Yerel Mahkemece verilen karar temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; asıl ceza davası sonunda emanete alınan eşya ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmemiş olması nedeniyle, sonradan bu eşyanın iadesi istemiyle sanık müdafii tarafından yapılan başvuru üzerine mahkemesince verilen kararın CMK'nın 258. maddesi uyarınca istinaf yasa yoluna tabi bulunduğu, ancak bölge adliye mahkemelerinin henüz kurulmamış olması karşısında, bu tür kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, bu durumda da temyiz incelemesi yapılabilmesi için söz konusu eşyanın bilinen değerinin HUMK'un 427. maddesinde öngörülen miktarın üzerinde olması gerektiği gözönüne alınarak, somut olayda iadesi talep edilen ruhsatlı tabancanın bilinen güncel değerinin bu miktarın üzerinde bulunması nedeniyle hükmün temyiz edilebilir olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tehdit suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş olması karşısında suçta kullanıldığı iddia edilen ruhsatlı tabancanın sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,