Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/5235 E. , 2023/1680 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Grup Tüketim Malları ve İnşaat Malzemeleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili için şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriği borçların, asıl borçlu şirketin 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin hesaplarının sahte belge düzenleme yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca sevk edildiği takdir komisyonunca sahte belge düzenlemek suretiyle elde edilen komisyon geliri nedeniyle takdir edilen 2012/1-12 dönemine ait kurumlar vergisi ve 2012/4-6 dönemine ait geçici vergi ile bunlara bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezaları ve hesaplanan gecikme faizlerinden kaynaklandığı, mezkur raporda, davacının şirketin ortağı iken tüm hisselerini 16/05/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile devrettiği ve bu hususun 18/05/2012 tarihinde tescil edilerek, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği 23/05/2012 tarihinden itibaren şirketin düzenlediği faturaların tamamının hiçbir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olarak kabul edilmesi gerektiği, hisse devir tarihinden sonra şirket ortağı ve müdürü olan Cabbar Çelik hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde yer alan sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi suçu raporu düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiği görülmüş olup, davacının asıl borçlu şirketteki hisselerini 15/05/2012 tarihinde devrettiği ve hisse devrine ilişkin kararın ticaret siciline 18/05/2012 tarihinde tescil edilerek, 23/05/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilân edildiği de dikkate alındığında, ödeme emri içeriği amme alacağının, davacının ortaklık görevinin sona erdiği tarihten sonra kanuni temsilci seçilen ve ortak olan şahısların fiilinden kaynaklandığı, davacının ortak olduğu dönemlerden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, bahse konu borçların tahsili için şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının ortağı olduğu şirketten 15/05/2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile mevcut hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı tespit edilmiş olup, hisse devir tarihi olan 15/05/2012 tarihine kadar şirket ortağı olması nedeniyle, bu tarihe kadar tahakkuk etmiş vergi borçlarından sorumlu olması kanun gereği olmakla birlikte, bu tarihten sonra tahakkuk edecek vergiler nedeniyle herhangi bir sorumluluğu olmayacağının açık olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının ise, davacının hisselerini devrettiği 15/05/2012 tarihinden sonra asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile sahte fatura düzenleme fiilinden dolayı tespit edilen matrah farkı üzerinden takdir komisyonu kararına dayalı olarak vergi ziyaı cezalı olarak resen tarh edilen 2012 yılı kurumlar vergisi ve 2012/4-6 dönemi kurumlar geçici vergisine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının tahakkuk tarihleri, dolayısıyla amme alacağının doğduğu zamanın, şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği 15/05/2012 tarihinden sonrasına rastlaması nedeniyle davacı belirtilen borçlardan sorumlu tutulamayacağından dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrinin usul ve hukuka uygun olarak düzenlendiği belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.