6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.11.2015 tarihli ve 2015/8850 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 125 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/742 Esas, 2016/507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 129 uncu uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı, tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hakaret suçundan bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İsteği; Mahkûmiyetine ilişkin kararın bozulması gerektiğine, Vesaire, İlişkindir. IV. GEREKÇE Sanığın temyiz dilekçesinde hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği anlaşıldığından, hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar tebliğnameye aykırı olarak inceleme dışı bırakılmıştır. Tehdit Suçuna İlişkin Olarak İse; Sanığın katılanlara yönelik "ben boş gezmem" sözünün 5237 sayılı Kanun'un birinci maddesinin ikinci cümlesinde düzenlenen suçu oluşturduğu tespit edilerek yapılan incelemede; 1. Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasanın 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Yasanın 106/1 inci maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 7/2 nci maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Yasanın 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. 2. Uzlaşma Sağlanamaması Halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, aynı sayılı Yasa'ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "Hükme bağlanmış" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 1401.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251/1 inci maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasanın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Yasa'nın 7 ve 5271 sayılı Yasa'nın 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/742 Esas, 2016/507 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın