12. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: İstinaf ve temyiz kesinlik sınırının hükmedilen veya reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirilemeyeceği reddedilen toplam tazmimat miktarı bakımından ise hükmün davacı açısından kesin olmadığı ve dolayısıyla istinaf mahkemesince yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu anlaşılmakla hükmün tamamı üzerinde yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 23.05.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 28.02.2017-01.06.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalan davacı hakkında yapılan yargılama sonunda beraat kararı verildiğinden bahisle davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için 15.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davalı vekili 10.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süre içerisinde yetkili mahkemede açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca davacının kendi kusurlu ve ihmali hareketleri sonucu tutuklanmasına sebebiyet verdiğini, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 3. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2018/311 Esas, 2018/507 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/3630 Esas, 2019/557 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2021 tarih, 2019/44898 sayılı tebliğnamesi ile tazminat miktarının artırılmasına yönelik istinaf mahkemesi kararının duruşmalı inceleme sonucu verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminatın davacının yaşadığı manevi acıyı gidermek konusunda yetersiz olduğuna ve kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkeme gerekçesinde "Davacı vekili tarafından müvekkilinin gelir kaybı nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; davacının 28.02.2017-01.06.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 08.02.2017 tarihinde görevinden ihraç edildiği, 12.01.2018 tarihinde ise görevine iade edildiği, Yenişehir Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 18.09.2018 tarihli cevabi yazsında belirtildiği üzere davacının gözaltı ve tutuklulukta kaldığı dönemi de kapsar şekilde davacının açıkta ve ihraçta geçen sürelere ait tüm mali ve sosyal haklarının ödendiğinin bildirildiği, dolayısıyla davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre içerisindeki maaş ödemesinin görevine iade olması sonucu kendisine ödendiği bu haliyle davacının gözaltı/tutuklulukta kaldığı sürelere ilişkin herhangi bir maddi zararının oluşmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun ve dosya içerisinde bulunan bordro bilgilerinden anlaşılacağı üzere davacının gözaltı ve tutuklulukta kaldığı dönemde almış olduğu maaşı dikkate alınarak makul bir miktar olarak davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı, fazlaya ilişkin talebin takdiren reddine karar verilmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur." denilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarı 35.000,00 TL şeklinde, değiştirilmek suretiyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat davasının dayanağını oluşturan Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/300-2018/158 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 28.02.2017-01.06.2017 tarihleri arasında 93 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 24.02.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, kanunda öngörülen yasal koşulların gerçekleştiği anlaşılmıştır. 1. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. 2.Kamu görevinden ihracının ardından görevine iade edilen davacının geriye dönük maaş alacaklarının idare tarafından kendisine ödendiği, ek ders ücretlerinin ise; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu olabilecek maddi zarar kapsamında bulunmadığından davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış, bu itibarla davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/3630 Esas, 2019/557 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın