11. Hukuk Dairesi         2022/6548 E.  ,  2023/5899 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

(Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

HÜKÜM: Asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın reddi

Taraflar arasındaki ıslahatçı payı alacağının tahsili ve ıslahata konu tohumlar üzerinde mülkiyet hakkı tanınması (asıl dava) ve sözleşmenin feshi ve sözleşme gereğince yapılan ödemelerin iadesi (karşı dava) davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalılar karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA VE CEVAP

Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; aynı zamanda davalı Ttag Tohumculuk A.Ş.'nin %50 hisse ile ortağı olan müvekkilinin Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde öğretim üyeliği yaptığını, tohumculuk üzerine araştırmalar yaparken davalılar ile tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin ıslahçı sıfatını taşıdığını, hatlarda tohum üretimine başlandığını, müvekkilinin seralara girmesine ve çalışmasına engel olunduğunu, sözleşmenin 6 ncı maddesine göre hatların ortak kullanıma açılacağını, 5 yıllık bir program dahilinde geliştirilmiş çeşitlerin satışından toptan satış değerinin %15'1 veya bayiilere satış fiyatının %8'i oranında ıslahçı payının ödeneceğini, müvekkiline bu kapsamda bir ödeme yapılmadığını, sadece sözleşmenin 5.6. maddesinde düzenlenen 1.500,00 TL'lik ödemelerin yapıldığını, bilirkişilerce bakiye/birikmiş ıslahçı payının hesaplanması gerektiğini, sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca müvekkilinin bu tohumluklarda ortak kullanım hakkının bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL birikmiş ıslahçı payı alacağı ile bütün hatların ortak kullanıma açılmasını ve ayrıca ıslahçıya program dahilinde geliştirilmiş çeşitlerin satışından 5 yıl boyunca ıslahçı müvekkiline pay ödenmesini, tohumlar üzerinde alacağı oranında mülkiyet hakkı tanınmasını talep etmiş, ıslah dilekçesi ile birikmiş ıslahçı payı alacağını 90.000,00 TL'ye yükseltmiş, karşı davaya ilişkin cevap dilekçesinde; müvekkilin karşı davacı tarafça mağdur edildiğinden yeni bir girişimde bulunmak zorunda kaldığını, sözleşmenin ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceğini, sözleşmeyi ihlal eden tarafın karşı davacı olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

II. KARŞI DAVA CEVAP

Davalılar karşı davacılar vekili karşı davaya ilişkin dava dilekçesinde; davalının haksız rekabet yasağına aykırı olarak dava dışı başka bir şirketle çalışmaya başladığını ileri sürerek sözleşmenin feshi ile sözleşmenin 6.4 maddesi gereğince yapılan ödemelerden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye sadık kalmadığı gibi sözleşme uyarınca geliştirip ıslah ettiği herhangi bir tohum da bulunmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemenin Dairemiz bozma ilamına uyarak verdiği 18.07.2017 tarih, 2015/318 E., 2017/476 K. sayılı kararı ile asıl davada davacı ile davalılardan Genagri Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla davacının da ortak olduğu TTAG... A.Ş'nin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği ancak 5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahatçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun (5042 sayılı Kanun) kapsamında tescil edilmiş bir tohum bulunmadığından davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, yapılan sözleşme ve içeriğinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000,00 TL olup bu meblağın %15' inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 66.900,00 TL'nin davalılardan tahsiline, ıslahçı payı ödenmesi ve tohumların mülkiyetinin verilmesi talebinin reddine, karşı davada ise davacının sözleşmenin feshi sonucunu doğuracak herhangi bir eylemli faaliyetinin olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar karşı davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 09.07.2019 tarihli ve 2017/4465 E., 2019/5051 K. sayılı kararı ile "davalılar karşı davacılar vekilinin karşı davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik ise sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, Mahkemece, asıl davada sözleşmenin tasfiyesi cihetinde, davacı yanca geliştirilen tohumların satış bedeli üzerinden sözleşmede öngörülen oran esas alınmak suretiyle davacıya ödenecek miktarın saptanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik söz konusu değilse de, sözleşmede davacıya aylık olarak yapılan ödemelerin toplam ödenmesi gereken tutardan mahsup edileceği açıkça belirtilmiş olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda da bu yönde hesaplama yapılmasına karşın, gerekçesi de belirtilmeksizin, bu ödemelerin davacının toplam alacağından mahsup edilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalılardan Genagri şirketi arasında tohum ıslahı ve üretimi konusunda anlaşma yapıldığı, bu işlemleri gerçekleştirmek amacıyla diğer davalı şirketin kurulduğu, davalı şirketlerin kiraladıkları ve hazırladıkları ortamda davacının baş danışman olduğu, ekip tarafından davaya konu yeni yetiştirilmiş tohumların üretildiği, her ne kadar davacı bu üretimle ilgili olarak kendisinin ıslahçı sıfatına haiz olduğunu ve ıslahçıya tanınan haklardan yararlandırılmasını ve bu kapsamda kendisine ödeme yapılmasını talep etmişse de uyulan Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere ıslahçı haklarını düzenleyen 5042 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş bir tohumun söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davacının ıslahçı sıfatını ve haklarını kullanamayacağı, bu anlamda uyulan Yargıtay bozma ilamına göre, taraflar arasındaki problemin genel hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerektiği, bu kapsamda alınan bilirkişi raporlarından en son alınan 5 kişilik heyet tarafından düzenlenmiş rapordaki açıklama ve değerlendirmelere genel itibarıyla itibar edilmesi gerektiği, buna göre, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının üretimine katkıda bulunduğu ve üretilmesini sağladığı tohumların toptan satış değerinin 446.000,00 TL olup bu bedelin %15'inin davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği miktar olduğu ve bunun da 66.900,00 TL ye tekabül ettiği, alınan bilirkişi raporu ve uyulan Yargıtay bozma ilamına göre, davacıya Ağustos 2005 ile Temmuz 2007 tarihleri arasında 24 aylık süre içinde sözleşmenin 5/6 maddesi gereğince aylık 1.500'er TL'den toplam 36.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu miktarın mahsubu ile davacının toplam kalan alacağının 30.900,00 TL olduğu, asıl davadaki diğer taleplerin ve karşı davaya konu taleplerin reddine dair daha önceden verilen kararın usulen kesinleştiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 30.900,00 TL'nin davalılardan tahsiline, ıslahçı payı ödenmesine ve davaya konu tohumlar üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına ilişkin taleplerin reddine, karşı davaya konu talepler bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar-karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalılar-karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtayın ilk bozma ilamında, somut olayda, davacı karşı davalı tarafından 5042 sayılı Kanun hükümlerine dayalı olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığından 5042 sayılı Kanun'un somut olaya uygulama kabiliyeti bulunmadığı belirtilerek uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözülmesi gerektiğinin belirtildiği, Mahkemece belirtilen bozma ilamına uyulması sebebiyle davacının ıslahatçı sıfatını haiz olmadığının kesinlik kazandığını, Mahkemece, bozma ilamının gereği olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken adeta bozmaya direnilir ve davacının ıslahatçı sıfatı varmış gibi davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, esasen davacı tarafından ıslah edilmiş veyahut geliştirilmiş herhangi bir tohum da bulunmadığını, Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, daha önceden düzenlenen delil tespit raporuna dayanılarak davacının 446.000,00 TL değerindeki tohumun ıslahına katkıda bulunduğu belirtilmiş ise de sözü edilen tespit raporunu kabul etmedikleri gibi bilirkişilerin bu tespitinin dayanaksız olduğunu, raporda belirtilen tohumların müvekkillerine ait olduğunu, Mahkemece, sadece, davacıya Ağustos 2005 ila Temmuz 2007 tarihleri arasında yapılan 24 aylık ödemenin mahsubuna karar verilmiş ise de müvekkilinin bu tarihten sonra da davacıya ödeme yapmaya devam ettiğini, keza ekte sundukları dekontlardan da görüleceği üzere davacıya danışmanlık hizmet bedeli adı altında yaptıkları ödemeler de bulunduğunu, Mahkemece, bu ödemelerin toplam tutarının tespiti bakımından banka kayıtları üzerinden inceleme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, bunun yanında Mahkemece, karşı davadaki talepleri hakkında hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava bakımından, ıslahatçı payı alacağının tahsili ve ıslahata konu tohumlar üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınması, karşı dava bakımından ise sözleşmenin feshi ve sözleşme gereğince yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 5042 sayılı Kanun'un 3, 14 üncü ve 15 inci maddeleri.

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar karşı davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple; Davalılar karşı davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılar-karşı davacılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
17.10.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 5042 sayılı Kanun 5042 sayılı Kanun hükümlerine dayalı olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığından 5042 sayılı Kanunu K5042 md.5/6