11. Hukuk Dairesi

Davalı ... vekili; öncelikle davanın İstanbul’da açılmasını gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunmuştur. Davacının haberin yayınlanma tarihini ve hangi platformda yayınlandığını belirtmediğini, taleplerin belirsiz olduğunu belirterek usulden reddedilmesi gerektiğini, şiirin davacıya ait olduğu ile ilgili delil bulunmadığını, haber amacıyla yayınlandığını, şiirin sosyal medyada yayınlandığını, yaygınlaştığını, alenileşmiş haberlerin yayınlanmasının tazminat sorumluluğunu gerektirmeyeceğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili ; taleplerin belirsiz olduğunu, söz konusu metnin eser niteliğinin bulunmadığını, davacının olaya kazanç kapısı şeklinde yaklaştığını, değerlendirmenin video metni üzerinden yapılması gerektiğini, görüntünün bizzat davacı tarafından alenileştirildiğini, paylaşımların haber niteliği taşıdığını, serbest olduğunu, taleplerin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, müvekkilinin 16.04.2017 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği referandumu öncesi, kendi yazdığı ''...'' adli şiirini okuduğu esnada video kaydına alınarak haberi olmaksızın şiirinin, davalılar tarafından ... ve ...'de yayınlanarak referandum adına düzenlenen kampanyalar kapsamında kullanıldığını, hükme esas alınan 05.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda ve yerel mahkemenin gerekçeli kararında da sabit olduğu üzere ''...'' isimli şiirin FSEK m.2/1 çerçevesinde dil ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğunu, yerel Mahkeme tarafından şiirin eser niteliğinde olduğu ve eser sahibinin müvekkili olduğu tespiti yapıldıktan sonra hak ihlali olup olmadığı hususunun incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilden izin alınmaksızın şiirin televizyonda ve sosyal medyada yayınlanmasının müvekkilinin mali haklarından olan FSEK 25 de düzenlenen umuma iletim hakkının ihlali sayıldığını, ayrıca iktibas yapılması için FSEK 35 yönünden şartlarının oluşmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla yapılan alıntının FSEK 35 kapsamında da hukuka uygunluğu bulunmadığını, yerel mahkemece kararında "belli şartlar altında FSEK madde 37 kapsamında basın, fikir ve sanat eserlerinden haber ve bilgi maksadıyla yararlanılmasının mümkün olduğu, bu yararlanmanın eser sahibinin mali ve manevi haklarının ihlali anlamına gelmeyeceği, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, FSEK 37 kapsamında basının fikir ve sanat eserlerinden haber ve bilgi verme maksadıyla yararlanabilmesi için gerekli olan şartlardan birinin eserin haber ve topluma bilgi vermek maksadıyla kullanılması olup, dava konusu olay bakımından aranan söz konusu şartın gerçekleşmediğini, müvekkilin şiirinin en az 30 gün boyunca günde 2-3 defa yayınlanarak haber ve bilgi verme maksadının aşıldığını, FSEK 37. Maddesinin uygulanabilmesi için gerekli diğer bir şartın ise kamuya haber verme sırasında eserden sınırlı ölçüde yararlanılması olduğunu, davalılar tarafından müvekkilin şiirinin 30 gün boyunca defalarca tamamıyla yayınlanmasıyla birlikte sınırlı ölçüde yararlanma şartının da olayda gerçekleşmediğini, davalıların kar elde etmemiş olsalar dahi hal ve vaziyete göre beklenebilen muhtemel karı olduğunu, müvekkilinin mali ve manevi haklarının tecavüze uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap