16. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Unvanının terkinine ilişkin davalarda görevli mahkemenin Türk Ticaret Kanunu md.52 hükmü uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevsiz olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, "..." kelimesinin cins çeşit ve vasıf belirttiğini, bu sebeple piyasadaki tüm kullanıcıların ortak kullanımına bırakıldığını, dolayısıyla müvekkilinin söz konusu unsuru ticaret unvanında kullanmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı firma adına marka olarak tescil edilmiş olan “...” kelimesinin latince ot ve bitki anlamlarına geldiğini, (Collins Latince Sözlük, 2. Basım, HarperCollins Publishing, 1996 s.159) Keza bitkisel destek ürünleri üretmekte olan kişilerin kendilerini herbalist olarak adlandırdıklarını, herhangi bir şekilde bir bitkisel ürün üretmekte yahut pazarlamakta olan gerçek ve tüzel kişiler bakımından "..." kelimesinin bir “cins çeşit ve vasıf” belirttiğini, cins çeşit ve vasıf belirtmek gibi nitelikleri haiz herhangi bir unsurun münhasıran veya esas unsur olarak kullanıldığı markaların tescilinin, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin madde 7/c ve bahsi geçen KHK’yi yürürlükten kaldıran 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun madde 5/c hükümleri gereğince mutlak olarak yasak olduğunu ve mutlak red sebebi olduğunu, herhangi bir alanda bu şekilde "cins, çeşit veya vasıf" belirten unsurların yardımcı unsur olarak kullanılmasının piyasadaki tüm kullanıcıların ortak kullanımına bırakıldığını, davacı firmanın, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu iddia ettiği unsurun esasında yargıtay içtihatında ve hukuk doktrininde piyasadaki tüm kullanıcıların ortak kullanımına bırakılan bir unsur olduğunu, bu şartlar altında Davalı'nın ticaret unvanında bulunan ve Davacı'nın markası ve ticaret unvanı ile iltibas tehlikesi altında bulunduğu iddia edilen, "..." ibaresinin kullanılmasında, söz konusu unsurun piyasadaki tüm kullanıcıların kullanımına bırakılmış bir unsur olması sebebiyle, herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, aksine bu unsuru münhasıran marka olarak tescil ettirmiş olan davacı firmanın markasının hukuka aykırı olduğunu, markaların yöneldiği ortalama tüketicilerin birbirinden farklı olduğunu ve bunların ürünleri karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, söz konusu unsurun ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu yönündeki iddiasının, tavuk ve sair hayvanlar için yem üreten ve yağ ihracatı yapan bir firma ile insanlar için bitkisel takviye ürünleri üreten bir firmanın tüketici çevrelerinin birbirlerinden tamamen farklı olmaları sebebiyle hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, firmalardan birinin tarım sektörüne ve yabancı toptan ithalat firmalarına hitap ediyorken diğerinin kişisel bitkisel sağlık desteği sektörüne hitap ettiğini, bu sektörlerdeki tüketicilerin erişkin bireyler oldukları da göz önüne alındığında hayvan yemi üreten bir firma ile bitkisel destek ürünleri üreten bir firmayı birbiriyle karıştırmasının mümkün olmadığını, davalı şirketin kişisel ihtiyaç ve bakım ürünü ürettiğini, davacı şirketin endüstriyel ve zirai üretim sektöründe faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla müvekkilinin ticaret unvanının karıştırılma ihtimali doğurmadığını, davacının tazminat talebine konu herhangi bir eylemin mevcut olmadığını, davacının adı şerefi ve itibarı gibi kişisel varlıklarına yönelik herhangi bir saldırının söz konusu olmadığını, bu şartlar altında bir tüzel kişinin manevi tazminat talep edemeyeceğinden bahisle, öncelikle görevsizlik kararı verilmesine, davacı tarafın taleplerinin tümünün reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarihli 2018/283 E. -2021/133K. sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, denetime elverişli bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı kullanımlarının davacının TPMK nezdinde tescilli "..." ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait işyerlerinde davacının markasına tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım evrakı, tabela, broşür, levha, kartvizit, internet yahut sair mecralarda her türlü tanıtım ve basılı evrakta, faturalarda, kullanımın önlenmesine, el konulmasına, kararın kesinleşmesine müteakip masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, tecavüze konu ürünlerin web sitesi ve sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına, ticaret unvanının iptaline yönelik istemin yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda reddine, maddi tazminat talebi yönünden 56.647,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tecavüz eylemi sabit görüldüğünden davacının hukuki yararı bulunduğu gerekçesi ile karar kesinleştiğinde hüküm özetinin yurt içinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına, dair; -Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacının TPMK nezdinde tescilli "..." ibareli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, -Davalıya ait işyerlerinde davacının markasına tecavüz teşkil eden her türlü tanıtım evrakı, tabela, broşür, levha, kartvizit, internet yahut sair mecralarda her türlü tanıtım ve basılı evrakta, faturalarda, kullanımın önlenmesine, el konulmasına, kararın kesinleşmesine müteakip masrafı davalıya ait olmak üzere imhasına, tecavüze konu ürünlerin web sitesi ve sosyal medya hesaplarından kaldırılmasına, -Ticaret unvanının iptaline yönelik istemin reddine, -Maddi tazminat talebi yönünden 56.647,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Manevi tazminat talebi yönünden 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin yurt içinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına," karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURULARI:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap