10. Hukuk Dairesi 2023/7383 E. , 2023/8663 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasında Mahkemece görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararı (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme bozmaya uyarak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.08.2008 tarihinde ...Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti’nde çalışmaya başladığını, 13.07.2015 tarihine kadar ara vermeden davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin günlerini toplamak için kuruma başvurduğunda davalı şirkette çalıştığı günleri ile ilgili 25.12.2008 tarihine kadar hiç bildirilmediği, 25.12.2018 tarihinden itibaren 6 gün sigortalı gösterildiği, 31.12.2008 tarihinden 14.07.2011 tarihine kadar hiç bildirilmediği, 14.07.2011 tarihinden çıkış tarihine kadar sigortalı gösterildiğinin anlaşıldığını beyanla davacının davalı iş yerinde 17.08.2008 - 13.07.2015 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline ait işyerinde çalışmaya başladığı andan itibaren sigortasının derhal yapıldığını, daha önceden çalışmaya başladığı yönündeki iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının bir süre çalışmasında sonra yaşanan ekonomik krizin müvekkili şirketi de etkilemesi ve şirketin küçülmeye giderek mecburen işçi çıkarmak zorunda kalması nedeniyle davacının da iş akdinin çok kısa süre sonra feshedildiğini, davalının daha sonrasında yeni şubeler açmaya başlayınca da davacıyı yeniden işe davet ettiğini ve davacının çalışmaya başladığını, davacının çalıştığı günlere karşılık sigortasının tam olarak gösterildiğini, sigortasız çalıştırma gibi bir durum olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde 1202148 sicil sayılı "..../..." adresinde kurulu ...Day. Tük. ve Çeyiz Eşya San. Tic. Ltd. Şti.’nde 25.12.2008 - 30.12.2008, 17.07.2011 - 08.01.2013 ve 05.07.2013 - 25.08.2015 tarihleri arasında; ... sicil sayılı ".../..." adresinde kurulu ...Day. Tük. Mal. ve Çey. Eşy. San. Tic. Ltd. Şti.’nde ise 09.01.2013-04.07.2013 tarihleri arasında çalışmasının olduğunun görüldüğünü, 1202148 sicil sayılı dosyada işlem gören işyerinin 17.08.2002 tarihinde kanun kapsamına alındığını, ... sicil sayılı dosyada işlem gören işyerinin 09.01.2013 tarihinde kanun kapsamına alınmış olduğunu, işyerleri dönem bordroları incelendiğinde 2008/1. - 2011/6 ncı dönem arası bordrolarda davacının adına rastlanılmadığını, davacının gerçek sigortalı çalışmaları işverence ilgili dönem prim bordroları ile kuruma bildirilenden ibaret olduğunu, dönem bordrolarının davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin eşdeğer yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini, çalışma süresinin tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.06.2016 tarih ve 2015/420 Esas, 2016/282 Karar kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 26.03.2018 tarih ve 2016/15591 Esas, 2018/2758 Karar sayılı kararında; "...somut olayda, mahkemece davacı tanıklarının ve aynı zamanda komşu işyeri çalışanı olan iki tanığın beyanına başvurulduğu, tanık beyanları arasında çelişki olduğu, yeterli olmadığı ve bordro tanığı ile desteklenmesi gerektiği hükmün gerekçesinde belirtilmesine rağmen eksiklik giderilmeden ve işbu hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olması sebebi ile re’sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu göz önünde bulundurulmadan karar verilmiş olması hatalıdır.
Yapılacak iş, davalının şubesi olan bir işyeri olduğu anlaşıldığından öncelikle davacının hangi tarihler arasında hangi şube işyerlerinde çalıştığı konusunda beyanını almak, bu beyana göre ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarının tamamını istemek, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, beyanı alınan tanıkların hizmet cetvellerini de davalı Kurumdan istemek, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, bu tanıkların hizmet cetvellerini ve beyan ettikleri işyerlerinde çalışıp çalışmadıklarını teyit etmek için ihtilaflı dönemdeki işverenlerin unvan ve adreslerini de davalı Kurumdan sormak, komşu işyeri tanığı işyeri sahibi ise vergi mükellefiyet tarihlerini, faaliyet adresini sormak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davanın kabulüne, davacının davalıya ait 1202148.35 sicil numaralı işyerinde 17.08.2008 - 13.07.2011 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden sürekli ve kesintisiz 1047 gün çalıştığı, 6 günlük çalışmasının fer'i müdahil Kurum'a bildirildiği, 1041 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyizi;
yetersiz tanık anlatımlarına dayalı olarak hüküm kurulduğunu, davada hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadığını, yazılı delil bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının17.08.2008 - 13.07.2015 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.