2. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/14505
- Karar No
- 2014/24618
- Karar Tarihi
- 03.12.2014
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Hukuk Dairesi 2014/14505 E. , 2014/24618 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çaycuma 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :31.03.2014
NUMARASI :Esas no:2013/375 Karar no:2014/372
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Hükmü temyiz eden davalı, temyiz dilekçesinde "usul ve yasaya aykırı olan yerel mahkeme kararının bozulmasını" talep etmiş, bozma isteğini hükmün belirli bölümleriyle sınırlandırmamıştır. Başka bir ifade ile temyiz, hükmün belirli bölümlerine ilişkin olmayıp tamamına yöneliktir. Hal böyleyken, davacının talebi üzerine mahkemenin hükmün boşanmaya ilişkin bölümünün temyiz edilmediği gerekçesiyle karara "boşanma yönünden kesinleştiğine" ilişkin şerh vermesi doğru değildir. Hukuka aykırı olarak verilen bu şerh sonuç doğurmaz. Ne var ki, bu husus maddi hata niteliğinde olup, mahkemesince düzeltilebileceğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3.Mahkemece, davacı lehine hükmedilen manevi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Boşanma kararıyla, boşanma sebebine bağlı olarak taraflardan biri lehine hükmedilen tazminatlar, ancak boşanma hükmünün kesinleşmesiyle muacceliyet kazanır ve faize de talep halinde bu tarihten itibaren hükmedilir. Bu bakımdan davacı lehine hükmedilen manevi tazminata dava tarihinden geçerli olacak şekilde faiz yürütülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına da ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu sebeple bozma yapılmamış, kanuna aykırı olan hususun düzeltilmesi uygun görülmüştür (HUMK md. 438/7).