Aramaya Dön

kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

Esas No
E. 2021/60
Karar No
K. 2023/896
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/60
KARAR NO: 2023/896
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/03/2016
KARAR TARİHİ: 11/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 10/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket ile davalı arasında varılan mutabakat gereği, davalı şirkete personel taşımacılığı hizmeti verildiğini, bu hizmet karşılığında düzenlenen fatura alacağının davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili ile davacı arasında 01.04.2015 - 30.04.2016 tarihlerini kapsayan taşıma sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin ifa süresi dolmadan ve hiçbir bildirim yapılmadan 11.02.2016 tarihinden itibaren taşıma hizmeti verilmediğini, davalı tarafın servis hizmetlerinde 10.04.2015 tarihinden itibaren aksamalar görüldüğü, aksayan servisler nedeniyle taksi ücretlerinin cari hesaba yansıtıldığını, sözleşme feshedilmeksizin 11.02.2016 tarihinden itibaren davacının işi terk ettiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.

Mahkememizden verilen 12/12/2018 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 30/12/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla "Mahkemenin 04/12/2017 tarihli ve 14/03/2018 tarihli duruşmalarında, davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, ancak bilirkişi incelemesi yapılamadığına dair tutanaklar tutulduğu, en son mahkemenin 05/09/2018 tarihli duruşmasında "... davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde 26/09/2018 günü... bir muhasebeci bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına,...-Davalının defterleri üzerinde inceleme yapılacağından ticari defterleri inceleme gününde mahkemeye ibraz etmek üzere kesin süre verilmesine, ibraz edilmediği takdirde davacın defterleri HMK 222. maddeye göre usulüne uygun olarak tutulmuş olması durumunda, kesin delil teşkil edeceğinin ihtar edilmesine (htarat yapıldı) karar verildiği, belirlenen günde davalı tarafça defterlerin ibraz edilmemesi nedeniyle davalı taraf defterlerinin incelenemediği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde "Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez." hükmü düzenlenmiştir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekir .Mahkemece davalı tarafa ticari defterlerin ibrazı için 05/09/2018 tarihli duruşmada verilen kesin süre, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların tam, açık ve doğru olarak anlatılmaması nedeniyle usulüne uygun olmadığı, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafa delil olarak dayanılan sözleşmeyi ibraz etmek üzere, yine ticari defterlerinin sunulması hususunda usulüne uygun olarak süre verilmesi, defterlerin ibrazı halinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması, tüm deliller ve sözleşmenin ibrazı halinde davalının savunması da değerlendirilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Kabule göre de; İcra takip talebinde 83.583,66 TL alacak talep edildiği, mahkemece 81.638,01 TL alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesine rağmen, gerekçede davanın kabulüne karar verildiğinin belirtilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,

HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilerek iş bu esas numarasını almıştır. Gebze ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .. Esas sayılı dosyası ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ulaşım Dairesi Başkanlığı, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü, Üsküdar ... Noterliği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasında alınmıştır.

Dosyada mevcut 02/06/2021 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan raporda Taraflar arasında yolcu (personel) taşıma hizmet sözleşmesinin kurulduğu, Davacı ... davalı ... müşterisi dava dışı ... firmasına yönelik yolcu taşıma servi hizmeti sağladığı değerlendirildiği, Davalı ... davcı ... tarafından düzenlenen hak ediş faturalarını irat kaydetmesinin Sayın Mahkemeinin takdirinde bulunduğu, Davalı ... tarafından Muavin defter dökümü sunulmadığı ve Defteri Kebir hesaplarının alt hesaplarının olmadığı görüldüğünden. Davalı ... ait 2015, 2016 yılları Ticari defter Açılış ve Kapanış fişleri incelenmiştir. Davacı ... ile arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Davalı .... İnşaat Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2016 yılı Ticari Defter Kapanış fişine göre davacı ... .... Nak. Hesap kodunda 78.672,15 borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut 01/07/2023 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda inceleme konusu sözleşmedeki imza ile ....’in karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan yüksek derecedeki uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile 01.04.2015 başlangıç 30.04.2016 bitiş tarihli, ... nolu Servis Aracı Sözleşmesindeki imzanın, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ...’in eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava İtirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.

Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.

Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67.maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.

Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; BAM Kaldırma ilamında davalı tarafa ticari defterlerin sunulmaması durumunda hukuki sonuçlarının usulüne uygun anlatılmaması, tarafların sundukları sözleşmenin de ibrazının sağlanmak sureti ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme ilamı kaldırılmış olup bu kapsamda öncelikle taraflara sözleşmelerin ibrazı için süre verilmiş ve yeninden ticari defterlerin sunulmaması durumundaki hukuki sonuçlar ihtar edilmek sureti ile süre verilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bu kapsamda dosya içerisinde iki adet sözleşme sunulmuştur. Bu sözleşmelerden birisi 01.04.2015-30.04.2016 tarihli, diğeri ise 01.01.2016-31.12.2016 tarihli sözleşmedir. Davacının 01.04.2015-30.04.2016 tarihli sözleşmdeki imzanın kabul edilmemesi üzerine Adli Tıp Uzmanı bilirkişiden alınan 03.07.2023 Havale tarihli raporda imzanın davacının el ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Davacının iddiası takibe konu 6 faturaya ilişkin davalının personel taşımacığı hizmeti almış olmasına karşılık fatura bedellerinin ödenmediği ve işin yarım bırakıldığına ilişkin olup davalı 11.02.2016 tarihinden itibaren hizmet verilmediği 11.02.2016 tarihinde işin bırakıldığı ve borçlu olmadığını iddia etmektedir. Tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendiriliğinde ispat yükü davacı üzerindedir. Öncelikle taraflar arasında cevap dilekçesinden de anlaşıldığı gibi 11.02.2016 tarihine kadar hizmet verildiği kabul edilmektedir. Davacının takibe dayanak ettiği faturalar 30.09.2015, 31.10. 2015,30.11.2015, 31.12.2015,31.01.2016 ve 29.02.2016 tarihlidir. Bam kaldırma ilamı sonrasında alınan 02.06.2021 tarihli raporda da davacının 78.672,15-TL alacaklı olduğunun tespiti karşısında davacının alacağını ispatladığı anlaşılmakla açılan davanın bu miktar üzerinden kabulüne, faturadan kaynaklı bir alacak olması ve bu nedenle likit olduğu da göz önünde bulundurularak davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜNE,

1.Davalının Gebze ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 78.672,15-TL bakımından İPTALİNE, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,

2.Alacağın likit olması nedeni ile alacağın %20 si oranında (15.734,43TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 5.374,09- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 1.009,48 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 4.364,61-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 29,20- TL başvuru harcı, 1.009,48 TL peşin nispi harç, 4,30-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.042,98-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 3.710,25-TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 3.487,63-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 222,62-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği hükmedilen vekalet ücreti kabul edilen miktarı geçemeyeceğinden 4.911,51 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

8.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,

9.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/10/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog