Esas No
E. 2021/16193
Karar No
K. 2023/2701
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/16193 E.  ,  2023/2701 K.

"İçtihat Metni"

DURUŞMA TALEPLİDİR

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2018 tarihli ve ... sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 221/4 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve ...sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın eylemlerinin örgütün görünen yüzü ortaya çıkmadan öncesine ait olduğuna, işlendiği tarihte suç sayılmayan eylemleri nedeniyle cezalandırılamayacağına, yapıya dini saiklerle katıldığına dolayısıyla örgütün nihai amacını bilmediğine, çalışma ve dernek kaydının suçun delili olarak kabul edilemeyeceğine, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, ByLock'un delil olarak kabul edilemeyeceğine, Bank ... hesap hareketlerinin örgütün talimatı çerçevesinde gerçekleştiğine ilişkin delil bulunmadığına, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanığa ceza verilmemesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Silahlı örgüte üye olmak; örgüte gönüllü katılmayı, bağlanmayı ve örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Bu suçun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.

Bu kapsamda sanığın, örgütün haberleşme ağı olarak bilinen ByLock'u 0543 (...) (..) (..) nolu telefonuna yükleyerek 08.12.2015-19.02.2016 tarihleri arasında Beytullah45 kullanıcı adı ve 254907 ID numarası ile bağlanmak suretiyle kullandığı, etkin pişmanlıktan yararlanan itirafçı şüpheli E.A.U.'nın anlatımlarına göre sanığın Akhisar öğrenci evlerinde ev imamlığı yaptığı, örgütün iltisaklı olduğu Pak Eğitim İş Sendikası'na üye olduğu, örgüte ait Polat Özel Eğitim A.Ş.'de SGK kaydının bulunduğu, bunlarla birlikte örgütsel çağrıya uyarak Bank Asyanın TMSF tarafından el konulmasını protesto etmek amacıyla Manisa Şubesi önündeki gösteriye, Zaman Gazetesine yönelik operasyonları protesto etmek amacıyla Manisa Adliyesi önündeki gösteriye, Manisa FETÖ operasyonlarını protesto etmek amacıyla da Manisa Adliyesi önündeki gösterilere katılmak suretiyle örgütsel bağını ortaya koyduğu bu suretle örgüt amaçları doğrultusunda görev alarak örgüt hiyerarşisinde yer alması dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun unsurları oluşmakla, sanığın PDY/FETÖ silahlı terör örgütüne üye olduğu ve örgütün talimatları doğrultusunda hareket ettiği anlaşılmış olup, sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kastının yoğunluğu ve ağırlığı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına, ne var ki sanığın örgüt faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin etkin pişmanlık göstererek örgüt mensuplarının yakalanmasına ve deşifresine yönelik elverişli bilgiler verdiği, bu kapsamda haklarında henüz soruşturma bulunmayan B.T. ve İ.A. ile hakkında yakalama kararı bulunan Yakamoz çalışanı Y.T., CBÜ Bankacılık ve Finans Bölümü öğrencisi H.A. ve hakkında yakalama emri bulunan Y.Ç. hakkında yakalanmalarını sağlamaya elverişli bilgiler verdiği, bu nedenle Yargıtay 16 .Ceza Dairesi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin emsal kararları ışığında, sanık hakkında etkin pişmanlığı düzenleyen TCK'nun 221/4 üncü maddesinin tatbiki ile cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilen, Bank ... hesabı bulunan ve örgütün talimatı doğrultusunda hesap hareketleri bulunan, örgüte müzahir eğitim kurumlarında çalışan, örgüt evlerine ilişkin sorumlulukları bulunan, sohbet toplantılarına katılan ve diğer örgüt üyelerine sohbet veren sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen temel cezada, 221/4 üncü madde uyarınca etkin pişmanlık indiriminin 2/3 olarak uygulanmasına ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/2574 Esas, 2019/93 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.03.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog