8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.04.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 20.05.2014 tarihli kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.11.2021 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucuna göre; Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; teşebbüs hükümlerinin ve takdiri indirimin uygulanmaması gerektiği ve üst sınırdan ceza verilmesi gerektiği gibi sebeplere ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz istemi; somut bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanık ile katılanın sevgili oldukları olay günü aralarında tartışma çıktığı, sanığın katılanın araca binmesini istediği, kabul etmemesi üzerine sanığın kolundan tutup zorla araca bindirmek istediği, bunun üzerine katılanın onu ittirerek olay yerinden kaçtığı, ancak sanığın onu kovalayarak yakaladığı ve bu kez katılanın burnuna vurduğu katılanın babasının olay yerine yaklaştığını öğrenmesi üzerine olay yerinden uzaklaştığı bu suretle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Tüm dava dosyası kapsamına göre, sanığın tevilli ikrarı, katılan ve tanık beyanları, adli muayene raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı eylemin tamamlanamadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlendiği ve ceza tayininde alt sınırdan ayrılmasını gerektirecek bir husus olmadığı, takdiri indirim sebebinin Mahkemecesinde yerinde değerlendirildiği anlaşılmakla katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmeyip kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap