10. Hukuk Dairesi 2023/6928 E. , 2023/8149 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde 01.09.2012-10.01.2018 tarihleri arasında (son aya ait ücreti 1.800,00-TL olmak üzere) çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ..., davaya cevap dilekçesi vermemiş olup, duruşmanın 08.10.2020 tarihli celsesinde; "İşyerinin iki şubesi vardı. Bir tanesinde hem imalat hem satış yapılıyordu, diğerinde ise sadece satış yapılıyordu. Bu celse dinlenen tanık (...) imalat ve satış yapılan dükkanda çalışmıştır. Arkadaşımın annesi olması sebebiyle sadece temizlik yapılması için kendisiyle anlaşmıştık, davacı genellikle imalat ve satış yapılan işyerine geliyordu, kendisi benim arkadaşımdı, sık sık benim ziyaretime gelirdi, ben paket servisine çıktığım için işyerinde olmadığım zamanlarda benim yerime işyerinde duruyordu, bu şekilde benim işyerinde olmadığım zamanlarda müşteriler ile ilgilenmiş olabilir." şeklinde sözlü olarak beyanda bulunmuştur.
2.Feri müdahil Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2018/199 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararıyla; "davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacının feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumunda 1103376.20 sıra numarasıyla işlem gören davalı ...'e ait işyerinde, 19.10.2012-14.03.2014 ve 01.01.2016-30.04.2017 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak zorunlu sigortalılık kapsamında çalıştığının tespitine, fazla sürelere ilişkin tespit talebinin reddine... " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli ve 2022/1275 E., 2022/1617 K. sayılı kararıyla; "Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Denizli 4. İş Mahkemesi 2018/199 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine" karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/8914 Esas 2022/11927 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece; 19.10.2012-14.03.2014 ve 01.01.2016-30.04.2017 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak zorunlu sigortalılık kapsamında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Eldeki davada; 10.01.2018 tarihinde Kurum tarafından davalı işyerinde yapılan yerel denetimde düzenlenen tutanakta davacının yardım amaçlı işyerinde bulunduğu, davalı işyerinde başka çalışması olmadığına ve işe girişinin 10.01.2018 olduğuna dair beyan ve imzasının bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece; yerel denetim tutanağının aksinin ispatlanmasının eş değer belge ile mümkün olduğu dikkate alınmadan yalnızca tanık beyanı esas alınarak yazılı şeklide hüküm kurulması hatalı olup, tutanaktaki beyanlarını davacıdan sorulması ve yeteri kadar bordro tanığı ile komşu işyeri tanığı dinlenerek varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, "Davacı, duruşma sırasında alınan sözlü beyanında, tutanağın imzalanması sırasında Kurum müfettişinin kendisini yönlendirdiğini iddia etmiş ise de davacının iddia ettiği şekilde dört yıl süreli çalışması varken bir günlük tespitin yapılmasını kabul etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca davacı, Kurum müfettişinin kendisini yönlendirdiğini ispata yarayacak bir delil göstermemiş olmasının yanı sıra, bu yöndeki iddiası bir an için kabul edilse dahi, Kurum müfettişinin davacıyı yönlendirmesi iradeyi fesada uğratan hata, hile, tehdit veya ikrah kapsamında kabul edilemeyecektir. Bunun yanı sıra, davacı, tutanaktaki beyanını okumadığını iddia etmekle birlikte bu yöndeki iddiası da Kurum müfettişinin kendisini yönlendirmesi sırasında söylediği sözlere ilişkin iddialarıyla çelişmektedir. Belirtilen sebeplerle, davacının beyanında ileri sürdüğü söz konusu hususların varlığı dahi tutanağın geçerliliğini etkileyecek nitelikte değildir. Hal böyle iken, davacı, tutanak içeriğinin aksini ispata yarayacak eş değer belge gösteremediğinden davacının fiili çalışmasının varlığı, Yargıtay'ın içtihadında öngörüldüğü şekilde hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde yöntemince ispat edilememiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde;
Mahkemece bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı asilin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.