13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı ..., ... ve ... şirketleri vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde yetkili yer belirlenip yetki sözleşmesi yapıldığını, buna göre taraflar arasında çıkacak herhangi bir uyuşmazlıkta yetkili yer mahkemesi olarak .... Mahkemelerinin belirlendiğini, yetkisiz yerde açılan bu davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, İş Kanunu 2. Maddesi'nde "Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü amir olup, asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunu gösterdiğini, ayrıca asıl işverenin alt işverene rücu etmesine imkan veren bir kanun maddesi de olmadığını, ayrıca davacının yaptığı ödemeden huzurdaki dava ile haberdar olunmadığın, alacaklının zararını tanzim eden davacı, tarafımıza rücu etmiş ancak herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmadığını, bu durum dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davacının öncelikle bildirimde bulunması hangi ücreti ne için ödediğini bildirmesi gerektiğini, davacının dava dışı işçiye ödemeyi ne için, nasıl, ne miktarda yaptığının bilinmediğini, bunun yanı sıra davalının şirket ve davacı arasında imzalanan sözleşmelerin ya da teknik ve idari şartnamelerin hiç birisinde asıl işverenin işçilik alacakları yönüyle davalının şirkete rücu edebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını, "Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik" gereği kıdem tazminatı ödemelerinin asıl işveren olan kamu kurumu tarafından ödeneceğini ve hizmet tespitine ilişkin usulü gösterdiğini, 6552 sayılı Kanunun gerekçesi "Alt işveren işçilerinin en önemli sorunlarından birinin de kıdem tazminatı konusu olduğu bilindiğini, alt işveren işçilerinin kıdem tazminatına hak kazanması ve hak kazandıkları bu tazminatı alamamasının bir çok nedeni bulunduğunu, öncelikle alt işverenlerin her yıl değişmesi bu şirketlerde çalışan işçilerin bir yıllık çalışma şartının sağlamalarını zorlaştırdıklarını, aynı şeklide kıdem şartını yerine getirse dahi işçilerin kıdem tazminatları bir çok alt işveren tarafından ödenmemekte, herhangi bir uyuşmazlık durumunda ise alt işverene ulaşılamamakta, birlikte sorumluluk esas alınarak ödemenin tümü asıl işverene bırakıldığını, hatta son dönemde işçilerin alt işverene hiç başvurmadan doğrudan asıl işverene dava açma yoluna başvurduğunun görüldüğünü, özellikle kamu sektöründe iş alan alt işverenlerin ihale konusu işin maliyetini hesaplarken kıdem tazminatını bu hesaplamaya dahil edemediği, sözleşme gideri veya genel gider için ayrılan tutarın ise ihale bedelinin yüzde üçü ile sınırlandırıldığı, dolayısıyla kıdem tazminatını ödemek isteyen alt işverenlerin dahi bu ödemeyi yapamadığı, işçilerin dava yoluna başvurmaları halinde ise işçilerin kıdem tazminatlarının faizi ile birlikte asıl işveren kabul edilen kamu tarafından ödenmesine karar verildiğini, 6552 sayılı yasanın gerekçesi ve konuluş amacı dikkate alındığı takdirde bu davanın davalı şirketler yönünden reddi gerektiğini, zira idarenin davalı şirketin ödemediği bir kalemi talep ederek sebepsiz zenginleştiğini, kaldı ki müteselsil borçlulukta her ne kadar alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olsalar da, davacının kusurundan kaynaklanan davalarda davalıya rücu imkanı bulunmadığını, ayrıca .... sayılı kararı ile de kıdem tazminatından asıl işverenin sorumlu olacağı ve alt işverene rücu edemeyeceğinin belirtildiğini, ayrıca alacakların zamanaşımına uğramış olup rücu imkanı bulunmadığını, bildirerek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME - GEREKÇE: Dava, davacının hizmet alım sözleşmelerin istinaden davalılar yanında çalışan dava dışı işçiye işçilik alacaklarından kaynaklı yaptığı ödemelerin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı işçi ...'a ait ... kayıtları, hizmet döküm cetveli, ödeme belgeleri, hizmet alım sözleşmeleri, bilirkişi raporu ile getirtilmesi gerekli tüm evraklar dosyaya celp edilmiştir. Davanın önce .... esasında açıldığı, anılan mahkemenin 25/11/2021 tarih, .... sayılı ilamı ile yetkisizlik kararı vererek talep üzerine dosyayı mahkememize gönderdiği anlaşılmaktadır. Dava dışı işçi ...'ın davacı Kurumun bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanması için Özel Güvenlik Hizmet Alım İşinde alt işveren davalı şirketler bünyesinde 15/08/2005-31/12/2013 tarihleri arasında 2858 gün çalışmış olduğu, dava dışı işçi ...'ın tazminat talepli olarak .... Esas sayılı dosyasında ... Tic, Ltd. Şti. aleyhine işçilik alacakları davası açmış olduğu, .... E. sayılı dosyasında verilen 17.05.2016 tarih ..... sayılı ilamı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilerek, 10.07.2020 tarihinde kararının kesinleştiği, mahkeme ilamı kapsamında .... Esas $ayısı ile toplam 17.115,76 TL tutarlı ilamlı icra takibi başlatıldığı, Davacı kurum tarafından .... Esas sayılı dosyaya 22.06.2020 tarihinde 10.008,97'TL ve 436,74TL Stopaj olmak üzere 10.445,71TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı Kurum ile davalılar arasında yapılan Kurumun bina ve eklentilerinin güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi için ... İşine ait Sözleşme, teknik şartname ve idari şartnamenin incelenmesinde; Sözleşmelerin 22. Maddesinde atıfta bulunulan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 38.maddesinde; yüklenici, çalıştırdığı işçilerin, işin yapılmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatta kabul edilenlerden daha az elverişle olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve en uygun bir bölgedeki iş kolu veya meslekteki aynı tip bir iş için ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır. Yüklenici, varsa alt yüklenicilerinin bu çalışma şartlarına uymalarını sağlamak için gerekli tedbirleri alacaktır dendiği anlaşılmıştır. ... nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Kıdem tazminatı da dahil olmak üzere ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden dolayı sözleşme, genel ve teknik şartname ile ek diğer belgelere göre asıl işveren davacının sorumlu olacağının kararlaştırılmaması halinde davalıların ödenen bu alacağın tamamından kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve eki belgelerinde bu yönde bir hüküm bulunmadığından alt işverenlerin ödenen tazminat ve fer'ilerin tamamından kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşılmaktadır. (bkz. Aynı yönde ... sayılı ve 12/02/2020 tarihli ilamı) Mahkememizce dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmıştır.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap