5. Ceza Dairesi 2022/5855 E. , 2023/9771 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskilip Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2012 tarihli ve 2012/1148 Soruşturma, 2012/556 Esas, 2012/350 numaralı İddianamesiyle sanık ... ve temyiz dışı sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 kez (sanık ... hakkında), 2 kez (temyiz dışı sanık ... hakkında) cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İskilip (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.06.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 2013/246 sayılı Kararı ile; sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.
3.Sanıklar hakkındaki hükümlerin Üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 07.05.2019 tarihli ve 2015/10139 Esas, 2019/5039 sayılı Kararı ile sanıkların zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerinin sabit olmasına karşın beraatlerine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.İskilip Asliye Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde temyize konu 17.05.2022 tarihli ve 2019/364 Esas, 2022/164 sayılı Kararı ile sanıkların zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7'şer gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuş, temyiz dışı sanık ... hakkındaki hükmün ise temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Dava konusu yapıya ilişkin olarak yeniden keşif yapılıp bilirkişi raporu aldırılması, belediye ve tapu müdürlüğüne yazı yazılarak yapının durumuna ilişkin bilgi alınması gerektiği, iddianamede birçok maddi hatanın bulunduğu, dava zamanaşımının gerçekleştiği, sanığın işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına karşın aynı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin yerinde olmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Soruşturmanın başlamasına sebep olan şikayet dilekçelerinin tutarsız ve mesnetsiz olduğu, atılı suçları işlemediği, işlemlerinde hukuka aykırılığın bulunmadığı, dava zamanaşımının gerçekleştiği, suç kastının olmadığı, eylemleri nedeniyle kamu zararının oluşmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasının usûl ve yasaya aykırı olduğu sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 19.02.2013 tarihli sorgu ile mahkumiyet hükmünün kurulduğu tarih arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüş ve bu hukuka aykırılığın 1412 sayılı Kanun'un 325 inci maddesi gereğince hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a da sirayet ettirilmesine karar vermek gerekmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İskilip Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli ve 2019/364 Esas, 2022/164 sayılı Kararına yönelik sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, hükmü temyiz etmeyen sanık ...'ya da aynı Kanun'un 325 inci maddesi uyarınca sirayet ettirilmek suretiyle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.