12. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/585 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen, 09.03.2021 tarihli ve 18-2016/203421 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Yargıtay 4. Ceza Dairesine tevdi edilmiştir. 3.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli ve 2021/15545 Esas, 2023/2091Karar sayılı kararı ile dosya Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın bir dönem komşusu olan katılanı sürekli takip edip, yakınlarına telefon ederek rahatsız ettiği iddiası ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmıştır. 2.Mahkemece; sanığın eylemlerinin evlendiği kişinin kızı olduğu, kesinleşen mahkeme kararı ile belirlenen çocuğun üvey babası olan sanığa ve öz annesi olan sanığın eşine katılan tarafın teslim etmemesi ve görüştürmemesi üzerine, sanığın eşi ile birlikte üvey kızının teslimini sağlamak, bu mümkün olmadığında da eğitim hayatının etkilenmemesi için yaptığı faaliyetler çerçevesinde değerlendirilmesinin gerektiği gerekçeleri ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir 3.Sanık soruşturma aşamasında özetle, eşinin öz kızı olan çocuğun geri verilmesi ve eğitim hayatının etkilenmemesi için eylemleri yaptığını, bu nedenle katılan hakkında okul idaresine ihbarda bulunduğu savunarak atılı suçlamayı reddetmiştir. 4.Katılan, sanığın kendisi ısrarla rahatsız eden eylemlerde bulunduğunu iddia ederek şikayetini devam ettirmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde,sanığın sırf huzur ve sükunu bozma amacıyla eylemlerini gerçekleştirmediği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2015/585 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın