44. Hukuk Dairesi

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... numaralı hesabından davalı şirketin ... Bankası ... iban nolu hesabına 15.10.2015 tarihinde borç olarak açıklaması ile 20.000 TL gönderdiğini, yapılan sözlü başvurulara rağmen bu miktar ödenmediğinden icra takibi başlatıldığını, davalının borcu olduğunu bildiğini ve harici görüşmelerde miktarını da kabul ettiği halde sırf işlemleri sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında mevcut borçlu şirketin itirazının iptaline ve takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı borçlunun takip miktarının tamamı üzerinden %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında iddia edildiği şekilde bir borç ilişkisinin bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında arkadaşlık ilişkisi söz konusu olduğunu, işbu güven ilişkisine dayanarak kendisinden 20.000 TL borç para isteyen davacı yana müvekkili tarafından borç verildiğini fakat söz konusu borcun müvekkiline ödenmesinin banka kanalıyla borç olarak açıklaması ile gönderildiğini, davacı tarafından müvekkili hesabına gönderilen paranın borç ilişkisi başlatmak amacıyla değil hali hazırda mevcut olan ve müvekkili tarafından davacı yana ödünç olarak verilen paranın geri ödenmesi olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayısına kayıtlı icra dosyasına vaki ödeme emri müvekkiline tebliğ edilene dek iddia edilen borç ilişkisinden haberi dahi olmadığını, davacı yanın kendisine verilen borcu öder iken haksız menfaat elde etmek amacıyla, kasten borç olarak açıklamasını kullandığını beyan ile haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, haksız ve kötü niyetle yapılan icra takibi ve açılan dava nedeni ile davacı yanın %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; "davacıya banka hesabından yapılmış bir gönderimin olmadığı, davacının davalıya 20.000 TL lık havalesine ilişkin dekont örneği incelendiğinde, davacının beyanını destekler nitelikte olduğu, davalının tacir olduğu, basiretli bir tacir olarak her hangi bir kayda dayanmaksızın davacıya ödünç para vermesinin kendisinden beklenemeyeceği, davalının, davacının dava konusu havaleyi borcuna karşılık yaptığı iddiasının, bunu destekler her hangi bir belge, bilgi veya kayıt sunulmadığından, hayatın olağan akışına da aykırı olduğu, banka havalesi, hukuksal nitelikte bir ödeme vasıtası olup, davacının gönderisini "borç olarak" açıklaması ile yaptığı, böylece ispat yükünün havale ile parayı alan davalıya geçtiği, davalının ise gerekçeli inkar vasfından olan savunmasını destekler nitelikte somut delil sunmadığı, dolayısı ile borçluluk iddiasını ispatlayamadığı ve davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği, bu nedenle takip ile birlikte işlemiş faiz talep etmesinin haklı ve yerinde olmadığı, alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz uygulanmasının gerektiği gerekçeleriyle,davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptaline, takibin 20.000 TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacak miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde alacağın ödünç paradan kaynaklandığını iddia etmiş ise de, davacı yan ile müvekkili arasında iddia edildiği şekilde bir borç ilişkisi bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının iddia ettiği gibi ödünç sözleşmesi söz konusu olsaydı dahi TBK 392 uyarınca borcun geri ödenmesi hususunda belirli bir gün, bildirim süresi veya borcun istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmadığı için 6 hafta geçmedikçe müvekkilinin, geri ödemekle yükümlü olmayacağını, Dava konusu olaya bakıldığında; davacının, takip tarihinden önce davalıya borcun ödenmesi konusunda ihtarda ya da bildirimde bulunmadığını, davalı ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğundan bu tarihten itibaren 6 hafta sonunda borcun muaccel hale geleceğini, bu durumda takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş bir borçtan söz edilmeyeceğini, zamanından önce açılan takip nedeniyle davacının vekalet ücreti, icra harç ve masaraları ile faiz isteminde bulunamayacağını, hal böyle olunca, mahkemece, davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabule yönelik hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olduğunu,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap