8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1456
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2019
NUMARASI: 2016/1048 Esas - 2019/1434 Karar
DAVANIN KONUSU: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/10/2023
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/07/2015 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motorsiklet ile kaza tarihinde sigortası bulunmayan traktörün çarpışması sonucunda meydan gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geçici bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan yol, yemek, refakatçi gideri ve efor tazminatı olarak 1.000,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 29/05/2019 tarihli dilekçesi ile talebini toplam 109.369,36-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvuru şartını yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. trafik kazası neticesinde, vücut fonksiyon kaybı yaşayan davacı asil için, dosya kapsamıyla uyumlu kusur ve aktüerya bilirkişi raporuyla belirlenen iş göremezlik tazminatının, davalının temerrüde düştüğü tarih olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde, davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği' gerekçesiyle, Davanın KISMEN KABULÜ ile,109.369,36-TL tazminatın ( trafik kaza tarihi olan 2015 yılı poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) dava tarihi olan 24.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...ndan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri:
Davalı vekili; hükme esas alına aktüer raporunda TRH yaşam tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davacının yolcu olarak bulunduğu taşıt sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle ve yine yaralanmasına göre dizlik takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, dosyada mevcut raporlarda maluliyet oranları arasında fark olduğunu, bu hususta çelişki giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili, kusur tespitinin hatalı olduğunu, diğer araç sürücünün %100 kusurlu olduğunu, davalı tarafın %100 kusuruna göre yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin eksik hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-2918 sayılı KTK nun 85. maddesi gereği, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı yasanın 88. maddesi gereği de, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Yine 818 sayılı BK.'nun 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı TBK. madde 61 ve 62) ile müteselsil sorumluluk esaslarına göre; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 818 sayılı BK.'nun 141. ve 142. maddelerine (6098 sayılı TBK. madde 162 ve 163) göre, borcun tamamından sorumludur. BK.'nun 146. maddesi (6098 sayılı TBK. madde 167) uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Somut olayda; davacı vekili, davacının yolcusu olduğu taşıta, sigortasız araç sürücüsünün çarpması ile gerçekleşen kazada müvekkili davacının yaralandığını belirterek tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan 19.03.2019 tarihli kusur ve aktüerya hesabına ilişkin bilirkişi raporunda, davacının yolcusu olduğu motorsiklet sürücüsü %25 oranında, sigortasız karşı araç sürücüsü %75 oranında kusurlu bulunmuş ve buna göre yani karşı aracın %75 kusuruna göre hesaplama yapılmıştır.Davacı, gerçekleşen kazada yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusursuzdur. Davacı, dava dilekçesinde müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından talep edebilir. Buna göre zarara sebebiyet verenlerin dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK.'nun 50 ve 51. maddeleri gereğince zarardan müteselsil sorumluluk esaslarına göre sorumlu olacakları açıktır.
Davacı vekilinin, dava dilekçesinde davalının karşı aracın sigortasız olduğunu ve müvekkilinin yolcu olup kusursuz olduğunu belirterek zararın karşı aracın sigortasız olması nedeniyle ...'ndan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmakla davalının müşterek ve müteselsilen sorumluluk ilkeleri gereğince tazminatın tamamından sorumluluğuna hükmetmek gerekirken yazılı şekilde kusur oranına göre belirlenen miktardan sorumlu olacağı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2016/11283 Esas, 2019/5765Karar sayılı ilamı) 2-Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, 6098 sayılı TBK 52 maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamından, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklet sürücüsü ...'ün ehliyetsiz olduğu anlaşılmaktadır. Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir. Davacının ehliyetsiz sürücünün aracına bilerek binme şeklinde gerçekleşen müterafik kusuru sebebiyle hesaplanan tazminattan Yargıtay 4. ve 17. HD'nin yerleşmiş uygulamaları ile de benimsenen, 6098 sayılı TBK 52. maddesi gereğince %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde bu husus göz ardı edilerek karar verilmesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile kararın HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.