Esas No
E. 2022/981
Karar No
K. 2023/3869
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

11. Hukuk Dairesi         2022/981 E.  ,  2023/3869 K.

"İçtihat Metni"N

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/195 Esas, 2021/1303 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/237 E., 2019/368 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "HASAN DEDE ŞARAPÇILIK" unvanıyla şarap ticaretine başladığını, öncesinde de müvekkilinin dedesinin bu ibareyi kullandığını ve marka olarak adına tescil ettirdiğini, aynı ibarenin 2017/103114 tescil numarasıyla 33. sınıfta yer alan alkollü içeceklerde müvekkili adına tescilli bulunduğunu, davalının ise bu markayı ürün etiketlerinde, iş yerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, söz konusu kullanım nedeniyle davalı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, davalının, müvekkiline ait "HASAN DEDE" markasına vaki tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2014 yılından beri bir üzüm çeşidi olan "Hasan Dede" üzümünden şarap üretip sattığını, "HASANDEDE" ibaresini her zaman tescilli "VİNKARA" markasıyla birlikte kullandığı için iltibasın bulunmadığını, müvekkilinin bu ibareyi, davacının marka tescilinden çok daha önce kullandığını, bir üzüm çeşidinin adı olan "HASAN DEDE" ibaresinin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davacının şikayeti üzerinde ilgili cumhuriyet savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, markaya tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının ürettiği "VİNKARA" markalı şaraplara ilişkin özgün bir ambalaj tasarımında, şişelerdeki etiketlerin üst bölümüne ilk olarak şarabın hangi bölgenin üzümlerinden üretildiğini gösteren bilgiye yer verdiği, davalının şarabın/şarabın üretildiği üzümün cinsini/çeşidini ve coğrafi kaynağını açıklayan "ÜZÜM:HASANDEDE" ibaresini kullanmasının, 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin beşinci fıkrasının b bendi anlamında dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışına uygun malın türüne ve coğrafi kaynağına işaret eden açıklama niteliği taşıdığı ve davacı tarafından engellenemeyeceği, davalı markasının 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının a bendine uygun şekilde bir kullanım niteliği taşıdığı, VİNKARA asli unsurlu markasına ilişkin fiili markasal kullanımının, davacının 2017/103144 sayılı "HASAN DEDE" ibareli markası ile iltibas yaratmadığı ve markaya tecavüz oluşturmadığı, buna göre marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuki ilkeler gözetilmeden, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucunda karar verildiğini, müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye’de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, bu markanın 31.12.1986 tarihinde müvekkilinin dedesi ve ortakları adına tescil edildiğini, son olarak da 14.11.2017 tarihinde müvekkilinin bu markayı adına tescil ettirdiğini, davalının 2014 yılından beri müvekkili adına tescilli markayı kullanarak şarap üretip sattığını, davalının bu kullanımlarının, müvekkilinin 2017'den önce tescilsiz olarak kullandığı, "HASAN DEDE" markası yönünden haksız rekabet, 2017 yılındaki marka tescilinden itibaren de markaya tecavüz oluşturduğunu, davalının herhangi bir yetki sözleşmesi veya yasal bir gerekçe olmaksızın, müvekkilinin markasını kullandığını, markaya ait ürünlerin taklitlerini yaptığını ve "HASAN DEDE" markasını, logosunu taşıyan ürünleri ticaret hayatına sunduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklananın aksine müvekkilinin bu marka altında üretim de yaptığını,"HASAN DEDE" ibaresinin, başka firmalarca üzüm cinsi belirtmek amacıyla yazıldığında etiketin arka tarafına yazılmasına karşın davalı şirketçe kendi markası olan "VİNKARA" ibaresinden bile büyük puntolarla ve dikkat çekecek şekilde en üste yazılmasının da marka hakkına tecavüzü gösterdiğini, "HASAN DEDE" ibaresinin davalı tarafça markasal nitelikte kullanıldığını, bunun da müvekkili markası ile karıştırılmaya yol açacağını, müvekkilinin söz konusu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü "HASAN DEDE" ibaresinin, bir üzüm çeşidinin adı olduğu, bu itibarla davalının anılan ibareyi kullanmasının markaya tecavüz ya da haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının a bendi.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.