11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacılar vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait öğrenci yöneltme, rehberlik ve okul yönetimi otomasyon sistemi içerikli işletim sisteminin davalıya ait GSM operatöründe kullanılması için anlaşıldığını, ancak davalının işletim sistemini kendi sistemi gibi tanıtıp pazarladığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile men'i ve 20.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile davasını belirsiz alacak davasına dönüştürerek maddi tazminat talebini 6.066.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 09.07.2020 tarih, 2020/93 E. ve 2020/201 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacı Oluşum ... Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kısım kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıya ait "okul otomasyon sistemi" içerisinde yer alan "veli bilgilendirme sistemi" ve "sürekli gelir getiren iş modeli"nin TTK'nın 54 üncü maddesi gereğince ticari sır olarak kabulü ile davalının bu sistemi MEB sistemi içerisinde izinsiz kullanmasının haksız rakebet olduğunun tespiti ve men'ine, 20.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiş, karar davacı ... ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir. B. Birinci Bozma Kararı Dairemizin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin maddi tazminat isteyebileceğinin belirtildiği, kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için davacının uğradığı zararı kanıtlaması gerektiği, bu şekildeki tazminat davasında asıl olanın, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesi olduğu, ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucunun, anılan Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendi maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini hakime verdiği, davacı tarafın da işbu davada tazminat talebini 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin (e) bendine dayandırdığı, bu kapsamda "davalı şirketin elde ettiği gelir üzerinden %3" şeklinde bir hesaplama yöntemi benimseyen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesisinin doğru olmadığı, uygulanması gereken faiz türünün avans faiz olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekillerinin dava dilekçesinde 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiği, 08.12.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile de bu miktarı 6.066.000,00 TL'ye yükselttikleri, ıslah dilekçesinin verildiği tarih olan 08.11.2022 tarihi itibariyle kısmi davada dava konusu yapılmayan kısım ile ilgili zamanaşımının gerçekleştiğini, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, bu nedenle dava dilekçesinde yazılı olan 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddedildiği gerekçesiyle davacı Oluşum Yayıncılık Dağıtım Pazarlama ve San. Tic. Ltd. Şti. yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu davalı yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı ...'in maddi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın 04.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeni ile reddine, davacı ...'in diğer taleplerinin hüküm altına alınarak kesinleştiği görülerek diğer talepleri ile ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 21.07.2005 tarihinde kısmi dava olarak açıldığını ve haksız rekabetin varlığının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.05.2022 tarih, 2020/6431 E. ve 2022/3777 K. sayılı kararı ile kesinleştiğini, müvekkiline ait olduğu tespit edilen sistemi davalının davanın açıldığı 21.07.2005 tarihinden bu yana haksız olarak kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle 27.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında; "kısmi dava" olarak açılan davanın, "belirsiz alacak davası" olarak görülmesinin talep edildiğini ve bu talebin Mahkeme tarafından, 24.11.2022 tarihli celsede kabul edildiğini, davanın "belirsiz alacak davası" olduğu, bu doğrultuda; dava tarihinde, alacağın tamamı için zamanaşımı süresinin kesildiği, davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi halinde ise ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini ve haksız fiil eylemlerinin devamı süresince, zamanaşımı süresinin başladığından söz edilemeyeceği, bozma kararı sonrasında müvekkilinin davalının 2016 yılı sonrası kullanımı için bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddedildiğini ve dosya kapsamında mevcut (2016 yılı öncesi bilgileri içerir) bilirkişi raporunda belirtilen bilgiler doğrultusunda bedel artırım talebinde bulunulduğunu, alacağın tam ve kesin olarak hesaplanmasının engellendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sistemin yenilik niteliği taşımadığını, vekalet ücretinin tayininde ıslah edilen tutarın esas alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ncı maddesi 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekili ile davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; davacı ... vekili ile davalı şirket vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ve davacı ...'e ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap