Esas No
E. 2021/260
Karar No
K. 2021/260
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
T. C. ANKARA 4.

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/260 Esas - 2022/214

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"

ANKARA

4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR

HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO: 2021/260 Esas
KARAR NO: 2022/214

HAKİM ....

KATİP ...

DAVACI ...

VEKİLİ...

DAVALI ..

VEKİLİ ....

DAVALI: ....
DAVA: Marka 2021-M-5347 Sayılı YİDK İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 09/09/2021
KARAR TARİHİ: 12/09/2022 Yazım Tarihi:12/10/2022

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının 1961 yılından bu yana faaliyet gösterdiği gıda sektöründe birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü haline geldiğini, davacının ....” ibarelerini ilk olarak 1978 yılında marka olarak tescil ettirdiğini ve bu markalar üzerinde büyük yatırımlar yaparak tescilli marka sayısını arttırdığını, seri marka oluşturduğunu, davacının...."li markalarının zayıf/tanımlayıcı marka olarak kabul edilebilmesinin yerleşik içtihatlar çerçevesinde mümkün olmadığını, zira davacının “.... markasına uzun yıllardır piyasada olması sebebiyle belli bir ayırt edicilik ve tanınmışlık kazandırmış olduğunu, bu hususun kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla da birçok defa hüküm altına alınmış olduğunu, davalının dava konusu markası .... ibaresini ihtiva ettiğinden davacının tescilli ve tanınmış ....'"li markalarıyla iltibas yaratma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, taraf markalarının aynı/benzer/türdeş mal ve hizmetlerde kullanılacağını, taraf markaları gıda ürünlerinde kullanılacağından ve bu ürünleri satın alanların çocuklar olduğu gerçeği gözetildiğinde ürünlerin/markaların karıştırılma ihtimalinin çok yükseldiğini, dava dışı üçüncü kişilere ait “....” ibareli marka tescil başvurularının konu edildiği bazı davalarda somut uyuşmazlığa uygulanabilecek emsal nitelikte kararlar verildiğini, zaten de ....” markalarının davacı ile özdeşleştiğini, davacının bu ibare üzerinde inhisari hakkının doğduğunu, buna dair emsal yargı kararları olduğunu ve Buna benzer markaların farklı tür mal ve hizmetler için dahi tescil edilemeyeceğinin muhtelif mahkeme kararları ile hükme bağlandığını, davalı ....'in markaların bütüncül algılanması gerektiği kuralını yanlış yorumladığını, dava konusu edilen .... kararında, ....” markalarının tanınmışlığının ve markalar arasındaki iltibas değerlendirmesinde vasat tüketicinin bakış açısının ve ürünlerin alımı esnasında ayrılan zamanın kısalığının dikkate alınmadığını iddia ederek, ....sayılı kararının bütünüyle iptalini ve ...sayılı markanın tescil edilmiş olması tümden hükümsüz kılınmasını ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı şahsa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap vermediği anlaşılmıştır. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın .... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/4-5 maddelerine göre markalarının yurt içi ve yurt dışı tanınmışlığı iddiasının davalı başvurusuna ve alınan .... kararına etki edip etmeyeceği....in 2021-... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ...kararının 19/07/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 09/09/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. .... sayılı kararında; ".... başvuru numaralı "vitamek çocuklar için gelişim ekmeği" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki.... kararına karşı, başvurunun.... sayılı — "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve tanınmışlık ( T/02202) gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ........Buradan hareketle, itiraz sahibi yukarıda sayılan durumların, olayların olağan akışı içinde öngörülebilir olması bakımından gerçekleşmesi muhtemel olduğunu ortaya koymak durumundadır. Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar, farklı şekli ve kelime unsurlarını kapsamaları nedeniyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından iş bu itirazın da reddi gerekmiştir. Ayrıca, muterizin md. 6/4 ve md. 6/4- gerekçeli itirazı, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ; Paris sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;

Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.

Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... .. ...

30.Sınıf.

30.Sınıf ... 29,30.Sınıf

Bilirkişi heyetinden alınan 18.07.2022 tarihli raporda ÖZETLE; " 1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle birbirleriyle benzer olmadığı,

2.Davacının muhtelif markaları hasebiyle, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen ve tüm emtialar açısından, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği,

3.(1) nolu bentte yer alan sebeplerden dolayı, (2) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunmadığı,

4.Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı,

5.Dava konusu edilen 16.07.2021 tarihli ve.... Kararının, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olduğu,

6.Davacının hükümsüzlük isteminin, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı, " şeklinde ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE

Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının .... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;

İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının .... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının... " ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek .... H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,

4.AAÜT uyarınca 15.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Türk Patent Kurumuna verilmesine,

5.Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,

Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 12/09/2022 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog