T. C. ANKARA 4.
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/297 Esas - 2022/210
T.C. ''TÜRK MİLLETİ ADINA''
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
DAVACI ...
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ... markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, dava konusu .... kodlu .... ...markasının ilanına itiraz yapıldığını bu itirazın... tarafından red edildiğini,... markalarının her ikisinin de ... ibaresi ile başladığını, müvekkilinin.. markasının tanınmış olduğunu ve 2016 yılından beri kullanıldığını markalar arasındaki tek farkın son hecesindeki olduğunu, ... hecesinin markalar arasında yeterli düzeyde ayırıcı etki yaratmadığını, markalarda yer alan .. ....ibaresinin sıvı cam anlamına geldiğini, faaliyet alanını belirten genel ifade olduğunu, markanın asli unsurunun... olduğunu, markaların 17. Sınıfta yer alan emtialar da tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında ekonomik bir bağ olduğu yönünde yanıltıcı olacağını, tüketici üzerinde sağladığı tanınmışlık, güven ve itibarı kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, ... nezdinde tescilli olan ....markalarının müvekkiline ait olduğunu belirterek 23.08.2021 tarih ve.... sayılı kararının iptaline, ... kodlu .... markanın 17. Sınıfta tescil edilmişse hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili beyanında ÖZETLE: Müvekkilinin kimyevi madde, kimyevi boya, inşaat, ambalaj, plastik ve kauçuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin inşaat sektörüne yönelik olduğunu, bu nedenle karıştırılma ihtimalinin tüketicilerin belli uzmanlık alanları olduğunu, markaları ayırt ederken daha dikkatli ve özenli olacaklarını, markaların karıştırılmayacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ....; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın kurum nezdinde ileri sürdüğü mesnet markalar arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı,....sayılı .... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; HÜKÜMSÜZLÜK İSTEMİ YÖNÜNDEN; davacı tarafın mesnet markaları ile davalı firmanın ...sayılı başvuru markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddialarının SMK 25. Maddesi kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğünü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ....kararının 24/08/2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ....Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 25/10/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. .. sayılı kararında; '.... başvuru numaralı ''isobond liquid glass'' ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ....kararına karşı, başvurunun .. sayılı ''isonem şekil'', ''isonem hybrid'', ''isonem thermal paint'', ''isonem anti molotof'',''ısonem mspolymer şekil'' ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK 'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. ...........
Kurul'da ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farlı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK 'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/ hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/ hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen karaların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. Karar: İtirazın reddedilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ....’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü, Medeni Kanun 2.nci maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir.
Tanınmış marka kavramı Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları .... ...
17.Sınıf 01,17,35. Sınıf .... 02,17. Sınıf ...
17.Sınıf .... 02,17. Sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 13.06.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1. Davalıya ait......” ibareli marka ile davaya mesnet gösterilen davacının ... sayılı ...sayılı ......... markaları arasında görsel, işitsel anlamda benzer olduğu, bununla birlikte taraf markaların mallarının da birebir aynı olması nedeniyle 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşacağı bu anlamda dava konusu... kararının yerinde olmadığı
2.HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN;
a)Taraf markalar arasında görsel, işitsel anlamda benzer olduğu, bununla birlikte taraf markaların mallarının da birebir aynı olması nedeniyle SMK m. 6/1 anlamında iltibas ihtimali ve SMK m. 25 uyarınca hükümsüzlük nedeni BULUNDUĞU,
b)Davacının....markasının dava konusu emtialar bakımından tanınmış marka olmadıg ından SMK m. 6/5 maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmediği,
c)Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı konusundaki nihai takdirin Sayın Mahkemenin değerlendirmesinde olduğu," şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin ek rapor, davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki veya hükümsüzlüğe konu olan işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "...." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ".... " ibareli tescilli markaları arasında emtia benzerliği oluşsa da; biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak özellikle markanın bütünselliği ilkesi de gözetilerek ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının .... ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ".... ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının " ..." ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; (aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle yukarıdaki gerekçe ile iştirak edilmediği) ; Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Dava konusu marka açısından kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,4 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3.AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,
4.Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.07/09/2022 Katip... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır