9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama Katılanın temyiz isteğinin incelenmesinde; 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre İlk Derece Mahkemesi kararlarında temyiz süresinin bir hafta olduğu nazara alındığında katılanın tefhimle işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 04.06.2015 havale tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Katılan mağdur vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2015/4 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararı ile; sanığın atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.02.2019 tarihli ve 14-2015/284780 sayılı, kısmi ret, kısmi onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin sanığın olay sırasındaki tepkilerini dahil belirtecek şekilde ayrıntılı, istikrarlı ve yaşı itibarıyla kurgulanması imkansız anlatımlarda bulunmasına, katılan mağdure ve ailesinin şeref ve haysiyetini zedeleyecek bir hususta iftirada bulunmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edecek olmasına, sanığın olay günü katılan mağdure ile yalnız kalmaya yönelik yoğun çabası itibarıyla suçun sabit olmasına karşın beraat hükmü kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılanın Temyiz İsteği Yargılama konusu olaydan sonra boşanma davası açmasının iddiaların aleyhine yorumlanamayacağına, duruşmadaki hal ve tavırları gibi soyut ve vicdanı zedeler bir ibarenin hükme gerekçe olmayacağına, şeref ve haysiyeti zedeler bir hususta iftira atmanın hayatın olağan akışına uymayacağına, katılan mağdurenin olaydan sonra psikolojik tedavi gördüğü hususları gözardı edilerek sanığın mahkûmiyeti yerine beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Olay tarihinde on beş yaşından küçük olan katılan mağdurenin öz babası olan sanık tarafından göğüslerini ve cinsel organını okşamak suretiyle cinsel saldırıda bulunulduğuna dair tüm aşamalardaki ısrarlı ve tutarlı beyanları ile tüm kovuşturma itibarıyla sabit olduğu halde sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan mağdurenin, sanığın kızı olduğu, 2014 yılı Haziran ayının başlarında katılan mağdur, üç yaşındaki erkek kardeşi ve sanığın tatil yapmak maksadıyla sanığın kız kardeşinin Sakarya ili Karasu ilçesinde bulunan yazlığına gittikleri, anılan mahalde iken katılan mağdure ile sanığın ikamette yalnız kaldıkları bir gece sanığın, adı geçenin göğüs ve cinsel bölgelerine kıyafetinin içinden okşama şeklinde dokunduğu, bu hal üzerine katılan mağdurenin tepki göstermesi ile sanığın, adı geçeni denemek maksadıyla bu şekilde davranışta bulunduğundan bahisle konuyu geçiştirmeye çalıştığı, devam eden süreçte 16.12.2014 günü sanığın, katılan mağdurenin eğitim gördüğü kuruma gidip adı geçeni alarak ikamete getirdiği ve yalnız oldukları bir vakitte oturma odasında bulundukları sırada sanığın, katılan mağdureye içmesi için soda getirip adı geçenin istememesine karşın ısrar ederek içmesini sağladığı, katılan mağdurenin içecekten sonra bilincinin bulanıklaşması ile sanığın, katılan mağdurenin kıyafetinden elini sokarak göğsüne dokunmaya başlaması üzerine adı geçenin sanığın eylemine son verip odasına giderek kapısını kilitlediği ancak peşi sıra giden sanığın "aç kapıyı, seni boğarım, komşular duyacak, sen benim kızımsın, seni deneme amaçlı sana dokundum" şeklinde sözler sarf etmesi üzerine katılan mağdurenin kapıyı açmak zorunda kaldığı, sanığın yanına gelen katılan mağdurenin adı geçeni denemek için uyuyormuş gibi yapması üzerine sanığın kıyafetlerinin altından katılan mağdurenin göğüs ve ön cinsel bölgesine okşama şeklinde dokunması üzerine katılan mağdurenin gözlerini açtığı sırada sanığın kendisini öpmek için yakınlaştığını görmesi ile adı geçeni ittirerek tekrar odasına giderek kapısını kilitlediği, katılan mağdurenin teyzesinin yanına gitmek üzere ikametten ayrılacağı sırada yaşananları annesi olan katılan ...'e anlatacağını söylemesi ile sanığın "seni boğarım, git kime söylersen söyle, senin erkek arkadaşın var, ona da veriyorsun" şeklinde sözler sarf ettiği, sanığın, katılan ...'i arayarak katılan mağdurenin kendisine iftira attığına dair söylemde bulunması üzerine durumu öğrenmek maksadıyla katılan mağdurenin yanına giden katılanın vaziyeti öğrendiği ancak öncesinde sanığın 22.12.2014 günü Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek katılan mağdurenin cinsel istismara uğradığına dair kendisi hakkında asılsız isnatta bulunduğuna dair beyanda bulunması ile adli sürecin başladığı, sanık hakkında düzenlenen iddianamenin kabulü ile mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık ile katılan arasında uzun süredir devam eden geçimsizlik ve katılanın boşanma niyeti, sanığın boşanma davasında kusur atfedebilmek için katılan mağdurenin yönlendirildiğine dair savunması, katılan mağdurenin kendi içinde çelişen beyanları, katılanın duruşmadaki tavır ve davranışları ile tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın atılı suçu işlediğinin işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılanın Temyiz İsteği Yönünden 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre İlk Derece Mahkemesi kararlarında temyiz süresinin bir hafta olduğu nazara alındığında katılanın tefhimle işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 04.06.2015 havale tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Mağdure Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Katılanın Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümlerinde açıklanan nedenle katılanın temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Mağdure Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2015 tarihli ve 2015/4 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın