10. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin, 08.07.2020 tarihli ve 2019/2894 Esas, 2020/4038 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 tarihli ve KD-2023/84272 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında yargılama devam ederken 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alt sınırının 10 yıla çıkartılmasına rağmen özel vekaletnameli müdafii olmayan sanığa gerek 20.09.2014 tarihli savunması atanmaması hukuka aykırı olduğu nedeniyle itirazın kabulü ile düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinde sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak düzenlendiği, sanığın savunmasının alındığı tarih olan 20.09.2014'te 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, müdafisiz savunmasının alınıp yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlandığı ve ayrıca hükme esas alınan evrak sanığa okunmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca, sanığa duruşmada okunup diyeceklerinin sorulması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2019/2894 Esas, 2020/4038 Karar sayılı kararı düzeltilerek onama ilamının sanık yönünden KALDIRILMASINA, 3. Sanığın temyiz istemleri yerinden görüldüğünden Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2014/241 Esas, 2014/483 Karar sayılı kararın sanık yönünden 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilerek Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin düzeltilerek onama kararının kaldırılıp Yerel Mahkemenin mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi karşısında, cezanın İNFAZININ DURDURULMASI için YAZI YAZILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın