Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin “...” markasının 05.03.1997 tarihinde ... tescil sayısı ile 43.sınıfta tescil edildiğini, markanın 1958 yılından beri ..., restoran işletmeciliği üzerine faaliyet gösterdiğini ve “... ...” olarak tanındığını, markanın lezzetli yemekler ve hizmet anlayışı ile tanınır hale getirildiğini, davalının ... tescil sayılı markasının müvekkil markası ile hemen hemen aynı olduğunu, SMK md. 25 ve 5/ç maddeleri göz önünde bulundurulduğunda ayırt edicilik özelliğine sahip olmayan ... markanın tescilinin hükümsüz olması gerektiğini, markanın logosunun müvekkilin logosuyla tıpatıp aynı olduğunu, ayrıca internet üzerinde yaptıkları araştırmada da görüldüğü gibi davalının tescil ettirdiği marka ismini internette aradıklarında müvekkilin tescilli markasına ait restoran çıktığını, buna ilişkin görüntüleri ekte sunduklarını, söz konusu ... markasının müvekkil markası ile iltibasa yol açtığını, tescilli marka hakkına açık bir tecavüz teşkil ettiğini, müvekkil markası ile aynı olup müvekkile ait markanın devamıymış gibi bir izlenim bıraktığını, ancak 1958’den bu yana kullanılagelen ve tanınmışlık kazanan markanın müvekkil markası olduğunu, internette ... arama yapıldığında ... ... ibareli siteler olduğunun görüldüğünü, bunun da bu markanın müvekkil markasıyla karıştırılabileceği anlamına geldiğini ileri sürerek davalı adına tescilli ... tescil sayılı markanın 43. Sınıf bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap