10. Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, süresinden sonra yapıldığı anlaşılmakla; 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/350 Esas, 2021/208 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/1812 Esas, 2021/1864 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın uyuşturucu madde kullanmakta olduğunu, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemediğine, 2. Tanık ...'in sonradan döndüğü ifadesi, istihbari bilgi dışında başkaca herhangi bir delil olmadığına, 3. Sanık lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine, 4. Gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, 5. Etkin pişmanlık hükmü uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinda diğer sanık ...'in ikametinde bulunduğu sırada sanık ...'in, uyuşturucu madde vereceği tanık ...'i yanına çağırdığı, yanına gelen ...'in aracına binerek uzaklaştıkları, tekrar Ekrem'in ikametine geldiklerinde sanık ...'in araçtan indiği, fiziki takip sonrası ...'de, sanık ...'ten aldığı sentetik kannabinoid maddesini rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiği, sanık ...'in evinde yapılan aramada esrar ve dikili vaziyette hint kenevir bitkisinin ele geçirildiği, sanık ...'in evinde yapılan aramada sanık ...'in de yakalandığı, yapılan aramada ikamet içerisinde uyuşturucu niteliği olmayan maddeler ve hassas terazinin ele geçirildiği, sanık ...'in üzerinde parçalar halinde sentetik kannabinoid maddesinin ve metamfetamin maddesinin ele geçirildiği, sanık ...'in üzerinden çıkan uyuşturucuların sarılı olduğu kağıtla aynı özellikteki ajandanın da ikamette bulunduğu, sanık ... ile diğer sanık ...'den ele geçirilen dijital materyallerde yapılan incelemeler sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda ifadeleri tespit edilen ... , ....in müdafileri huzurunda sanıklardan uyuşturucu madde temin etmeye yönelik görüşmeler yaptıklarını ve bu maddeleri aldıklarını beyan ettikleri anlaşılmakla sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Her ne kadar iletişim tespit çözüm tutanağının aslı veya onaylı sureti denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine alınmamış ise de; kolluk görevlilerince yapılan fiziki takip ve olay tutanağı içeriğine göre; Fatih ile buluşan tanık ...'in ayrıldıktan sonra yapılan kesintisiz takibi neticesinde sevk ve idaresi altındaki aracın durdurulduğu, tanığın rızası ile teslim ettiği sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5CL-ADB-A maddesinin sanık tarafından verildiğine dair kolluk görevlilerinin gözlemleri bulunmuyorsa da, tanık ...'in soruşturma aşamasında müdafi huzurunda verdiği ifadesinde ele geçirilen maddeyi...'ten aldığını beyan etmesi, yapılan arama neticesinde sanık ...'te parçalar halinde uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi ve kolluk görevlilerince düzenlenen karşılaştırma tutanağında da tanıktan ele geçen uyuşturucu madde ve maddenin sarılı olduğu ucu yapıştırılmış vaziyetteki şeffaf poşet ile sanık ...'ten ele geçirilen uyuşturucu madde ve maddenin sarılı olduğu ucu yapıştırılmış vaziyetteki şeffaf poşetlerin aynı olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanık ...'in, tanık ...'e suça konu uyuşturucu maddeyi temin etmek suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” yerine, “ ödenmeyen adli para cezası hakkında 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infaz makamınca işlem yapılacağının sanığa ihtarına" ibaresi yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümüne açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2021/1812 Esas, 2021/1864 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında “ödenmeyen adli para cezası hakkında 5275 sayılı Kanunun 106/3 maddesi gereğince infaz makamınca işlem yapılacağının sanığa ihtarına" ibaresinin çıkartılması ve yerine “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenilmesi, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap