12. Ceza Dairesi         2022/5610 E.  ,  2023/3084 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/1064 E., 2017/128 K.
SUÇ: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkumiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması

İzmir 22.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2017 tarihli ve 2016/1064 Esas, 2017/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 10.03.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.05.2022 tarihli ve 94660652-105-35-5658-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/83008 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/83008 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 27/11/2016 tarihinde alkollü ... kullandığı sırada kaza yaparak ...'in sevk ve idaresindeki araca çarpması nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde, vücudunda ağır (5) kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca farklı tarihlerde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçlarından ayrı ayrı iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2020 tarihli ve 2020/678 esas, 2020/1079 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 89/4, 22/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17/12/2021 tarihli, 2021/2237 esas ve 2021/2821 sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği ve yargılamanın derdest olduğu,

Benzer bir olay sebebiyle verilen Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 16/02/2021 tarihli ve 2020/11113 esas, 2021/1578 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu - tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu durumlarda, taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikâyetin gerçekleşmemesi ya da şikâyetten vazgeçme nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı hallerde ise, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının gerektiği,

Somut olayda, ... isimli şahsın yaralanması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu ve sanığın taksirle yaralama suçundan bozmadan sonra yeniden yapılan yargılamasının anılan mahkemenin 2022/14 esasına kayden derdest olduğu gözetildiğinde, her iki yargılamanın da birleştirerek görülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Sanık hakkında 27.11.2016 tarihinde alkollü ... kullandığı sırada kaza yaparak ...'in sevk ve idaresindeki araca çarpması neticesinde iki kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca farklı tarihlerde trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından ayrı ayrı iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/678 esas, 2020/1079 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.12.2021 tarihli, 2021/2237 esas ve 2021/2821 sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği ve yargılamanın derdest olduğu anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun'un "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyecek olan kişinin ... kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise iki kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın yalnızca 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetildiğinde somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan devam eden yargılaması ile kanun yararına bozma incelemesine konu işbu yargılamanın birleştirerek görülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2017 tarihli ve 2016/1064 Esas, 2017/128 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
19.09.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 1079 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanunu 5237 sayılı Kanun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K1079 md.62 K5237 md.179