8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2014 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; 1. Mahkemenin gerekçeli kararında suça sürüklenen çocuğun savunmalarına yer verilmediğine, suça sürüklenen çocuğa iddianame ve eklerinin okunmadığına, dava dosyasında duruşma tutanaklarında hakim ve zabıt katibinin imzalarının eksik olduğuna, suça sürüklenen çocuğun yokluğunda toplanan delillerin kendisine bildirilmediğine, son söz suça sürüklenen çocuk ve müdafiine bildirilmediğine, 2. Lehe hükümlerin uygulanma talebinin karşılanmadığına, şartları oluştuğu halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmadığına, 3. Eksik soruşturma ile hüküm kurulduğuna, 4. Suça sürüklenen çocuğun gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsup edilmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun sahte para muhafaza ettiği iddiasına ilişkindir. 2. a. 20.10.2014 tarihli tutanak ile İstanbul ili Eyüp ilçesi Rami pazarında durumundan şüphe edilmesi üzerine durdurulan suça sürüklenen çocuğun elinde bulunan bir adet 100,00 TL'lik banknot kontrol edildiğinde sahte olduğu belirlenerek muhafaza altına alındığı belirlenmiştir. b. T.C. ... Bankası İstanbul Şubesinin 22.10.2014 Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile bir adet A448 956 012 seri numaralı 100,00 TL'lik banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. 3. a. 04.11.2014 günü Basmane bölgesinde Topkapı Restoran isimli işyerine sahte para vermeye çalışan şahıslar olduğu, bu şahısların da 34 ** **** plakalı bir araca bindikleri yönündeki ihbar üzerine bahse konu araç durdurulduğunda, araç içerisinde şoför olarak F.T., araç ön yolcu koltuğunda M.A.'nın bulunduğu, aracın sürücü koltuğu yanında bulunan kapı cebinde mavi renkli lastikle bağlı bir ajanda bulunduğu, ajanda içi kontrol edildiğinde toplamda 39 adet aynı seri numaralı 200,00 TL, 10 adet 100,00 TL'lik sahte banknotlar ele geçirildiği, ayrıca aracın arka koltuk sürücü koltuğu arkasında bulunan cepte suça sürüklenen çocuk adına düzenlenmiş bir nüfus cüzdanının bulunduğu belirlenmiştir. b. Araç içerisinde bulunan diğer şahıslar F.T. ve M.A. beyanlarında, restoranda hesap için verdikleri 100,00 TL'lik sahte banknotu suça sürüklenen çocuğun M.A.'ya verdiğini, Samet'in ajandasını da F.T.'ye bırakıp "işim var" diyerek gittiğini ifade ettikleri belirlenmiştir. c. T.C. ... Bankası İzmir Şubesinin 05.11.2014 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile 32 adet A122 113 550 seri numaralı ve 7 adet A215 659 872 seri numaralı olmak üzere toplamda 39 adet 200,00 TL ve 10 adet A448 956 012 seri numaralı 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Lehe hükümlerin uygulanması yönünden Suça sürüklenen çocuğun güncel adli sicil kaydı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmamasına Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş ve suça sürüklen çocuk müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. B. Diğer yönlerden 1. Gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuğun gözaltında ve tutuklu kaldığı tarih ve sürelerin mahallinde tamamlanması mümkün maddi hata olarak görülmüştür. 2. Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin yada suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu cihetle, 20.10.2014 tarihinde İstanbul ilinde üzerinde bir adet sahte banknot ele geçirilmesi nedeniyle hakkında yakalama işlemi yapılan suça sürüklenen çocuğun 04.11.2014 tarihinde İzmir ilinde yaşı büyük sanıklar ile birlikte bir ajanda içerisinde piyasaya sürmek amacıyla sahte para muhafaza ettiğinin anlaşılması karşısında, fiili kesintinin gerçekleşmiş olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun her bir eyleminin ayrı bir suç oluşturduğu gözetilerek iki kez cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile eylemlerin tek kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Kolluk tutanakları, suça sürüklenen çocuğun savunması ve yaşı büyük diğer şahısların beyanları, ... Bankası raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun 20.10.2014 tarihinde İstanbul'da sahte para ile yakalandığı, 04.11.2014 tarihinde ise İzmir ilinde kendisine ait ajanda içerisinde yüklü miktarda sahte para ele geçtiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu ihbar ile birlikte değerlendirildiğinde, sahte paraları tedavüle koymak amacıyla muhafaza eden suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanık hakkında kurulan hükümde; a. Temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, b. Hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra belirlenen sonuç ceza açıklanırken suça sürüklenen çocuğun isminin yerine dosya ile ilgisi bulunmayan "Ozan ..." isminin yazılması, Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İzmir (Kapatılan) 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ikinci paragrafında yer alan "30" gün ibaresinin "5 gün" olarak, üçüncü paragrafındaki "20 gün" ibaresinin "3 gün", "dördüncü paragrafında yer alan "16 gün" ibaresinin "2 gün", beşinci paragrafında yer alan "320,00 TL" ibaresinin "40,00 TL"; hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan "Ozan ...'ın" ibaresinin "...'nın" olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap