Ceza Genel Kurulu         2014/37 E.  ,  2015/47 K.ZİNCİRLEME SUÇ AYNI MAĞDURA AİT İŞYERİNDEN FARKLI TARİHLERDE HIRSIZLIK YAPAN SANIK İKİ HIRSIZLIK ARASINDAKİ BİR TARİHTE İLK HIRSIZLIK İÇİN İDDİANAME DÜZENLENMESİ İDDİANAME DÜZENLENMESİYLE HUKUKİ KESİNTİ MEYDANA GELDİĞİNDEN SONRAKİ ZAPT VE TASARRUF EYLEMLERİNİN AYRI BİR SUÇU OLUŞTURMASI TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 142 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 168 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 43 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 61 TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 80 TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 104 TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 67 TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 43 CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 175 CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 174 CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 2 CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 172 CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 173 HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU (2802) Madde 89 "İçtihat Metni"Sanık S.. C..'ın aynı mağdura yönelik farklı tarihlerde işlediği iki ayrı hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 168/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl ve 1 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve hükmolunan hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.11.2009 gün ve 250-520 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Ceza Dairesince 27.03.2013 gün ve 21866-6353 sayı ile; “10.05.2009 tarihinde mağdur A.. Y..’e ait dükkandan yeğeni M.. Y..’in bulunduğu sırada, sanığın dükkana gelerek Mustafa’nın almasına rızası olmadığı halde parasını vermeden alkollü içecekleri alarak gitmesi ve 24.05.2009 günü tekrar aynı dükkana gelerek yine Mustafa’nın almasına rızası olmadığı halde dolaptan içki alarak gitmesi şeklindeki eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunun söz konusu olması nedeniyle sanığın 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 168/2, 43/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması”isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
17.03.2015 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı 765 sayılı TCY’nın 80 nci maddesindeki düzenleme şöyleydi: 'Bir suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak Kanunu 5237 sayılı Kanun 765 sayılı Kanun 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde; “Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır” denmek suretiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Öğretide de “aynı suçtan anlaşılması gerekenin, aynı suç tipi olduğu”, kanunda düzenlenen suçların ismi aynı ise aynı suçtan söz edileceği, suçun ismi farklı ise artık aynı suçtan bahsedilemeyeceği kabul edilmektedir. Buna göre suçların ismi aynı ise aynı suçtan söz etmek mümkün iken, suçun ismi değiştiğinde artık aynı suçtan bahsetmek mümkün değildir. Örneğin dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık eylemleri aynı suç sayılır iken, dolandırıcılık ile güveni kötüye kullanma, hırsızlık ile dolandırıcılık, hırsızlık ile suç eşyasını satın alma aynı suç kavramı içerisinde değerlendirilemeyecektir. Aynı suç kavramına, suçun teşebbüs aşamasında kalmış hali de dahildir. Zincirleme suç oluşturan eylemlerden bir kısmı tamamlanmış, bir kısmı da teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, işlenen suçların isimleri değişmediği sürece, aynı suç sayılacaktır. (Nevzat Toroslu, Ceza Hukuku Genel Kısım, Savaş Yayınevi 18. Baskı, Ankara, 2012. s.339; Osman Yaşar - Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Türk Ceza Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 765 sayılı Yasada yer alan, zamanaşımının kesilmesiyle ilgili olarak, 'son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya C. müddeiumumisi tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilir' (765, m.104/1) biçiminde bir düzenleme değil; sadece, 'suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi' (5237, 67/2-c) denildi. Bu son düzenlemede, iddianame dışında yer alan ve dava açan karar veya belgenin zamanaşımını keseceğine ilişkin açık bir düzenleme yoktur. Hatta, dava açılmasına ilişkin, kararla ilgili özel yasada da dava açan kararın zamanaşımını keseceğine ilişkin açık bir düzenleme de bulunmamaktadır. Örneğin, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası’nın 53/1-c-2 nci maddesindeki düzenlemeye göre, son soruşturmanın açılıp açılmamasına; 'a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştay’ın 2 nci Dairesi, b) Üniversite rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul, c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul, d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul, e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5237 md.43/1 TCK md.61 K5237 md.58 K765 md.80 CMK md.170 K1412 md.175 K5237 md.43 CMK md.175 TCK md.43 TCK md.142/1 TCK md.43/1