T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1529

KARAR NO: 2023/1006

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/02/2020

NUMARASI: 2019/648 Esas - 2020/123 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş'nin ... numaralı Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 28.11.2017 tarihinde düzenlenen mal faturası ile ... cinsi 15 palet 45 adet adet emtianın taşınması için davalı ... Ticaret Limited Şirketi ile anlaşıldığını, seferin 12.01.2017 yükleme tarihinde Almanya'dan Türkiye'ye ... plakalı kamyon ile yapıldığını, emtianın Almanya'dan Türkiye'ye yapılan kara nakliyesi sırasında (araç içi sıkışık istif, bağlama yetersizliği, sürücü hatası sonucu) hasar tespit edildiğini, durumdan haberdar olan sigortalının, meydana gelen hasarın tespit ve tazmini için sigortacısı olan müvekkili ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarda bulunduğunu ve müvekkili nezdinde ... nolu hasar ve rücu dosyası açıldığını, müvekkili sigorta şirketinin ekspertiz çalışması için ... Hiz. Ltd. Şti.'yi yönlendirdiğini, ekspertiz çalışması sonucu 30.01.2018 tarihli ... nolu rapor ile hasarın toplam miktarının dava ve takip konusu emtianın hasarlanması nedeniyle müvekkil şirketin sigortalısının zararını tazmin etmek için müvekkil firmanın sigortacı sıfatı ile sigortalıya 1.469,37€ ödediğini, Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin, davalı ve takip borçlusu olan davalı ... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti tarafından 04/03/2019 tarihinde yapılan haksız itiraz nedeniyle durduğunu beyanla borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline, Küçükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürelere uygun olarak bildirim yapılmadığını, dayanılan teslim tesellüm tutanağında müvekkili şirketin imzasının bulunmadığını, davacının halefiyet hakkının doğmadığını ve bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, sürücü hatasından bahsedilmekte ise de dosya kapsamında buna ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını, ayrıca aracın karışmış olduğu kaza da bulunmadığını, ambalajlama, yükleme, isfitleme yükümlülüklerinin tam ve gereği gibi yerine getirildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, olayda isfitleme sorumluluğunun gönderici firma üzerinde olmadığını, taşıyıcıya bu konuda herhangi bir sorumluluk yüklendiğinin ispat edilemediğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava, davacının dava dışı sigortalıya ödediği bedelin halefiyet kuralı gereği davalıdan tahsili için yapılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayımızın incelenmesinde dava dışı şirket ile davalı arasında taşımaya dayalı ilişki kurulduğu ve yurt dışından kara yoluyla bazı malların zarar gördüğü ve davalının ayıplı taşımadan ötürü sorumlu olduğu hususu göz önüne alındığında olayımıza CMR konvansiyonun uygulanması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu 30. Maddesinde, ayıplı taşıma halinde ihbar süreleri düzenlenmiş olup söz konusu düzenlemeye göre, hasar halinde hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında, hasarın açıkça görülmediği hallerde ise yükün alıcısına tesliminden sonra 7 gün içerisinde taşıyıcıya bildirimde bulunulması gerekmektedir. Yukarıdaki hüküm doğrultusunda somut olayımıza dönecek olur isek, dava dışı şirkete uyuşmazlık konusu yükün 13.12.2017 tarihinde teslim edildiği, söz konusu yükte gözle görünür ezikliğin bulunduğunun tutanak altına alındığı, aynı zamanda 14.12.2017 tarihinde de giriş kalite formu ile de bu durumun tespit edildiği, en geç öğrenme tarihinin 14.12.2017 tarihi kabul edilecek olsa bile dava dışı şirketin 25.01.2018 tarihinde davalıya bildirimde bulunduğu, davacının dava dışı şirkete halef olarak davasını açtığı, dava dışı şirketin bu haliyle bile 7 günlük ihbar süresinin geçmiş olduğu dolayısıyla davacı sigorta şirketi yönünden de söz konusu sürenin geçmiş olduğu anlaşılmakla davanın reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karineye dayanan davalının, delil ikamesi gereği karinenin temelini oluşturan vakıayı ispat etmesi gerekmekte olup, bu hususta herhangi bir ispatın söz konusu olmadığını, CMR M.30 uyarınca ihbar külfetinin yerine getirilmemiş olmasına bağlanan karine, adi kanuni karine olup, aksi ispat edilinceye kadar delil teşkil ettiğini, ancak karineye bağlanan sonucun aksi ispat edildiği takdirde, dikkate alınmak zorund o olup adi kanuni karinenin ileri sürülmesi halinde, davada karşı tarafın kendisini savunmak için önünde seçim olanağı bulunduğunu, dilerse karine temelinin, dilerse de karine sonucunun aksini ispat edebileceğini, davacı tarafça mahkemeye sunulmuş olan 13/12/2017 tarihinde düzenlenen teslim tesellüm tutanağı incelendiğide görüleceği üzere,''3 kap boya çizikli, 1 kap ambalajı ezik alındı'' ibaresi not düşülerek, borusan firma yetkilisi ve antrepo'da görevli samet karamuk isimli şahıs tarafından imzalandığını, dolayısıyla aksi durum ispat edildiğinden, adi kanuni karineye dayanan davalının da vakıaya ilişkin herhangi bir delil sunmamış olması da değerlendirilerek, davanın kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece teslim-tesellüm belge muhteviyatı incelenmeden hüküm kurulduğunu, dava-dışı sigortalıya ait emtiaların nakliye süreci göz önüne alındığında, yükleme sonrası ilk teslim yeri olan Halkalı Gümrük Müdürlüğü'nde düzenlenen teslim tesellüm tutanağında belirtilen ibareler ile birlikte, bu emtiaların nakliye esnasında hasara uğramış olduğunun izahtan vareste olup CMR-30 uyarınca ihbar süresinin geçirilmiş olması sonucu kabul edilen karinenin taraflar arasında ispat külfetinin yer değiştirmesi sonucunu doğuracak olup, davacı şirketin her türlü delil ile ispat hakkının mevcut olması sebebiyle, teslim tesellüm belgesinin mahkemece ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemece hakimin davayı aydınlatma görevi gereği, belirsiz durumlar için delil ikamesi gerekmekte ise de, bu hususa aykırı hareket edildiğini, işbu dilekçeye konu mahkeme kararında, açıkça karineden faydalanılmış olması, iddia ve talep açısından açık bir belirsizlik halini ortaya koymuş olup, hakim tarafından aydınlatma görevi itibariyle ve de mevzuatın vermiş olduğu hakka dayanarak davacı tarafından sunulan delillerin muhakemesi yapılması gerekirken, hiçbir delil değerlendirmesi yoluna gidilmeden davanın reddedilmesinin hmk madde-33'ünde dikkate alınmamış olduğunun açık ispatı olmakla AYK 36. Maddesinde ''herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.'' denildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, karayolu taşımasına konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketinin, ödediği zarar tutarını taşıyıcıdan rücuen tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı taşıyıcı tarafa süresinde hasar ihbarı yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Dava dışı sigortalı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin Almanya'da yerleşik ... Firmasından 28.11.2017 tarih ve ... nolu fatura ile satın aldığı 1 adet ... emtiasının, Almanya'dan Türkiye'ye karayolu ile taşınması ... plakalı araç ile 12/01/2017 tarihli CMR belgesi tahtında gerçekleştirilmiştir. Gümrük beyannamesi ve satış faturasında teslim şekli FCA, ödeme şekli ise mal mukabili olarak belirtilmiştir.Davaya konu taşıma, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar 6.896,96 TL olarak 16/02/2018 tarihinde sigortalı hesabına ödenmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "nakliyat hasarı rücu alacağı" sebebine dayalı olarak 1.469,37 € asıl alacağın tahsili istemiyle 10/08/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.CMR Konvansiyonu'nun 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir.

Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taralar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.CMR'nin 30/1. Maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturacağı ifade edilmiştir. Anılan maddesinin 2. fıkrasında da, mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtların ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için ve alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi halinde kabul olunabileceği düzenlenmiştir.CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.04.2012 T. ve 2011/1758 E. - 2012/7002 K. Sayılı kararı). Bu nedenle, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle, davacıya bu karinenin aksini kanıtlama imkanı tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/10/2023

Karar Etiketleri
12.10.2023 KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK İcra İflas Hukuku 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K2004 md.67 HMK md.362 HMK md.355 HMK md.353