T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (D İ R E N M E)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Asıl davada, taraflar arasında güvenlik hizmeti işine ilişkin hizmet alımı tip sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafından davacı hak edişlerinden 5510 Sayılı Yasanın 81/1-ı maddesine dayanılarak haksız kesinti yapıldığı iddiası ile yapılan haksız kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27.03.2023 tarih ve 2022/212 E., 2023/1232 K. sayılı kararıyla, davacı vekilinin kesin karara yönelik temyiz isteminin reddine dair Dairemizin 10.11.2021 tarihli kararının kaldırılmasına ve Dairemizin 10.11.2021 tarih ve 2018/41 E., 2021/1641 K. sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına karar verilmiş ve taraf vekilleri duruşmaya çağrılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değişik 341/(1) maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’na eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında karar tarihi itibariyle 3.110,00 TL.'dir.
HMK'nın 341/(4). maddesi hükmüne göre alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, asıl istemin kabul edilmeyen bölümü, anılan kesinlik sınırını geçmeyen davacı tarafın, istinaf hakkı bulunmamakta ise de, aynı Kanun'un 348/(1). maddesi uyarınca, davalı tarafça, kesinlik sınırı üzerinde kalan miktara yönelik istinaf yoluna başvurulması halinde, davacı tarafın, katılma yolu ile istinaf hakkı saklıdır.
Somut olayda, dava dilekçesinde, 418.628,78 TL alacağın her bir kesilme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiş olup,
İlk derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 418.628,78 TL davacı alacağının 03.12.2012 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince dava değerine dahil olmayan, fer'i nitelikteki faiz başlangıcının her bir kesinti tarihinden itibaren yapılması isteminin reddine ilişkin hüküm bölümü yönünden istinaf isteminde bulunulmuştur.
Davacı tarafın asıl davada talep miktarının tamamının kabulüne karar verildiği, istemin reddedilen bir kısmının bulunmadığı anlaşılmış olup, istinaf başvurusu katılma yolu ile de yapılmamıştır.
Alacak davalarında istinaf (kesinlik) sınırı belirlenirken, yalnız alacağın aslı (asıl talep) nazara alınır: faiz, icra tazminatı (İİK m. 67, m. 69., m.
72.ve (ihtarname, delil tespiti ve yargılama giderleri gibi) giderler hesaba katılmaz. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medenî Usul Hukuku, Ağustos 2016) Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 09.10.2018 tarih ve 451 E., 17783 K., Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarih ve 12965 E., 20570 K., Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 07.11.2013 tarih ve 10767 E., 18588 K. sayılı ilamları da bu yöndedir.
Temyiz sistemi yönünden de mevcut bulunan, istinaf yoluna başvurulabilmesinin belirli bir miktarla sınırlandırılmasının benzeri hükmün (HUMK m.427) Anayasaya aykırılığı gerekçesiyle açılan davada Anayasa Mahkemesi; 20.01.1986 tarih ve 23/2 sayılı kararında, "..bu sınırın davaların hızlandırılması ve Yargıtay'ın iş yükünün bir ölçüde azaltılmasının amaçlandığı, bu sınırlamanın kamu yararına yönelik olduğu ve hak arama hürriyetinin de kamu yararı dikkate alınarak sınırlanabileceği..." gerekçesiyle, anılan hükmün Anayasaya aykırı olmadığına karar vermiştir.
Dairemizin bozma kararına konu kararında ve yukarıda açıklandığı üzere, asıl davada davacı vekilinin dava konusu ettiği tüm tutarlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, talebinin reddine karar verilen kısmı bulunmamaktadır. Asıl davada davacı vekilinin dava konusu ettiği tüm alacak tutarı kabul edildiğinden kabulüne karar verilen alacak tutarı yönünden zaten hükme karşı istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararı da bulunmamakta; talebin fer'i niteliğindeki faiz başlangıç tarihi yönünden ise istinaf hakkı bulunmamaktadır. Kaldı ki, asıl davaya konu alacak talebi yönünden davadan önce usulüne uygun temerrüt ihtarı da bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin dayandığı temerrüt ihtarları birleşen davaya konu alacak kalemlerine ilişkindir. Bu nedenlerle, Yüksek 6. Hukuk Dairesinin, "davacının asıl talebi olan 418.628,78 TL alacağa ilişkin olarak faiz başlangıcı yönünden istinaf itirazları olduğu ve kabul edilen bu miktar üzerinden istinaf sınırı belirlenmesi gerektiği", yolundaki gerekçelerine katılmak mümkün olmamıştır. Bu nedenlerle, Dairemizin 10.11.2021 tarih ve 2018/41 E., 2021/1641 K. sayılı kararında direnilmesine,
HMK'nın 346/(1) ve 352/(1)-b. maddeleri uyarınca asıl davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Dairemizin 10.11.2021 tarih ve 2018/41 E., 2021/1641 K. Sayılı kararında DİRENİLMESİNE, Buna göre: "A- Asıl dava yönünden, Asıl davanın kısmen kabulü ile, 418.628,78 TL davacı alacağının 03.12.2012 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
1.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.596,53 TL harçtan peşin olarak alınan 6.216,65 TL'nin düşümü ile kalan 22.379,88 TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
2.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.695,15-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Davacı tarafından yatırılan 6.216,65 TL harç ile 1,418,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.635,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B- Davacının birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1209 Esas sayılı davasının reddine,
1.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin olarak alınan 421,50 TL'nin mahsubu ile kalan 362,20 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, C- Davacının birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/603 Esas sayılı davasının reddine,
1.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30 TL harçtan peşin olarak alınan 815,65 TL'nin mahsubu ile kalan 756,35 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
2.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 7.164,19 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Asıl ve birleşen davalarda artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istek halinde taraflara iadesine, 17.10.2023 tarihinde, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZİ KABİL olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17.10.2023 Başkan ... Üye ... Üye Katip ...