T. C. ANKARA 2.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/321 Esas - 2022/381
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
HAKİM ...
DAVACI ...
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Fikir Ve Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Yönelik Tecavüzün Tesbiti ile Maddi ve Manevi Tazminat istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin, .....’nin yönetim kurulu başkanı ve saygın bir iş adamı olduğunu, müvekkilinin, kaz yetiştiriciliği alanında son teknoloji makineler hakkında bilgi sahibi olmak ve destekçileriyle beraber topladığı parayla bu makinelerden almak için...'e bir seyahat gerçekleştirdiğini, bu seyahatini sosyal medya platformu olan “YouTube” üzerinden paylaştığını, bu videonun paylaşılmasının ardından haber ajanslarının, olayları çarptırarak, sanki müvekkilinin insanları dolandırıp, onların paralarıyla yurt dışına kaçtığından bahisle asılsız haberler yayınladığını, dolandırıcılık iddialarına karşı yapmış olduğu suç duyurusu kapsamında, .... K. sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin hak sahibi olduğu videoların, onun izni ve bilgisi olmadan ve gerçeğe aykırı öznel ifadeler ile topluma sunulduğunu, müvekkiline ait videoların müvekkilinden habersiz müvekkili kötülemek maksadıyla kullanıldığını, müvekkilinin, kendi kamerasıyla çektiği, kendi bilgisayarıyla montajladığı, kendi imkân ve donanımıyla oluşturduğu videoların üzerinde eser sahibi sıfatıyla hak sahibi olduğunu, davalıya ait kanalda yayınlanan haberde, “... ile müvekkilinin şirketi aynı kefeye konulduğunu, müvekkiline ait şirkete “.... denildiğini, müvekkilinin yüzünün açıkça göründüğü, müvekkiline ait sosyal medya platformlarındaki videolardan fotolar kullanılarak haber yapıldığını, müvekkiline ait telif haklarının ihlal edildiğini, müvekkiline ait fotoğraflar gösterilerek "ne idüğü belirsiz adam", "bu adamın kendine hayrı yok", "bir adamın şeklinden şemalinden belli olur, bu tarz adamlara inanmayalım" gibi hukuka ve ahlaka aykırı ifadelerde bulunulduğunu, ...'yi kaz yetiştiriciliği sektöründe bir marka haline getirmek amacıyla harekete geçen müvekkilinin, yapılan asılsız ve yalan haberler sonucunda bütün çevresine karşı tarifi mümkün olmayan mahcubiyetler yaşadığını, müvekkilinin çocuklarının dahi okullarından dışlandığını ifade ederek “Müvekkili ...'e ait Youtube kanalında ve Instagram hesabında yayınladığı eser niteliğinde videoların yazılı izin alınmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak kullanımı sebebiyle, fazlaya ilişkin ve savcılık şikayetine ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle ... m. 66, 67, 69 kapsamında tecavüzün menine, devamla tecavüzün refi ile ... m. 68 kapsamında 3 katı ile saptanacak tutara, ... m. 70 kapsamında mali haklar, elde edilen kar alacağı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacakları belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00.-TL maddi, 20.000,00.-TL manevi tazminatın ilk yayınlanma tarihi olan 27/10/2019 tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine” karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça.... E. sayılı dosya üzerinden maddi ve manevi tazminat talebi ile dava açıldığını, bu sebeple derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalılardan....’in haber müdürü olduğunu ve husumetinin bulunmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının, eser olarak adlandırdığı videoların günlük hayattan kesitler olduğunu, ....’nun davacı hakkında soruşturma başlattığını, haber kanallarının da bu durumu haber yaptığını, davaya konu videoların eser niteliğinde olmadığını, videoların gelir elde etme amaçlı kullanılmadığını, videoların tamamına yer verilmediğini, zamanaşımı tarihi olan 2 yılın dolduğunu, yayının 25/10/2019 tarihinde yapıldığını, 24/10/2019 tarihinde birçok haber kanalı tarafından ....” tabirinin kullanıldığını, davacının, vermiş olduğu röportajda ...’ya başvurmasının gerektiğini bilmediğini söylediğini, bu tarz bir girişime giren kişilerin araştırmalarını tam olarak yapmalarının gerektiğini, eksik hareket etmesinin sonucunda çıkacak haberlere katlanmasının gerektiğini, yapılan haberlerin, Türk Halkını uyarı amacıyla yapıldığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu videoların eser niteliğinde olup olmadığı, davalıların eylemleri karşısında davacının maddi ve manevi zararının olup olmadığı, var ise miktarının ne olabileceği noktasında toplanmaktadır.
DEĞERLENDİRMELER
1.Teknik İnceleme
a)....Linkinde Yer Alan Video üzerinde yapılan teknik incelemede; videonun 3 dakika 12 saniye süreli olduğu, video içeriğinde parça parça videoların yer aldığı, vidcoda herhangi bir konuşmanın yer almadığı arka planda müziğin bulunduğu, videonun 04/05/2020 tarihinde yayınlandığı ve halen yayınlanmakta olduğunun tespit edildiği,
b).... Yer Alan Video üzerinde yapılan teknik incelemede; Videonun 20 dakika 26 saniye süreli olduğu, video içeriğinde plastik kasalar kullanılarak kümes hayvanları için yem üretilmesine ilişkin süreçlerin anlatıldığı, videonun 02/06/2020 tarihinde yayınlandığı ve halen yayınlanmakta olduğunun tespit edildiği,
c)"....Linkinde Yer Alan Video üzerinde yapılan teknik incelemede; Videonun 25 saniye süreli olduğu, video içeriğinde, davacı olduğu değerlendirilen kişinin yürürken telefon ile kendisini çektiği görüntülerin yer aldığı, videonun tam olarak ne zaman yüklendiği tespit edilememekle birlikte Youtube sayfasında ve yorumlarda “2 yıl önce” kaydının yer aldığı ve halen yayınlanmakta olduğunun tespit edildiği, Davaya Konu Videoların Eser Niteliği
Eser, kendi yaratıcısının bilimsel ve sanatsal özelliğini, hususiyetini yansıtan fikri bir emeğin ürünüdür. 5846 Sayılı ...’nun 1/B maddesinin (a) bendinde eser kavramı düzenlenmiş olup, ilgili hüküm uyarınca “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” eser olarak nitelendirilebilecektir. Görüldüğü üzere kanun koyucu madde metninde eser olarak korunmaya değer bir fikri ürünün taşıması gereken unsurları genel hatlarıyla açıklamış; ancak uyuşmazlık halinde eser niteliğinin tayinini yargı organlarının takdirine bırakmıştır. Kanuni düzenlemeden yola çıkılarak, doktrinde bir fikri ürünün eser olarak koruma altına alınabilmesi için üç temel şartın varlığından söz edilir. Bunlar:
1.Eserin kanunda sayılan türlerinden birine giriyor olması (Şekli şart)
2.Eserin sahibinin hususiyetini taşıyor olması (Subjektif şart)
3.Eserin tasarrufa elverişli ve üçüncü kişilerce algılanabilir nitelikte olması (Objektif şart)”tır.
Yukarıda belirtilen kriterlerden ilkini taşıyan şekli şart, numerus clausus (sınırlı sayı) ilkesine dayanılarak inceleme konusu ürünün eser niteliğinin tespitinde kanunda belirtilen eser türlerinden birine ait olup olmama koşulunu karşılar. Bu türler kanunda da belirtildiği üzere, 1-ilim ve edebiyat eserleri, 2-musiki eserler, 3-güzel sanat eserleri, 4-sinema eserleri olarak sıralanabilir.
Eser niteliğinde subjektif şartı oluşturan hususiyet kavramı ise, doktrinde Telif Hukuku’nda yenilik unsuruyla ifade olunmaktadır. Bu unsurun bir eserden söz edilebilmesi için ortada bir insan faaliyetinin bulunmasını, bu faaliyetin fikri bir faaliyet olmasını ve bu fikri faaliyetin insan zihniyle algılanabilecek şekilde iletilebilir nitelikte olmasını gerektirdiği belirtilmektedir, hususiyet kavramının önemi, “Herkes tarafından vücuda getirilemeyen, yani bir hususiyeti haiz bulunan mahsuller himayeye layıktır ve ancak bunlara eser vasfı izafe edilebilir.” tespitleriyle vurgulamıştır. Eser nitelendirmesinde üçüncü koşulumuzu oluşturan objektif şart ise, “Eserin tasarrufa elverişli ve üçüncü kişilerce algılanabilir nitelikte olması”; bir başka deyişle, aleniyet kavramıyla açıklanabilir. Nitekim, fikri bir düşüncenin eser niteliğine erişebilmesi için her şeyden önce insan fikri ve yaratıcılığının somut bir ürüne dönüşmesi gerekir. Bu nedenle, aklımızdan geçirdiğimiz; gerçek hayatta somutlaşmayan, üçüncü kişilerce tasavvur edilemeyen; yahut hiçbir zaman gün yüzüne çıkmamış, bize ait olduğu kimse tarafından bilinmeyen ya da algılanamayan eserler fikri hak korumasından yararlanamayacaktır. Davacının, kendisine ait videonun sinema eseri niteliğinde olduğunu beyan ettiği görülmekle anılan eser türüne ve şartlarına aşağıda değinilecektir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun “Sinema Eserleri” başlıklı 5. maddesi “Sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir.” hükmünü amirdir. Madde metninde “sinema eserleri” örnekleme yoluyla tanımlanmış olmakla birlikte, özellikle gelişen dünyamızda, farklı mecra ve biçimlerde sinema eseri türlerinin artık çok daha genişlediği görülebilir. O halde, ister televizyonda, isterse internet üzerinden akış hizmeti servisi sağlayan (streaming service) mecralarda yayınlansın, bir filmin, belgeselin, çizgi filmin, dizilerin, kültürel ve öğretici yayınların anılanlarla sınırlı kalmaksızın sinema eseri çatısı altında örneklenmesi mümkündür; velev ki, sahibinin hususiyetini taşıyor olsun.
Davacı tarafından linkleri sunulan videoların incelenmesi sonucunda, videoların davacı olduğu belirtilen şahıs tarafından herhangi bir çekim tekniği, özel ve teknik işleme vb. anılan videoların herhangi bir kişi tarafından da bu şekilde çekilebileceği, bir başka anlatımla hususiyetin bulunmadığı değerlendirilmekle ... anlamında sinema eseri olarak değerlendirilebilmesinin mümkün olmadığı, nitekim bir kuş sesi, bir roman yazarı ile yapılan söyleşiye ilişkin görüntüler veya ender gerçekleşen bir doğa olayının yahut imalathanede işleyen makineleri gösteren bir resim ile iş ürünlerinin tanıtımı için kullanılan bir fotoğraf tespiti de ...
84.madde uyarınca korunabilir.'" tüm bu bilgi ve belgeler ışığında videoların ... 84/son maddesi kapsamında haksız rekabet hükümleri uyarınca korunabileceği, ancak davacı tarafından haksız rekabet hükümlerine göre tazminat talebinde bulunulmadığı, Davacının Tazminat Talepleri
Dosya münderecatındaki belgelerden davacının, tazminat taleplerini “Müvekkil ....'e ait Youtube kanalında ve Instagram hesabında yayınladığı eser niteliğinde videoların yazılı izin alınmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak kullanımı sebebiyle, fazlaya ilişkin ve savcılık şikayetine ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle ... m. 66, 67, 69 kapsamında tecavüzün menine, devamla tecavüzün refi ile ... m. 68 kapsamında 3 katı ile saptanacak tutara, ... m. 70 kapsamında mali haklar, elde edilen kar alacağı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacakları belirlenebilir hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00.-TL maddi, 20.000,00.-TL manevi tazminatın ilk yayınlanma tarihi olan 27/10/2019 tarihinden itibaren işlemiş ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine” ifadeleriyle açıkladığı, Ancak davaya konu videoların eser niteliğinde olmaması nedeni ile ... 66, 67, 69 kapsamında tecavüzün menine, devamla tecavüzün refi ile ... m. 68 kapsamında 3 katı ile saptanacak tutara, ... m. 70 kapsamında mali haklar, elde edilen kar alacağına karar verilmesinin mümkün olmadığı
Davaya konu videonun ...
84.madde kapsamında korunabileceği sonuç ve kanaatine varılmış olup madde metninde korunabilecek kişiler, “bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse” olarak düzenlemiştir. Bu doğrultuda yapılan incelemede, davaya konu videonun davacıya ait olduğu hususunda taraflar arasında bu konuda bir çekişmenin de bulunmadığı,
Davalılar vekilinin, davaya konu videoların tamamının kullanılmadığını ve kullanımların haber amacıyla olduğu beyanıdır. 5846 sayılı .... “Tahditler” başlıklı “B” bölümünün “Haber” başlıklı 37. Maddesi, “Haber mahiyetinde olmak ve bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla, günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalara alınması mümkündür. Bu şekilde alınmış parçaların çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya radyo ve televizyon gibi araçlarla yayınlanması serbesttir. Bu serbestlik, hak sahibinin hukuki menfaatlerine zarar verecek şekilde veya eserden normal yararlanmaya aykırı biçimde kullanılamaz.” düzenlemesini havidir. Açıklanan bilgiler ışığında, dosyada davalılara ait kullanımlara ilişkin ekran kaydı bulunmamakla birlikte videoların bir kısmının, yapılan haber kapsamında kullanıldığı yönündeki taraf beyanlarının... madde kapsamında kalmayacağı, bu doğrultuda davacının maddi tazminat alacağının doğmayacağı, Netice itibariyle,
Davaya konu videoların.... anlamında eser niteliğinde olmadığı, dosyada bulunan taraf beyanları ve davacıya ait olan YouTube hesabında bulunan videolar ve alan adlarında bulunan videoların incelenmesi sonucunda, videoların davacı olduğu belirtilen şahıs tarafından soru-cevap, genel bilgilendirme videoları olduğu, herhangi bir çekim tekniği, özel ve teknik işleme vb. özelliğin bulunmadığı, anılan videoların herhangi bir kişi tarafından da bu şekilde çekilebileceği, bir başka anlatımla hususiyetin bulunmadığı, videoların haber kapsamında kullanıldığı yönündeki taraf beyanlarının .... madde kapsamında kalmayacağı, davacının haksız rekabet hükümlerine göre de tazminat talebinde bulunmadığı anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Davanın reddine, Peşin alınan 358,63.-TL harçtan alınması gereken 80,70.-TL harcın mahsubu ile kalanın istek halinde davacıya iade edilmesine,
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat için hesap edilen takdiren 1.000,00.-TL nispi, reddedilen manevi tazminat için hesap edilen takdiren 15.000,00.-TL maktu ve reddedilen diğer maddi istemler için hesap edilen takdiren 15.000,00.-TL maktu olmak üzere üç ayrı vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.01.12.2022 Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır