4. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; bilirkişi raporunda ve kararda hatalı ve yürürlükten kaldırılmış olan yönetmelik hükümlerine dayanıldığı ilk derece mahkemesinin yeterli araştırma yapmadığı, müvekkili tarafından doğaya bırakıldığı iddia edilen şeylerin atık niteliğinde olmadığı bu nedenle atılı suçun oluşmadığı, evsel atıkların dereye atıldığı belirtilmiş ise de müvekkilinin işletme sahibi olduğu işletmede hemen hiçbir zaman bulunmadığı, bu nedenle söz konusu atıkların müvekkili tarafından çevreye bırakılmasının söz konusu olmadığı, kısa süreli biriktirilen hayvan gübresinin atık kapsamında olmadığı, ayrıca çevreye zarar verecek nitelikte olduğuna dair delil bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması taleplerinin değerlendirilmediği, sanığın adli sicil kaydındaki ilamın suç tarihinden sonra kesinleşmesine rağmen mahkemece bu ilamın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin değerlendirmeye esas alındığı ve ayrıca ihbarda bulunulmasına karar verildiği, gerekçe gösterilmeksizin asgari hadden uzaklaşıldığı ve lehe kanun hükümlerinin gerekçesiz olarak uygulanmadığı bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığa ait besi çiftliğinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkililerince yapılan denetimlerde işletmeden kaynaklanan gübre atıklarının ahırın arka kısmında bulunan tabanı toprak olan havuzda depolandığı, sıvı atıkların ise bir kanal yardımıyla işletmenin arka kısmından dereye verildiği, evsel nitelikte katı atıkların (çöplerin) de dereye atıldığının tespit edildiği ve sanığın işletmesine ait gübre atıklarını ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara, yöntemlere ve teknik usullere aykırı olarak çevreye zarar verecek şekilde toprakta ve suda kalıcı özellik gösterecek şekilde bıraktığından bahisle atılı suçtan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; yapılan yargılama, iddia, sanığın kısmi kabule yönelik beyanı, tanık anlatımları, bilirkişi raporları, TÜBİTAK ... Araştırma Merkezinin görüş yazısı ve tüm dosya kapsamı ile sanığa ait besi çiftliğinden çıkan sıvı atıkların bir kanal yardımı ile dereye boşaltıldığı ve evsel bir kısım atığında yine bu dereye bırakıldığı, hayvansal gübre atıklarının ise ahırın arka kısmında zemini toprak olan bir havuzda depolandığı ve bu hali ile sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu kabul edilmiş, iddianamede eylemin kalıcı nitelik gösterdiği belirtilmiş ise de TÜBİTAK ... Araştırma Merkezinin görüş yazısı ile eylemin 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı kanaati ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; fekal atığın alıcı ortam olan toprağa verilmesi halinde toprak kirliliğinin ya da kirlenme ihtimalinin gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği ancak 16.11.2012 tarihli tutanakta hayvanlardan kaynaklanan sıvı atık grubunun bir kısmının bir kanal yardımı ile işletmenin orta kısmındaki dereye verildiğine dair tespitin bulunduğu; fekal atığın alıcı ortam olan suya atılması halinde Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinin 3 üncü, 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde öngörülen yasaklar ve yükümlülüklere aykırı davranmak suretiyle çevre kirliliğine yol açıldığının anlaşılması karşısında sanığın mahkûmiyeti yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkemenin teşdit gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeni ile suç tarihinde sabıkası bulunmayan, aşamalardaki savunmasında pişmanlığını dile getiren ve lehe hükümlerin uygulanmasına dair talepte bulunan sanığın tutanaklara yansıyan olumsuz bir durumunun da bulunmaması karşısında; dosya kapsamı ile uyumlu olmayan "Sanığın getirtilen adli sicil kaydı ve benzer suçlar hakkında açıklanması geri bırakılan birden fazla hüküm oluşu gözetilerek.." şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin ve "Sanığın tekerrüre esas olmamakla birlikte getirtilen adli sicil kaydındaki ilamlar, aynı eylem nedeniyle hakkında açıklanması geri bırakılan hükümle oluşu, yargılama sırasındaki tutum ve davranışları, samimi bir pişmanlığına rastlanmaması bir arada değerlendirilerek ileride suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden cezanın ertelenmesine, seçenek yaptırımlara çevrilmesine yada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına..," şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 esas, 2021/4 karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın