelerek yaşamaya başladıkları, bir süre sonra maktulün sanığı aldatmış olması nedeniyle tarafların evliliklerinde sorunların yaşandığı ve nüfus kayıt örneğinde de görüleceği üzere tarafların 09.09.2020 tarihinde boşanmış oldukları, sanığın boşandıktan sonra evliliklerinin son dönemlerinde yaşanmış olan aldatma olaylarına rağmen maktulün apartmanın alt katında ikamet eden kızları ... ile beraber kalmasına izin vererek kendi üzerine kayıtlı evi olmasına rağmen ... İlçesi ... mahallesine gittiği ve orada yaşamaya başladığı, sanığın Dereboyu'nda yevmiyeli iş bulması nedeniyle binanın üst katına olay tarihinden yaklaşık bir yıl kadar önce kendisi için tek odalık bir yer yaptırdığı ve zaman zaman ... mahallesinden gelerek burada kaldığı, olay günü olan 31.08.2021 günü sanığın ciğerlerinde enfeksiyon rahatsızlığı nedeniyle gittiği Çekirge Devlet hastanesinden 10:00 sıralarında taburcu olduğu, bir süre evde kalıp dışarı çıktıktan sonra 18:00 sıralarında tekrar evine geldiği, alt katta yaşayan kızı ...'in bağrışmalarını duyması üzerine 20:00 da kızı ...'in yanına geldiği, ...'in sanığa "annem ile Halil ... birlikteler, bana küfür ediyorlar" dediği, kızı ...'in sanığa yine bir gün annesinin telefonunda "kızın da senin gibi orospu mu" şeklinde bir mesaj gördüğünü söylediği, maktulün bu sırada sevgilisi ...'ın yanında olduğu, ...'nın annesinin bebeğini ayağında sallamaya alıştırması nedeniyle eve gelmesi yönünde mesajlar gönderdiği ve aramalarda bulunduğu, bir müddet sonra sanığın kendi dairesine çıktığı ve yaklaşık bir saat sonra maktulün eve geldiğini duyması üzerine aşağıya indiği ve sanıkla maktulün tartışmaya başladıkları, tartışmanın akabinde sanığın bulunduğu yerin yan tarafında olan ve kendisine ait olduğunu kabul ettiği ekmek bıçağıyla maktulü biri göğüs biri de karın boşluğundan olmak üzere 6 adet bıçak darbesi ile yaraladığı ve maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kalp yaralanması nedeniyle gelişen iç kanama sonucu kaldırıldığı hastanede aynı gün vefat ettiği, olayın bu şekilde geliştiği, anlaşılmıştır. 2. Maktul hakkında hakkında Adlî Tıp Kurumu ... Adlî Tıp Grup Başkanlığı ... Morg İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07.12.2021 tarihli " 31/08/2021 tarihinde öldüğü bildirilen ... kızı ...'den olma, 01/09/1969 ... doğumlu Fatma GÖKÇE'nin cesedine 01/09/2021 tarihinde, Adli Tıp Kurumu ... Morg İhtisas Dairesi'nce yapılan otopsisinden ve tetkiklerden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında; 1. Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesi’nin raporuna göre; kişinin ölümü sırasında alkollü olmadığını, vücudunda alerji tedavisinde kullanılan ilaç olan cetirizine bulunduğunu ve dozunun toksik düzeyde olmadığını, vücudunda toksik bir madde ile uyutucu/uyuşturucu/uyarıcıya rastlanmadığını, 2. Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kalp yaralanması nedeniyle gelişen iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğunu, 3. Kişinin vücudunda kesici delici alet yarası ile oluşturulmuş 6 adet yara saptandığını, 5 numaralı yarayı oluşturan kesici delici aletin göğüs boşluğuna nafiz olup kalpte yaralanma yaptığı ve müstakilen öldürücü nitelikte yaralanma meydana getirmiş olduğunu; 6 numaralı yarayı oluşturan kesici delici aletin karın boşluğuna nafiz olup karın boşluğunda organ yaralanması oluşturmamış olduğu ve sıvama tarzında kanama oluşturmuş olduğu, meydana getirdiği yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokar nitelikte olduğunu; 1 ve 4 numaralı yaraları oluşturan kesici delici aletin basit tıbbi tedavi ile giderilemeyecek nitelikte yaralanma oluşturmuş olduğunu, 2 ve 3 numaralı yaraları oluşturan kesici delici aletin basit tıbbi tedavi ile giderilebilecek nitelikte yaralanma oluşturmuş olduğunu, 4. Kesici-delici alet yaralarının cilt, ciltaltı bulguları dikkate alındığında kullanılan alet/aletlerin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt olduğunu, 5. Kişide cinsel saldırıya delalet edebilecek makroskobik ve mikroskobik bulguya rastlanmadığını, gerektiğinde DNA analizi yapılmak üzere alınan mikrokarta emdirilmiş kan ve sağ-sol el tırnak örneklerinin kurumumuzda muhafaza altına alındığını bildirir kanaat raporudur. " Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanık savunmaları, otopsi tutanağı, adlî raporlar, olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, uzmanlık raporu, kamera görüntüsü inceleme tutanakları ve tanıklar beyanları, nüfus ve sabıka kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, katılan ... Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, dava dosyasından katılan kurumun kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla, vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/1750 Esas, 2022/1526 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap