GEREKÇELİ KARARIN
İş bu dava, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2022 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılarak gelmiş olduğundan dosya ele alınarak resen yenilenerek esas defterine kaydı yapıldı. Yapılan açık yargılaması neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İSTEM
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 05/12/2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. (“Müvekkil Şirket”), önceki adıyla ..., 30 yıl önce eczanelere hizmet vermek üzere kurulmuş olup, Türkiye'nin en büyük toptan ilaç satış ve dağıtımı yapan şirketlerinden biridir. Müvekkil Şirket tüm Türkiye genelindeki eczanelere satış yapan ticari anlamda ülke ekonomisi katkıda bulunan büyük bir firmadır. Türkiye genelindeki 67 dağıtım noktasından, yaklaşık 16.500 müşteriye hizmet vermekte olup, yerel pazardaki 30 yıllık deneyimi ile Türkiye'nin önde gelen ilaç, medikal, sağlık ve güzellik ürünleri dağıtıcısıdır. Müvekkil Şirket’in 67 dağıtım noktasından biri olan ve “... Mah. ... Sok. No: 4 Ortahisar/Trabzon” adresinde yer alan Müvekkil Şirket Trabzon Şubesi ile Davalı'nın inşaatını üstlenmiş olduğu Durupark Sitesi arasında bulunan istinat duvarının çökme tehlikesi altına girdiği Müvekkil Şirket tarafından tespit edilmiş ve Müvekkil Şirket tarafından yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucunda, yaşanan çökme tehlikesinin sebebinin, site inşaatı sürecinde Davalı tarafından yüksek kot farkı yaratılması olduğu ve bu yüksek kot farkı sonucunda yaşanan toprak hareketlikleriyle birlikte mevcut istinat duvarının çökme tehlikesi altına girdiği ortaya çıkmıştır. Yaşanan bu çökme tehlikesine önlem olarak Müvekkil Şirket tarafından, can ve mal kaybı yaşanmaması adına, ... Site Yönetimi’ne gereken tüm uyarı ve bilgilendirmeler yapılmıştır. Yapılan bilgilendirmelerin yanı sıra, Müvekkil Şirket’in söz konusu çökme tehlikesi ile ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı ve dolayısıyla Davalı'nın söz konusu tehlikeyi ortadan kaldırma gerekliliğine ilişkin Beşiktaş 19. Noterliği ... yevmiye numaralı 08.08.2018 tarihli ihtarname gönderilmişse de çökme tehlikesi altında bulunan bölge, Müvekkil Şirket çalışanları, Site sakinleri ve çevredeki yayalar için büyük bir risk teşkil etmekte olduğundan ihtarnamenin tebliği beklenmeden tarafımızca Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi ...
D. İş numarasıyla delil tespitine ilişkin dava ikame edilmiştir.
Tarafımızca açılan işbu delil tespiti davası kapsamında Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından mahallinde keşif yapılması ve dosyanın keşif ile birlikte bilirkişiye tevdi edilmesi yönünde karar verilmiştir. Verilen bu karar üzerine bilirkişilerce mahallinde keşif yapılmış ve keşfe istinaden hazırlanan rapor 28.08.2018 tarihinde dosyasına sunulmuştur. Haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli İTİRAZIN İPTALİ ile TAKİBİN DEVAMINA, İtirazın kötü niyetli olması ve takibin durmuş olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA hükmolunmasına, Fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ekinde delillerini ibraz etmiştir. Duruşmalara katılan davacı vekili dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 25/12/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ki iddialar doğru olmadığı gibi hukuka da uygun değildir. müvekkil şirket tarafından davalı şirkete keşide edilen ve ekte bir örneğini sunduğumuz trabzon 3. noterliğinin 05.09.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ve yine aynı noterlik 01.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinde de beyan edildiği üzere dava konusu olay dolayısı ile müvekkil şirketin hiç bir kusuru bulunmamaktadır. müvekkil şirket Trabzon belediyesinden onaylanmış proje kodlarına uygun olarak ve belediye tarafından 15.07.2016 tarihinde yapılan tespit ile de belgelendirildiği üzere her şey projeye uygun ve eksiksiz yapılmış olması nedeni ile; müvekkil şirket yapı kullanma belgesi almak suretiyle tüm imalatlarını projesine uygun olarak yapmıştır. davalı şirket kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle meydana gelen hasar bedelini müvekkil şirketten talep etmektedir. dava dilekçesine dayanak yapılan tespit bilirkişi raporu tek taraflı yapılmış olması nedeni ile hiç bir hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. bu tespit bilirkişi raporunda iddia edilen hasarın miktarı ve bedeli hesaplanmadığı halde davacı taraf tek taraflı kestiği faturaya istinaden hukuka aykırı olarak müvekkil şirket aleyhinde takip başlatmış ve dava açmıştır. Bu nedenlerle açıkça hukuka aykırı davanın reddine, haksız icra takibi nedeni ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı taraftan alınarak müvekkil şirket ödenmesine mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: Trabzon Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün cevabi yazıları ile mahkememizce istenilen bilgi ve belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır. Trabzon İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası iş bu mahkememiz dosyası içerisine celb edilerek incelenmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 17/01/2019 havale tarihli dilekçesi ile cevaba cevaplarını ibraz etmiştir.
Bilirkişiler İnşaat Mühendisi ... ve SMMM ... tarafından tanzim edilen 27/12/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yoldan kot alan parsellerde; % 15 ’ten daha az eğimli bir yola cephesi bulunan parsellerin yol cephesinde, parsel sınırı ile bina cephesi arasında kalan tasımlar komşu parsel sınırına kadar yol eğimine göre kaldırım seviyesinde tesviye edilir. % I5'ten fazla eğimli bir yola cephesi bulunan parsellerde, parsel stmrt ile bina cephesi arasında kalan kısım, yaya kaldırımı ile uyumlu olmak ve kademeler arasında en çok 0.15 metre kot farkı olmak üzere tesviye edilir. Bina yol cephe hatları ile yollar arasında kalan bahçeler yola doğru en fazla % 2 meyil verilerek tesviye edilir. Köşe başı parsellerin yol cepheleri bina cephe hattı boyunca, komşu parsel sınırına kadar yaya kaldırımı eğimince tesviye edilir Maddesine uygun şekilde davacı ...
DEPOSU A.Ş.'nin bahçe tesviyesinin yapılması gerekirken, bu maddeye aykırı olarak yerinde yapılan ölçümde davacı ...
DEPOSU A.Ş.' nin dava konusu duvar tarafındaki bahçe kotunun yol kotundan 3580m yüksekte olduğu tespit edilmiştir. Davacı ... DEPOSU AŞ.'nin imar yönetmeliği 19.madde hükümlerin uymadığı ve dava konusu duvar tarafında 3,8m dolgu yaptığı, bu dolgu nedeni ile de parsel sınırına 1. duvarı inşaa ettiği tespit edilmiştir. Davacı ... DEPOSU AŞ, tarafından Planlı Alanlar imar Yönetmeliği 19. Maddeye uyulmuş olsa idi, site ve ecza deposu arasındaki sınıra bu yükseklikte bir istinat duvarı yapmak zorunda kalmayacaktı ve bu 1. duvarı da sağlama almak için dava konusu 2. duvarın da yapılmasına gerek kalmayacaktı. Tüm bu nedenlerle takdiri mahkemenize alt olmak üzere davacı ... DEPOSU A.Ş. tarafından Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği 16. Maddesine uyulmaması nedeni ile iki parsel arasında yüksek kot farkı oluştuğu, davacı tarafından yönetmeliğe uygun bahçe tesviyesi yapılmış olsa idi dava konusu duvarın yapımına gerek kalmayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 21/01/2020 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını ibraz etmiştir.
Aynı bilirkişiler tarafından tanzim edilen 27/03/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; İlk raporumuzda da detaylı açıkladığımız üzere “Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği “Madde 16: (1) Yoldan kot alan parsellerde; a) % 15’ten daha az eğimli bir yola cephesi bulunan parsellerin yol cephesinde, parsel sınırı ile bina cephesi arasında kalan kısımlar komşu parsel sınırına kadar yol eğimine göre kaldırım seviyesinde tesviye edilir. b) % 15'ten fazla eğimli bir yola cephesi bulunan parsellerde, parsel sınırı ile bina cephesi arasında kalan kısım, yaya kaldırımı ile uyumlu olmak ve kademeler arasında en çok 0.15 metre kot farkı olmak üzere tesviye edilir.” hükmüne davacı ... DEPOSU A.Ş. tarafından uyulmamış olduğu ilk raporumuzdaki resimde de açıkça görülmektedir.
Davacı tarafından yönetmelikteki ön bahçe tesviyesine uygun imalat yapılmadığından yol ile ön bahçe duvarı üst kotu arasında 3,8 m fark vardır. Bu fark nedeni ile davacı yan bahçe duvarını da aynı seviyede yükseltmek zorunda kalmış ve dava konusu sorunlara sebep olan kot farkı oluşmuştur. Bir yapının yan parseldeki yapıdan önce yapılmış olması parsel sahibine Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği Maddelerine aykırı imalat yapabilme hakkı vermemektedir. Heyetimizce ilgili Belediyesinde yapılan detaylı incelemede söz konusu site inşaatının projesine uygun olarak imal edildiği tespit edilmiştir.
Davacı vekilince yapılan itirazlara katılmamaktayız diyerek İlk raporda belirtmiş oldukları kanaatlerini yinelediklerini bildirmişlerdir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu 03/03/2020 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ibraz etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 26/10/2020 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ibraz etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafından yaptırılan istinat duvarının bedelinin kusurlu olduğundan bahisle davalı taraftan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece çözümlenmesi gereken ihtilaf; yaptırılan istinat duvarının bedelinden kimin sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Bunun için mahkemece öncelikle dosyaya tüm deliller getirtilmiş, taraflardan ticari defterlerini sunmaları istenilmiş olup dava konusu duvarı tetkik için mahkemece alanında uzman 1 inşaat mühendisi, 1 fen bilir bilirkişisi ve 1 mali müşavir bilirkişi refakatince keşif icra edilmiştir. Keşif esnasında mahkemece tarafların tanıkları dinlenilmiş olup tanıklar apartman sakinleri ve davacı şirket çalışanlarıdır. Keşif sonra bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda; Ortahisar Belediyesinde resen yapılan incelemede davalı tarafından yapılan site inşaatının onaylı projesinde davacının parseli ile sınır olan kısımda istinat duvarı bulunmadığı tespit edildiği, yapılan ölçümde davacı şirketin dava konusu duvar tarafındaki bahçe kotunun bahçe tesviyesine uygun şekilde yapılması gerekirken Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 16. Maddesine aykırı şekilde bahçe kotunun yol kotundan 3,80 mt yüksekte olduğunun tespit edildiği, yani dava konusu duvar tarafında davacı şirketin 3,80 mt dolgu yaptığı, bu dolgu nedeni ile parsel sınırına 1. Duvarı inşaa ettiği, eğer davacı şirket Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 16. Maddesine aykırı hareket etmiş olmasa idi bu yükseklikte bir istinat duvarı yapmayacak ve bu duvarı sağlama almak için de dava konusu 2. Duvarı yaptırmak zorunda kalmayacak olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilinin rapora itirazları üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, ek raporda; ilk raporda belirtmiş oldukları kanaatlerinin değişmediğini bildirmişlerdir. İşbu rapor uyarınca, davacı tarafından davaya konu edilen ve bedelinin davalıdan tahsili istenen duvarın yapılma sebebinin yine davacı şirketin Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 16. Maddesine aykırı hareketi sonucunda meydana geldiği diğer bir deyişle davacı şirket en başta parsel sınırına ilk duvarı yapmasaydı zaten çökme tehlikesi yaşanmayacak dolayısıyla dava konusu 2. Duvarın yapılması da söz konusu olmayacaktı. Açıklanan nedenlerle, dava konusu duvarın yapılmasında davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığı kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 19/10/2021 havale tarihli dilekçesi ile mahkememiz gerekçeli kararını istinaf etmiştir.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2022 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında özetle; “…Dava, tazminat istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Davacının, istinat duvarı sebebiyle yaptığı masrafı davalı taşınmazın malikinden (komşudan) değil de siteyi inşa eden şirketten talep ettiği dikkate alındığında davanın TMK'nın 730 vd hükümlerinde düzenlenen kusursuz sorumluluk temelli olmayıp,
TBK'nın 49 vd hükümlerine göre haksız fiile dayalı olduğu anlaşılmıştır. Davanın temeli haksız fiil olduğundan davacının davalının kusurunu ispatlaması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları incelendiğinde; davacının ilk istinat duvarını inşa ederken Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'ne göre tesviye işlemlerini usulüne uygun yapmadığı, zararın bundan kaynaklandığı belirtilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda davalının istinat duvarı yapması gerekip gerekmediği, davalı tarafından yapılan kazı ve inşaat işlerinin mevzuata ve fen kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı, davalının yaptığı inşaatın mevzuat ve fen kurallarına aykırı yapıldığı iddiasına dayandığı halde mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılması gereken; davalı taşınmaza ilişkin projelerin getirtilip, bir inşaat mühendisi, bir jeoloji mühendisi ve bir mimardan oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti eşliğinde keşif yapılıp, dava konusu ilk istinaf duvarının usulüne uygun inşa edilip edilmediği, meydana gelen kayma ve çatlakların neden kaynaklandığı, davalının inşaatını projesine uygun yapıp yapmadığı, davalının inşaat yapımı esnasında dava konusu zararın oluşmasına sebep olabilecek bir işleminin bulunup bulunmadığının mevzuat ve fen kuralları kapsamında değerlendirilerek rapor düzenlenmesini sağlayıp neticesine göre bir karar vermekten ibarettir. Yapılan değerlendirmeler neticesinde ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esasına etkili delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir…” bahisleriyle,
Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/09/2021 tarih ve 2018/662 Esas, 2021/381 Karar sayılı ilamının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA karar verildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce mahallinde kararlaştırılan keşfin yapıldığı, bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından tanzim edilen 13/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının, davalı ile olan sınırına yaptırdığı ilk istinat duvarının, yönetmelikte açıklandığı şekliye mühendislik hesaplarına uygun projesinin hazırlanması gerektiği ve yanal yüzey alanı üzerinden ruhsat alması gerektiği halde dosya içeriği belgelere göre projesinin hazırlanmadığı ve ruhsat alınmadığı, yerinde yapılmış haliyle yine yönetmelikte açıklandığı şekliyle doğu ve batı yönündeki ön bahçe tesviyelerinin mevzuata uygun yapılmadığı ve bu nedenle 69m boyundaki istinat duvarının ön bahçelerde kalan 20.2m sinin mevzuata aykırı olarak 2.5m ila 3.5m daha yüksek yapılmış olduğu, yan cephesinde kalan 48.8m boyunda olan kısmının ise mevzuata uygun olduğu, yine yerinde yapılmış haliyle duvarın güney kısmına dolgu yapılmak sureti ile taşıttırılan yükün artırıldığı, duvar arkasındaki dolgu zeminde biriken suların bu alandan drene edilebilmesi için duvar üzerine barbakan delikleri koyulmadığı, duvar arkasında biriken sularında istinat duvarı için ayrı bir yük oluşturduğu ve yapılması gerekenin istinat duvarının temelinin ana kayaya indirilerek sağlam zeminden başlanarak gerekli şev açısı ve palye oranı ile şevin yatay ve düşey güvenli yüksekliği belirlendikten sonra mühendislik hesaplarına göre hazırlanmış projesine göre yapılaşmaya gidilmesi olduğu, Davalı ... ada 1 parselin, davacı ... ada 2 parsel komşuluğunda olan ve bahçe mesafeleri ile birlikte B blok hizasına gelecek şekilde yaklaşık 43m uzunluğunda olan, projesine ve mevzuata uygun olarak yan bahçesinin 0.7m kazılarak tesviye edilmesinden kaynaklı ve projesinde gösterilen yaklaşık 1.2m yüksekliğindeki duvarın, temin edilen belgelere göre yönetmelikte açıklandığı şekliyle mühendislik esaslarına göre projesinin hazırlanmadığı ve yerinde de inşasının yapılmadığı, Projesine göre C Bloğun, davacı ... ada 2 parsel tarafındaki yan bahçesinin tesviye kotunun 128.50 olduğu, yerinde ise yan bahçenin projesine aykırı olarak doğal zemin kazılarak ve -1.85m daha düşük olacak şekilde 126.65 kotuna göre tesviye edildiği, yaklaşık 25m uzunluğundaki yan bahçenin projesine aykırı olarak tesviye kotundan -1.85m daha düşük olarak tesviye edilmesinden kaynaklı ortaya çıkan yükseklik için yerinde davalı tarafından yapılmış bir duvar da olmadığı, Davacı parsel içerisinde ve istinat duvarında oluşan çatlakların, davacının ilk istinat duvarını, mevzuata aykırı şekilde, mühendislik hesaplarına göre yapılmış projesi ve ruhsatı olmadan yapmış olmasından ve davalının ilk yapılmış istinat duvarına paralel yan bahçesinde projesine ve mevzuata aykırı daha fazla kazı yapmak suretiyle tesviye etmesinden ve projesinde gösterilen duvarı yerinde yapmamasından kaynaklandığı, Davalının inşaat temel kazısına başlamadan önce bu alanda duyarlılığın bozulmasını önlemek için kendi alanına eski istinat duvarına paralel projeli bir istinat duvarını yapması ve temel kazısını bundan sonra uygulaması gerekirken bu önlemi almadığı,
Davalı tarafından bu işlemler yapılmadığından bu alanda zeminin stabilitesinin bozulduğu, ilk istinat duvarının kuzey topuk kısmına davacı tarafından ikinci bir istinat duvarı yaptırılmak sureti ile ilk duvarın yıkılması ve zeminin davalı site bahçesine akmasının ve bu alana zarar vermesinin önlendiği bildirilmiştir. Taraf vekilleri bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz etmişlerdir.
Aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09/06/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Dosyaya sunulan ödeme belgelerinin değerlendirmeye esas alınarak tekrardan bir hesaplama yapılması tarafımızca olanaksızdır. Ancak onaylı proje ve inşaat sırasında kayıt altına alınan tespit tutanakları gibi belgeler, ödemeler ve faturalar yerinde yapılan imalatla örtüştüğü takdirde hesaplamaya esas alınabilecektir. Dosyaya bu şekilde bir bilgi veya belge sunulmadığından davalı tarafından maliyet hesabına yapılan itiraz heyetimizce haklı bir itiraz olarak değerlendirilmemiştir. 25.10.2022 tarihli ek raporumuzda yapılan kabuller sonucunda hesap yapılarak KDV hariç 2018 yılı birim fiyatları ile 2. istinat duvarının toplam maliyetinin 98.810,71 TL'sı olduğu hesaplanmıştır. (Hesaplamalar, yerinde yapılmış istinat duvarına ilişkin dosyasına sunulu onaylı bir projesi olmadığından, temel derinliği 1m, beton sınıfı C30 kabulü ve yerinde gözlemsel tespit edilen donatı miktarı esas alınarak yapılmıştır.) Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının, istinat duvarı sebebiyle yaptığı masrafı davalı site inşa eden şirketten talep ettiği görülmekle ihtilaf TBK'nın 49 vd hükümlerine göre haksız fiile dayalı olduğu anlaşılmakla kaldırma ilamı da dikkate alınarak mahallinde keşif yapılarak, istinat duvarının usulüne uygun inşa edilip edilmediği, meydana gelen kayma ve çatlakların neden kaynaklandığı, davalının inşaatını projesine uygun yapıp yapmadığı, davalının inşaat yapımı esnasında dava konusu zararın oluşmasına sebep olabilecek bir işleminin bulunup bulunmadığı incelenerek kusur araştırması yapılmıştır.
Somut olay kül olarak ele alındığında; davacı parsel içerisinde ve istinat duvarında oluşan çatlakların, davacının ilk istinat duvarını, mevzuata aykırı şekilde, mühendislik hesaplarına göre yapılmış projesi ve ruhsatı olmadan yapmış olmasından ve davalının ilk yapılmış istinat duvarına paralel yan bahçesinde projesine ve mevzuata aykırı daha fazla kazı yapmak suretiyle tesviye etmesinden ve projesinde gösterilen duvarı yerinde yapmamasından kaynaklandığının açıklandığı ve yerinde 2.istinat duvarının yapılmasından gerek davacı ve gerekse davalının eşit derecede sorumlu oldukları bilirkişi raporuyla bildirilmekle, bilirkişi heyeti tarafından, istinat duvarına ilişkin dosyasına sunulu onaylı bir projesi olmadığından, yerinde yapılan gözlem dikkate alınarak 2018 yılı birim fiyatları ile 2. istinat duvarının toplam maliyetinin 98.810,71 TL'sı olduğu hesaplanmıştır. Tarafların eşit kusurlu olduğu dikkate alınarak davalının 49.405,35 TL sorumlu olduğu kanaatine varılarak, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek, Trabzon İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 49.405,35 TL Asıl Alacak, 2.314,69 TL noter masrafı olmak üzere toplam 51.720,04 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu alacağın likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarı açıklanan nedenlerle;
1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davalının Trabzon İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 49.405,35 TL Asıl Alacak, 2.314,69 TL noter masrafı olmak üzere toplam 51.720,04 TL üzerinden takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE.
2.Dava konusu alacağın likit olmayıp miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE.
3.Alınması gereken toplam 3.532,99 TL’nin peşin alınan 5.096,09 TL’den mahsubu ile bakiye 1.563,09 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE.
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE.
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden red edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 37.536,47 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE.
6.Davacı tarafından yapılan toplam 9.777,64 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.694,65 TL'sinin davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE. Bakiye kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA.
7.Davalı tarafından yapılan toplam 2.050,00 TL yargılama giderinden davanın red oranına göre hesaplanan 1.694,69 TL'sinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE. Bakiye kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA.
8.Yatırılan gider ve delil avanslarından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince davacı tarafından iban numarası bildirilmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılarak, iban numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla TARAFLARA İADESİNE. Dair,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2023