8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığa iftira atıldığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümleri uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, aynı olay nedeniyle iki ayrı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, olay günü tanıklar F.E., A.G. ve katılanlar ... ile ...'ın ... adlı mevkide birlikte piknik yaptıkları, bu sırada yanlarına sanık ve sanığın arkadaşı E.T.'nin geldiği, bir süre sonra tanıklar ve katılanların olay yerinden ayrıldığı, sanığın katılan ...'ı beğendiğini arkadaşı E.T.'ye söyleyip katılanlar ve tanıkların peşinden gittiği, katılanlar ve tanıklara yaklaştıktan sonra katılan ...'ın bileğinden tutup yanında taşıdığı tüfeği göstererek sürüklemeye başladığı, sanığa engel olmak isteyen katılan ...'a tüfeği doğrultup tehdit ettiği, katılan ...'ın direnmesi ve tanıklar ile katılan ...'ın sanığı ikna etmesi sonucu, sanığın katılan ...'ı bırakıp olay yerinden ayrıldığı, bu suretle sanığın atılı silahla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE a. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanların ve tanıkların aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları, tanıkların ve katılanların beyanları ile uyumlu doktor raporu ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, sanık müdafinin sanığa iftira atıldığına, sanığın, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, aynı olay nedeniyle iki ayrı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talepleri yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. b. Tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemini kendi isteği ile gönüllü vazgeçmeye dayalı olarak değil, katılan ...'ın direnmesi, katılan ...'ın sanığa karşı koyması ve tanıklar F.E ile A.F'nin müdahalesi nedeniyle tamamlayamadığı sabit olduğundan sanık müdafiinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 36 ncı maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümleri uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi reddedilmiş ve kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hınıs Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2014/203 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10..2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap