Esas No
E. 2021/295
Karar No
K. 2021/295
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YEREL HUKUK MAHKEMESI

Yerel Hukuk Mahkemesi

E. 2021/295 K. 2021/295 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yerel Hukuk Mahkemesi, E. 2021/295, K. 2021/295, T. 19.09.2022
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yerel Hukuk Mahkemesi
Esas No
2021/295
Karar No
2021/295
Karar Tarihi
19.09.2022
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan
T. C. ANKARA 4.

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/295 Esas - 2022/234

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"

ANKARA

4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR

HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO: 2021/295 Esas
KARAR NO: 2022/234

KATİP...

DAVACI ...

VEKİLİ: Av....
DAVALI: 1-..
VEKİLLERİ: Av. ...

DAVALILAR ...

VEKİLİ: Av...
DAVA: Marka 2021-M-4775 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 22/10/2021
KARAR TARİHİ: 19/09/2022 Yazım Tarihi:19/10/2022

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının 1989 tarihinde .... bünyesinde, kültür, sanat ve turizm hizmetleri sunmak üzere kurulmuş ticari bir işletme olduğunu, davacının ticaret unvanında ve www.kultur.istanbul alan adında da geçen “...” ibaresini ihtiva eden tescilli markalarıyla seri marka yaratmış ve ....” ibaresine markasal hüviyette ayırt edicilik kazandırmış olduğunu, dava konusu edilen markanın tescil edilmek üzere ilanına davacının .... nezdinde dosyalamış olduğu itirazların ilk önce .... tarafından kısmen kabulüne karar verildiğini, bu karara hem davacı hem de davalıların itiraz etmesi üzerine ....'nın davalıların itirazını kabul ve davacının itirazını reddederek markanın bütünüyle tesciline karar verdiğini, halbuki bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira dava konusu edilen marka ile davacının tescilli markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, karşılaştırılan markaların hepsinde....” ibaresinin esas unsur olduğunu, dava konusu edilen markada “....” ibaresi dışında geçen tek unsur olan “şirketler grubu” ibaresinin ticaret alanında herkesin kullanımına açık olan bir ibare olduğunu ve aralarındaki irtibattan ötürü birden fazla şirketin oluşturduğu bir üst kimliği tanımladığını, dolayısıyla dava konusu edilen işarette markasal hüviyette ayırt ediciliği en yüksek unsurun ....” ibaresi olduğunu, ayrıca dava konusu edilen markanın davacının tescilli markaları ile aynı veya benzer emtialar yönünden tescili başvurusunun yapıldığını, dolayısıyla karşılaştırılan markaların karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, davalıların bu markayı kullanması halinde davacının markalarının tanınmışlığından kaynaklı olarak ekstra bir avantaj sağlayacağını, davacının seri markalarının bir tanesi şeklinde algılanacağından halkı yanıltabileceğini, zira davacının gerek bilinirliği gerekse kuruluş amacı nedeniyle iş hacmi olarak davalılardan büyük olduğunu iddia ederek, .... sayılı kararının iptalini ve davalıların 2019/86228 sayılı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalılar Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalıların ve kardeş kuruluşlarının 1932 yılından bu yana “... ibaresini başta eğitim hizmetleri olmak üzere pek çok farklı sektörlerde markasal hüviyette kullanageldiklerini, ...”lü markaların davalılar adına 45 emtia sınıfının tamamında zaten tescilli olduğunu, nitekim .... nezdinde davalı firma adına tescilli 48 adet, davalı üniversite adına da tescilli 60 adet “....”lü marka bulunduğunu, davalıların tescilli/tescilsiz marka kullanımları neticesinde “....” ibaresinin davalılar ve kardeş kuruluşları ile özdeşleştiğini, nitekim....” markasının eğitim-öğretim hizmetleri alanında gerçek ve üstün hak sahibinin davalı ....” olduğunun kesinleşmiş mahkeme,... kararlarıyla sabit olduğunu, zaten de davalıların ve kardeş kuruluşlarının faaliyetlerinin davacıdan çok önceki tarihlerde başladığını, ayrıca davacının itirazlarına/davasına mesnet aldığı markalarını tescilli oldukları tüm emtialarda kullanmadığını, bu yüzden de davalıların huzurdaki davada davacının markaları Aleyhine kullanmama def' ileri sürüyor olduğunu, davalıların .... nezdinde de ileri sürdüğü bu defi karşısında davacının markalarını kullandığına dair herhangi bir delil sunamadığını, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan da benzemediğini, zira karşılaştırılan markaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini, davacının davalıların marka tescillerine uzun süre ses çıkarmamışken huzurdaki davaya konu markanın tesciline itiraz ediyor olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira davalıların kazanılmış hak kapsamında “KÜLTÜR'lü seri markalarının devamı niteliğinde olan dava konusu edilen markanın tescilinin reddedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, zaten de davalıların eğitim, kültür, sanat, spor, eğlence, organizasyon faaliyetlerinde davacıdan daha yoğun ve ciddi çalışmalarının olduğunu, sonuç olarak da davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur.

MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; daval..... ile ..... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın markalarını tanınmışlığı, ticaret unvanı sınai hak iddiaları açısından SMK 6/5, 6/6 maddeleri açısından davalı tarafın marka başvurusuna ve alınan ....kararına etki edip etmeyeceği, .... sayılı .... kararının iptalinin, davalı tarafa ait markanın da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, davalı taraf iddiasına göre ... aşamasında ileri sürdüğü 3 ayrı marka açısından kullanmama defi talebinin, dava dilekçesinde belirtilen hükümsüzlük talebi açısından da mesnet 10 ayrı marka açısından kullanmama defi talebinin de geçerli olup olmadığı, davalı tarafın başvuru markası açısından önceye dayalı kullanım, gerçek hak sahipliği, müktesep hak iddiasının başvuru sürecine etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır. .... kararının 23/08/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 22/10/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. .... sayılı kararında;.... başvuru numaralı "kültür şirketler grubu" ibareli başvurunun ... tarafından yapılan yayına itiraz üzerine, anılan şirket adına tescilli bulunan .... sayılı markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki markalar dairesi başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmı ret kararının kaldırılması talebiyle müşterek başvuru sahipleri....sayılar ile kayıtlı dilekçelerle kuruma sunulan karara itirazlar incelenmiştir. ..................Belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, çekişme konusu markaların "kültür" ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, markalarda ortak olarak yer alan "kültür" ibaresinin anlamı ve yaygın kullanımı itibariyle tek başına markasal ayırt edici niteliği bulunmayan veya ayırt edici niteliği çok düşük bir ibare olması, dolayısıyla, markaların...." ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar bakımından herhangi bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, sadece ...." ibaresinin ortak olmasının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, diğer unsurlar yönünden arasındaki belirgin farklılıkların somut olayda karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu görüşüne varılmıştır. Dolayısıyla markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, aksi ....... kararı yerinde görülmemiş ve başvuru sahipleri tarafından yapılan itirazların kabulü gerekmiştir. .... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına ...... tarafından yapılan itirazın kısmen reddi yönündeki .... Başkanlığı kararına karşı, anılan yayına itiraz sahibi şirket tarafından başvurunu.... sayılı "1453'ten 2023'e .... kültür ve sanat dergisi", ....,.... ...." ibareli markalarla karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. İtiraz gerekçlerinden.... sayılı markanın hükümden düşmüş durumda olduğu; .... sayılı markaların ise kullanım ispatı talebine konu olmasına rağmen kullanımın ispatına yönelik herhangi bir delil sunulmamış olduğu tespit edildiğinden belirtilen markalara dayalı itirazlar kabul edilmemiştir. SMK m. 6(1) kapsamında itiraz, diğer itiraz gerekçesi markalar bakımından incelenmiştir. Belirtilen genel ilkeler çerçevesinde yapılan incelemede, çekişme konusu markaların ...." ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, markalarda ortak yer alan "...." ibaresinin anlamı ve yaygın kullanımı itibariyle tek başına markasal ayırt edici niteliği çok düşük bir ibare olması, dolayısıyla, markaların "kültür" ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar bakımından herhangi bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, sadece "kültür" ibaresinin ortak olmasının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, diğer unsurlar arasındaki belirgin farklılıkların somut olayla karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu görüşüne varılmıştır. Dolayısıyla, markalar arasındaki 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kötü niyet/haksız rekabet iddiası da somut dayanaktan yoksun olduğundan haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ,...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.",

Madde 19/2 " 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından ....’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. ", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;

Toplumda (.... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.

Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.

SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak,... kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.

Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.

Bilirkişi heyetinden alınan 02.08.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzer olmadığı,

2.Taraf markalarında ortak olan .... ibaresinin markasal hüviyette soyut/somut ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu ve davacının da bu ibareyi ihtiva eden markalarına, yoğun ve ciddi bir kullanım sonucu korunması gereken ekonomik bir değer kattığını ispat eden nitelikte/nicelikte/içerikte delili dava/marka işlem dosyasına sunmamış olduğu,

3.Dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen emtialardan 14, 16, 19, 20, 21, 28, 35, 41 ve 42. Sınıflara girenler açısından somut uyuşmazlıkta, emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, diğer emtialar açısından ise gerçekleşmediği,

4.(3) nolu bentteki tespite konu emtiaların hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bunları satın alırken düşük olmadığı,

5.(1), (2) ve (4) nolu bentlerde yer alan sebeplerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı,

6.Davacının “tanınmışlık” ve “ticaret unvanından kaynaklanan hak” iddialarının dava konusu edilen markanın tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı,

7.Davalıların “gerçek hak sahipliği” iddialarının dava konusu edilen markanın tesciline bir etkisi olamayacağı,

8.Davalıların önceki tarihlerde tescil edilmiş markalarından.... sayılı marka özelinde, korunması gereken müktesep (kazanılmış) bir haklarının bulunduğu,

9.Dava konusu edilen 19.08.2021 tarihli ve .... Kararının, yukarıda yer verilen değerlendirmeler ile uyumlu olduğu,

10.Davacının hükümsüzlük talebinin, yukarıda yer verilen değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı," şeklinde ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE

Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; "Kültür" ibaresinin tek başına markasal ayırt edici niteliği bulunmaması yanında ayırt edici niteliğinin de çok düşük olması karşısında ve markanın bütünselliği de gözetilerek davalının ...." ibareli marka başvurusu ile davacının içinde Kültür ibaresi geçen itiraz mesnedi tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;

İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının ... ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının içinde Kültür ibaresi geçen itiraz mesnedi tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının davacının içinde Kültür ibaresi geçen itiraz mesnedi tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının " ..... GRUBU" ibareli başvuru markalı malı/hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;

Davacı tarafın " ...." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Tüm bu sebeplerle bilirkişi heyet raporu da benimsenerek davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,4 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,

3.AAÜT uyarınca 15,000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit şekilde verilmesine,

4.Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.19/09/2022 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog