16. Hukuk Dairesi
Davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının "..."nin kendisi tarafından tasarlanan bir proje olduğuna yönelik beyanlarının tamamen gerçek dışı olduğunu, bu projenin devletin bir projesi olduğunu, 27 Nisan 2011 tarihinde dönemin ... olan ... tarafından halka arz edildiğini, davacı tarafça eser tescili alınan tarihin projenin ... tarafından kamuya açıklanmasından sonra bir tarih olan 24/06/2020 tarihinde olduğunu, ayrıca davacının bu kadar büyük, kapsamlı bir eseri ortaya çıkarabilecek bilgi birikimi, meslek ve eğitim yeterliliğine sahip olduğuna dair bir delil ve iddia da ileri süremediğini, "..."nin bir devlet projesi olduğunu, bunun ötesinde herhangi bir bireye özgünlenemeyecek derecede bir halk projesi olduğunun şüphesiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Genel Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; iktidardaki bir siyasi partinin davacının FSEK kapsamındaki iddia ve taleplerinin muhatabı olamayacağını, kaldı ki davacının müvekkili partinin anılan eylemleri gerçekleştirdiğine dair herhangi bir görsel, kayıt, yayın, internet sitesi ve benzeri delili de dosyaya sunmadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu İlim Edebiyet Eserlerine ilişkin kayıt tescil belgesinin internet üzerinden isteğe bağlı olarak doldurulan bir form neticesinde verildiğini, hiçbir şekilde hak kurucu niteliğe haiz olmadığını, davacının tüm iddialarının soyut ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının "..."nin kendisi tarafından tasarlanan bir proje olduğuna yönelik beyanlarının tamamen gerçek dışı olduğunu, "..."nin devlete ait bir proje olup, 27 Nisan 2011 tarihinde ... tarafından halka duyurulduğunu, davacının açıklamasının, projenin bir devlet projesi olarak kamuoyuna duyurulması sonrası yapıldığını, davacının hak sahibi olduğunu iddia ettiği kayıt - tescil belgesinin de kurucu hak verir nitelikte olmadığını, söz konusu projenin kamuoyuna açıklanmasından sonra davacının sosyal medyada paylaşım yapmış olmasının kendisine bir hak vermeyeceğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/06/2023 tarih ve 2022/232 Esas - 2023/135 Karar sayılı kararıyla; "...Teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yapılamadığından mevcut deliller mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacının delil olarak dayandığı ve eser olduğunu iddia ettiği Google'dan alınan harita üzerine bir takım işaretler yapılmak suretiyle oluşturulan haritanın FSEK anlamında eser olmadığı, zira davacının duruşmadaki beyanına göre mesleği gereği bu haritayı oluşturmadığı görülmüştür. Davacı 24/06/2020 tarihli ilim ve edebiyat eserlerine ilişkin kayıt tescil belgesini vermiş ise de, Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesine göre yapılan tesciller hak ihdas etmemektedir. Davacının bu Yönetmeliğin 5. maddesine göre yaptırmış olduğu tescil davacıya “...” projesi olarak bilinen proje üzerinde hak sahipliği bahşetmez. Bu husus davacıya verilen kayıt tescil belgesinde dipnot olarak da yazılmıştır. Davacının ilk defa bu projenin kendisince internet ortamında yayınlandığından bahisle bir takım internet adresleri bildirmiş, yine davalı kurumların dilekçede belirtilen internet adresleri yoluyla hak ihlali yaptıkları iddiasında bulunmuş ise de, bu husustaki inceleme de teknik bilgi gerektirdiğinden ve davacı bilirkişi avansını yatırmadığından bilirkişinin ödemesi yapılamadığından bu internet adresleri değerlendirilememiştir. Bu itibarla davacının dayandığı haritanın FSEK anlamında eser vasfında olmadığı, tescilin davacıya herhangi bir hak bahşetmediği, eser olarak kabul edilse dahi davalıların tecavüzlerinin mevcut deliller ile ispatlanamadığı, FSEK 84. madde kapsamında davacının ihlal edilen bir hakkının bulunduğu ya da davalı tarafın haksız eylem - haksız rekabet eylemlerinin de ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davacı istinaf dilekçesinde; "Kararın bu denli açık olan bir fikri bir projelendirmemin ve uluslar arası zaman damgalı yıl gün saati ile internet sosyal paylaşım sitesi facebookta olmasına rağmen ve Turizm Bakanlığınca da ispat yolunun gösterme amaçlı ve onaylı Tescil Belgesine sahip olmama da rağmen ve bunun bir eser olmadığı gerekçeli mahkemenizin sözlü ifadesiyle ve kararın davanın reddini tarafımca kabul etmediğimi,Mahkemenin 'Bu google uydu haritası paylaşımı üstündeki çizilmiş ve proje detayını gösteren krokiyi herkesin internet google üzerinde yapabileceğini ve bunun bir fikir eseri olmağı' yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığını,Benim projemin 3.şahıslara sosyal intermet hesaplarından 28.04.2011 ve 29.04.2011 tarihlerinde görsel olarak ve birçok yerde de sözlü olarak yayımlandığını, tarafımdan gemilerin ve köprülerin giriş çıkış güzergahlarının belirtildiğini, kanal ve proje olduğunun da vurgulandığını,Davalıların benim bu çizimimi aynen alıp benim yayım tarihinden sonra kullandıklarını, bunun bir emeğin ve bir zekanın sonucu çıkmış bu projelendirme bir inşaa öncesi fikir eseri projesi olduğunu, bu güzergahın benim iznim olmadıkça kullanamayacağını ve değiştirilemeyeceğini,Ben bu projeye 1994 den bu yana 29 yılımı verdiğimi, hala da uğraştığımı, teknik gelişmelerinin ve bilgilerinin de arşivimde olduğunu, bilirkişi konusunda talebimin bir daha olamayacağının söylenmesinin usule aykırı olduğunu." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın