6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; “ ...No’lu gecekondu önleme bölgesi olarak belirlenen alanın .... Belediyesi tarafından kamulaştırıldığı ve diğer davalı ... Kooperatifi ile aralarında imzalanan 03.09.1990 tarihli protokol ile 1/2500 ölçekli geçici özel paftada gecekondu alanı olarak kamulaştırılan alanın 514.043,14 metrekarelik bölümünün davalı .... Kooperatifine tahsis edildiği, davalı kooperatifin uhdesine geçirdiği bu taşınmazları kendi üyelerine tahsis etmeye başladığı, davacıların, davalı kooperatifin kayıtlı üyeleri oldukları nitekim davalı kooperatifin 1/2500 ölçekli özel pafta da ... ada ... parsel olarak gösterilen taşınmazı 06.12.1996 tarih ve 25 sayılı tahsis kararı ile 1162 no’lu ortak ..., 1163 no’lu ortak ... ve 6774 no ‘lu ortak ... ‘a tahsis ettiği, tahsis belgesinde adı geçen ... ‘ın kooperatif üyeliğini ve tahsis hakkını davacı...’ a devrettiği, davalı kooperatif tarafından davacılara yer tahsisi yapılırken 1/2500 ölçekli özel paftada belirlenen ada, parsel numaralı alanın esas alındığı, bu alana göre hesaplanan arsa katılım bedelinin de davacılar tarafından davalı kooperatife ödenmiş olduğu, davalı kooperatifinde arsa katılım bedelini ... Belediyesine ödedikleri, tahsis sonrasında kooperatifçe hazırlanan projeye göre davacıların arsa üzerindeki inşaatlarını yine kendilerinin yaptığı, tahsis ve inşaatların yapılması aşamasında; Tüm gecekondu önleme bölgesini kapsayacak şekilde davalı .... Belediyesi Başkanlığınca 2000 ve 2004 yıllarında 2 kez , ... Belediye Başkanlığı tarafından 2009 ve 2018 yıllarında iki kez olmak üzere bölgede imar uygulamalarının yapıldığını , adı geçen belediyelerce yapılan 3 İmar uygulamasının İstanbul İdare Mahkemelerinin kararı ile iptal edildiği, .... Belediyesinde yapılan imar uygulamalarına karşı açılan davalarda iptal kararlarının verildiği ancak bu davaların halen derdest olduğu, davalılardan ... Belediyesince yapılan son imar uygulamasında1/2500 ölçekli geçici özel paftada ... ada .. parsel olarak davacılara tahsis edilen taşınmazın ... ada ... ve ... nolu parsellere ayrılarak ... ada ... parselin davacılara, ... ada ... parselin ise davalı .... Kooperatifi adına tescil edildiği, kooperatif tarafından ferdileşme adı altında davalılardan ... ‘e satılarak devir edildiği, davalı ... Belediyesine bu haksızlığın giderilmesi için başvuruda bulunulduğu ancak sonuç alınamadığı, belediyenin, kooperatifin talepleri doğrultusunda uygulamalarda bulunduğu, davalı ... Yapı kooperatifi adı geçen ... Belediyesi ile birlikte hareket ederek davacılara tahsis edilen ve ilk tahsise göre parası ödenen taşınmazı usul ve yasalara aykırı şekilde ikiye ayırarak yeni bir parsel yarattığı ve bunu da 3. Kişi olan davalı ...’e satarak çıkar sağladığı, bu nedenle; Öncelikle davalı ... Kooperatifince, oluşan yeni parselin müvekkiller adına tescil ettirilmesi gerekirken hileli şekilde üye yapılan davalı ...’e satılmasının ve tahsisinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalılardan ... adına düzenlenen tapu kaydının iptali ile hisseleri nispetinde davacılar adına tahsis edilmesini talep ettiklerini, Mahkemece, tescil talebinin kabul görmemesi halinde, son imar uygulamasında müvekkillere tahsisi yapılan eski ... Ada ... Parselden kopartılan yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki bedelinin davalılardan tahsili ile birlikte davacılara ödenmesini,davalı ... adına kayıtlı ... ada .... parsel sayılı taşınmazın 3.kişilere devir ve temlikinin önlemesi için tapu kaydı üzerinde ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, tapu iptal ve tescili davasının kabul görmemesi halinde davaya alacak davası olarak devam edileceği, davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, öncelikle, davanın kabulü ile, ... adına kayıtlı ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 3.kişilere devir ve temlikinin önlemesi için tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, usul ve yasaya aykırı olarak davalı ... adına tahsis ve tescil edilen ... ada .... parsel sayılı taşınmazın ... adına düzenlenen tapu kaydının iptali ile hisseleri nispetinde davacılar adına tapuya tescil edilmesini, tapu iptal ve tescil davasının kabul görmemesi halinde, son imar uygulamasında davacılara tahsisi yapılan eski ... ada .... Parselden ayrılan yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki bedelinin davalılardan tahsili ile birlikte davacılara verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı .... Belediye Başkanlığı Cevap Dilekçesinde ÖZETLE; Davanın kabul edilmediğini, iş bu davanın Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetki alanında olduğu, davacı ile .... Belediyesi arasında yapılan tahsis protokolünün 1992 yılına ait olduğu ve protokolden kaynaklanarak alacak davasının ve tüm diğer taleplerin 10. Yıllık genel alacak zamanaşımı süresi geçtikten sonra ileri sürüldüğü,dava dilekçesinde sarih olarak anlaşılmamakla birlikte haksız iktisap ve sebepsiz zenginleşme iddiası mevcut ise de yine dava konusu alacak kalemleri ve huzurdaki iş bu davanın zamanaşımı ile malül olduğu, davanın ... Belediyesi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, tazminat talebinin .... belediyesine yöneltilemeyeceği, Yakuplu ... ada .... parselde .... Belediye Encümeninin 29.03.2018 tarih ve 198 sayılı kararı doğrultusunda imar uygulaması işlemi yapılmış olup, alansal ve konumsal olarak herhangi bir değişiklik yapılmadığı, ... ada ... parsel olarak tescil edildiği, söz konusu parsel imar uygulaması öncesinde taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu, Yakuplu ... ADA ... no’lu Parsel tapu kayıtları doğrultusunda Tapu sahibi olan ... adına tescil edildiği, tapu sahibinin ... oluşu nedeni ile davanın davalı belediyeye yöneltilemeyeceğini, İstanbul .... İdare Mahkemesinin 30.09.209 tarih ve .... Esas, .... K. Sayılı kararı ve İstanbul .... İdare Mahkemesinin ... E. ... K.Sayılı kararı ile huzurdaki davanın sebebini oluşturan ... Belediyesi Encümeninin 28.06.2018 tarih ve .. sayılı kararının( İmar uygulaması işlemi) iptaline karar verildiği, iptal kararlarının davalı ... Temyiz edildiği, henüz kesinleşmediğini, davaya konu tapuların dayanağı .... Belediye Encümeninin 28.06.2018 tarih ve ... sayılı kararıyla yapılan imar uygulaması işlemi olduğundan İstanbul .... İdare Mahkemesinin 30.09.209 tarih ve ... Esas, ... k. Sayılı kararı ile İstanbul ... İdare Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı kararı iptal kararı ile huzurdaki, iş bu dava nın konusuz kaldığı, konusu ortadan kalkan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı, bu nedenle de yargılama giderlerinin davalı Belediyeye yükletilmemesine karar verilmesi gerektiği, konusu ortadan kalkan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair taleplerinin kabul görmemesi halinde ise, bu durumda İstanbul .... İdare Mahkemesinin 30.09.209 tarih ve ... Esas, ... K. Sayılı kararı ve İstanbul .... İdare Mahkemesinin .. E. ... K.Sayılı kararlarının kesinleşmesinin bekletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini,Zira davanın konusunu teşkil eden tapu dayanağının .... Belediye Encümeninin 28.06.2018 tarihli ve .. sayılı kararı ile 3194 s. İmar kanunun 18 Maddesine göre yapılan imar uygulaması olduğundan davalar arasında bağlantı olduğu ve o dava hakkında verilecek kararın huzurdaki davayı da etkileyecek nitelikte olduğunu, davacının davasına dayanak yapılan tahsis sözleşmesinin, ... Belediyesi ile davacı taraf arasında olduğu, tahsis işleminin muhatabının .... Belediyesi olduğu, dava konusu edilen ... ada, .... parsel taşınmazlar için ... Belediyesine karşı açılan davalarda verilen Yargıtay Kararlarında yükümlülüğün diğer davalı ... Belediyesine ait olduğuna karar verildiğini, ... Belediyesinin eksik yer tahsis ettiği iddiasıyla ...Kooperatifi tarafından ... Belediyesi Başkanlığı aleyhine açılan benzer davada ( tapu iptali tescil olmadığı halinde bedel) Büyükçekmece ... Aliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2014 tarihli ... E. ... K. Sayılı İlamı ile davanın kabulüne toplam: 4.227.360,00 TLnin davalı .... Belediyesinden alınarak davacı kooperatife verilmesine karar verilmiş olduğu, kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği, bu nedenle de iddia edilen eksik tahsis işlemler ile ... Belediyesinin hiçbir katılımı ve alakası bulunmadığı, müvekkil belediye yönünden davanın reddinin gerektiğini, Dava konusu yerin ... Belediyesi tarafından ...Kooperatifine 03.09.1990 yılında protokol ile tahsis edildiği, aynı yerin ... Belediyesince davacı tarafa ikinci defa tahsis edilmiş olsa dahi yoklukla malül, batıl bir işlem olacağı, davaya konu taşınmazın .... Kooperatifine tahsis edildiğinden tapuların da bu kooperatif adına tesciline karar verilerek Yargıtay .... HD.nin 22.12.2016 tarih ve ... E, ... K.sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, bu nedenle de davanın belediyeye yöneltilmesinin mümkün olmadığı, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe olası bir bedel hesaplanması halinde iddia edilenin aksine taşınmazın bu günkü rayiç değeri üzerinden değil, tapuya tescil edildiği tarihin değerlendirme tarihi olarak baz alındığı, (2492 s.k Mad.35) TUİK YÜFE esas alınarak güncellendiği, davacının bu yöndeki taleplerinin mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın tedbir talebinin reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... Belediye Başkanlığı Cevap Dilekçesinde ÖZETLE; Davanın konusunun tapu iptali ve tescili olduğundan Ticaret Mahkemelerinin görev alanı olmadığı, davanın görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiği, Davalılar arasındaki zorunlu dava arkadaşlığı sadece şekil anlamda dava arkadaşlığı olup, davanın her bir davalı bakımından ayrı ayrı sonuçları, davalıların sorumlulukları, sorumluluk miktarları, sorumluluk sınırları bakımından kendine münhasır hukuki sebeplerle sınırlı olduğu davadan sorumluluklarının bulunduğunu, her bir davalının davadan sorumluluğunun ayrı ayrı kendi hukuki dayanaklarına göre değerlendirilmesini, maddi dava arkadaşlığının bulunmadığı, bu nedenle de, davacı tarafın davasının netice-i talep kısmına uygun değerlendirilmesi gerekmekte olup, davalı müvekkil bakımından davanın reddinin gerektiği, davalı ... Belediyesine yöneltilen davada, davacının taleplerinin ayni hakka dayalı talepler olmadığı, davacı taraf her ne kadar mülkiyet hakkının tescilini talep etmişse de davacının dava dayanağının mülkiyet hakkı olmayıp, aksine şahsi haklardan olan sözleşme olduğu, davacının hukuki dayanağının .... Kooperatifinin 07.11.1991 tarih ve 92 sayılı yönetim kurulu kararı olduğu, kooperatif yönetim kurulu kararı ile ayni hakkın doğmayacağı, şahsi hakkın, bu hakkı doğuran sözleşmenin tarafı olmayan 3. Şahıslara karşı ileri sürülemeyeceği, bu nedenle de davanın, müvekkil .... Belediyesi bakımından pasif husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiği, Ayrıca, şahsi hakların zamanaşımı ile sınırlandırılmış haklar olduğu, davacının davasının zamanaşımına tabi olduğu, hakkın bugüne kadar ileri sürülmemiş olduğu, davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazların davalı ... Belediyesi tarafından 03.09.1990 tarihli protokol ile davalı .... Kooperatifine tahsis edildiği, Müvekkil belediye ile diğer davalı ... Kooperatifi arasındaki tahsis protokolü uyarınca dava konusu parsellerin bu kooperatife devir ve tescil edildiği, davalı kooperatifin ise bu parselleri, üyeleri arasında devir, tescil ve ferdileştirme yolu ile devrettiği, 03.09.1990 tarihli protokolün, 06.10.1989 tarihli ... no’lu ... Belediyesi meclis kararına göre hazırlandığı, bu nedenle de müvekkil belediyenin davacı taraflara ne şahsi haktan kaynaklı, ne de ayni haktan kaynaklı bir borcu bulunduğunu, müvekkil belediyenin davacılara karşı sorumlu tutulamayacağı, müvekkil bakımından hukuksal bir bağlayıcılığının bulunmadığı, şekli anlamda dava arkadaşlığı ile yerleştirildiği, davanın konusunun dava dilekçesinde belirtilen parsellerin tapularının iptali ile davacılar adına tescili istemi olduğu, davacının, davalı kooperatifin üyesi olduğu iddiası ile üyelik payının başka 3. Şahıslara verildiği yönünde olduğu, bu durumda müvekkil ... Belediyesinin davacılar lehine herhangi bir tapu iptali veya tescili veya bir borç yükümlülüğünün bulunmadığı, Müvekkil ... Belediyesinin bu davada yer almasının nedeninin Usul hükümleri çerçevesinde tapu iptali ve tescili davalarında tapu kaydında yer alan aktif veya pasif tüm tapu maliklerinin davalı olarak gösterilme zorunluluğundan kaynaklandığını, Dava konusu tapu iptali ve tescili talebinin dayanağının, yolsuz tescil iddiasının hukuki sebebinin de diğer davalı ... Belediyesince gerçekleştirilen imar uygulamaları olduğu, davaya konu taşınmazları kapsayan kök kadastral parselin, .. Belediyesi tarafından 775 s.yasaya göre davalı kooperatif ile aralarında yapmış oldukları tahsis protokolü ile , davalı kooperatife tahsis ve tapuda devir ve tescil edildiği, tescil işlemlerinden sonra taşınmazların yetki çerçevesinde bulunulan ... Belediyesi tarafından imar uygulamalarının yapıldığı, imar uygulamalarının çeşitli nedenlerle iptal ettirildiği ve yerine yenisinin yapıldığı, parselasyon işlemleri dolayısıyla şuyulandırma ve tefrik işlemlerinin ... belediyesi tarafından yapıldığı, İmar uygulamasıyla oluşturulan parselizasyon ve mülkiyet durumunun, imar uygulamasının iptal edilmesi nedeniyle yolsuz tescile döndüğü, bu nedenle söz konusu tapunun iptali ve davacılar adına tescilinin ancak İmar uygulamasının geridönüşüm hesaplarının yapılarak dava konusu parsellerin uygulama öncesi kadastral parsele dönüştürülmesi ile (kadastral sicilin ihyası) mümkün olabileceği, aksi halde sırf dava konusu parseller hakkında davacılar adına tescil kararı verilmesinin hukuken mümkün bulunmadığı, iş bu davada öncelikle imar uygulamasının iptal edilmiş olması ve iptal kararının kesinleşmiş olması kaydı ile uygulama kapsamında kalan dava konusu parselin geri dönüşüm hesaplarının yapılarak uygulama öncesi kadastral duruma dönülmesi ardından da davacıların davalı kooperatiften üyelik payına istinaden devir ve tescil hakkının tespit edilmesi gerekeceğini, iş bu davada geri dönüşüm hesaplarının yapılarak imar uygulaması öncesi tapu durumunun tesis edilmesinin ön mesele olarak çözümlenmesi gerektiği, geri dönüşüm hesap ve işlemlerinin yapılması yönünde karar verilebilmesi için ise; İmar uygulamasının iptalinin kesinleşmiş olması şartına bağlı olduğu, buna dayanarak İdare Mahkemesinin İmar Uygulamasının iptali kararının bekletici mesele yapılması, aksi halde davanın red edilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazlar hakkında müvekkil ... Belediyesi tarafından yapılan bir imar uygulamasının da bulunmadığı, imar uygulaması neticesinde meydana gelen bir zarar/hak ihlali vb. söz konusu ise bunun sorumluluğunun uygulama işlemi yapan .... Belediyesine ait olacağı, müvekkil ... Belediyesinin davacılar ile herhangi bir tahsis ya da mülkiyeti devir borcu doğuracak hukuki ilişkinin mevcut bulunmadığı, ... belediyesinin davaya cevap dilekçesindeki iddialarının, müvekkil .... Belediyesi yönünden aleyhe olan beyanlarının bu davanın konusu olmayıp kabul dilmediği, ilk olarak dava konusu taşınmazları kapsayan İmar Uygulaması hakkındaki davacı tarafından belirlenen İdare Mahkemesi İptal davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına, usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Cevap Dilekçesinde ÖZETLE; Yakuplu ... Ada,.... Parsel .... Belediyesi Encümeninin 29.03.2018 tarih ve ... sayılı kararı ile imar uygulaması yapılmış olup, alansal ve konumsal olarak herhangi bir değişiklik olmadığı için ... ada ... Parsel olarak tescil edildiği, 3194 sayılı imar kanunu 18. Madde doğrultusunda yapılan imar uygulamasında tapudan alınan güncel malik listesinden imar uygulaması işlemleri yapılmış olup, söz konusu parselin imar uygulaması öncesinde müvekkil adına kayıtlı olduğu, müvekkil adına yapılan tescilin eski imar düzenlemesi kapsamında olduğu, eski düzenlemenin de iptalinin de söz konusu olmadığından iş bu davanın reddinin gerektiğini, müvekkilin tapu kayıtlarına güvenin esas olduğundan yola çıkarak taşınmazın üzerinde herhangi bir sınırlama olup olmadığını araştırarak taşınmazı satın almış olduğunu, müvekkilinin taşınmazın ilk sahibi olan diğer davalı kooperatif ile herhangi bir akrabalık bağı veya ilişkisinin bulunmadığı, Emlak ofisi ilanından görerek ve bedelini ödeyerek taşınmazı iktisap ettiği, davacıların da dava dilekçelerinde, taşınmazın eksik bedelle alındığına dair bir iddialarının bulunmadığı, müvekkilin aleyhine tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için müvekkilin kötü niyetli olduğunun ispatlanması gerekeceğini, davacıların, taşınmazın muvazaalı olarak satıldığı iddialarını ileri sürdükleri, ancak, davacıların kooperatif üyesi oldukları, kendi muvazaalarına dayanamayacakları, davayı Yönetim kurulu üyelerine sorumluluk davası olarak yöneltmelerinin gerekeceği, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Kooperatifi Cevap Dilekçesinde ÖZETLE; Dava dilekçesinin müvekkile usulüne uygun tebliğ edilmediği, davanın 18.03.2021 tarihinde tesadüfen öğrenildiğini, dava açılmadan önce davacıların arabulucuya müracaat etmişlerse de arabuluculuk görüşmelerine müvekkilin davet edilmediğini, bu yönde müvekkile herhangi ir tebliğin yapılmadığını, dava açılmadan önce başvurulması gereken ve bir dava şartı olan arabuluculuğun müvekkil yönünden yerine getirilmediği, bu eksikliğin dava açıldıktan sonra da giderilemeyeceği, davalılar yönünden davaya konu iddia ve talepler göz önüne alındığında; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, müvekkil hakkındaki davanın tefrik edilerek, dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, zamanaşımının, borçlu tarafından ileri sürülen bir defi, hak düşürücü sürenin ise bir itiraz olduğu, davacıların iddialarında olduğu üzere; davacılara tahsis edilen ... ada ... nolu parselin öncesi veya sonrasında herhangi bir şekilde bölünmediği, ... ada .... nolu parselin hiç birzaman davacılara tahsis edilmediği, davacılara tahsis edilen taşınmazın bir parçası olmadığı, davacıların zilyedi veya mülkiyetinde olmadığı, davacılara arsa tahsisinin 1996 yılında yapıldığı, 09.11.2001 tarihinde tapusunun davacılara devredildiği, davacıların arsalarını aldıktan sonra 15.11.2001 tarihinde istifa ettikleri gözetildiğinde; davanın açıldığı 23.09.2020 tarihine kadar zaman aşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, TBK nın 147. Maddesine göre de 10. Yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği, bu yönüyle de davanın reddinin gerekeceği, Müvekkili kooperatifin 775 s. Gecekondu kanununun gerekçesi ile dar gelirli vatandaşların konut sahibi olmasının sağlanması amacı ile kurulmuş bir kooperatif olduğu, Müvekkil kooperatifin .... Belediye Başkanlığı ile 03.09.1990 yılında arsa tahsis protokolü yaptıkları, 514.043,14 metrekare taşınmaz tahsis edildiği ve bedelinin ilgili belediyeye ödediği, dava konusu taşınmazın da tahsis edilen arsa içinde olduğu, ve üyelere tahsis edilmek üzere parselizasyon çalışması yapıldığı,yapılan çalışma sonucunda ... adanın birbiri ile eşit veya çok yakın olarak ... parsel’e bölündüğü,bu parsellerden; ..,..,... nolu parsellerin hazine adına kayıtlı olduğu, 01.01.2007 tarihinde Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda ... E. ... K.sayılı ilamı ile müvekkil kooperatif adına tescil edildiği tarihe kadar herhangi bir tahsis işleminin yapılmadığı, mülkiyeti müvekkil kooperatife kayıtlı olan diğer parsellerin kooperatif üyelerine tahsis edildiğini, davacıların bu bağlamda müvekkil kooperatife 1996 yılında üye olduklarını, aynı tarihte davacılara ... ada ... nolu parsel’in (344,64 metrekare) tahsis edildiği, davacıların, kooperatif tarafından hazırlanan projeye uygun olarak kendilerine tahsis edilen arsa üzerine 1996 yılında bina inşa ederek kullanmakta oldukları, .... Belediyesi tarafından dava konusu yerde 2000 yılında imar uygulaması yapıldığı, müvekkil kooperatif tarafından hazırlanan parselizasyon üzerinde sadece ada ve parsel numaraları değiştirilerek ... parselden oluşan kroki nin aynen kabul edildiğini, parsellerde herhangi bir bölünme ve değişikliğin yapılmadığını, yani davacılara tahsis edilen taşınmaz yeri ve sınırları üzerinde değişiklik yapılmadan ... ada ... no parsel olarak davacılar adına tapuda kayıt edilerek her bir davacıya tapularının 09.11.2001 tarihinde devir ve teslim edildiğini, ... Belediye Başkanlığı tarafından 2004 yılında yapılan imar uygulamasında da davaya konu arsanın bulunduğu ada üzerinde, müvekkil kooperatifin ilk hazırladığı parselasyon krokisinin hiçbir değişikliğe uğramadan sadece parsel numaraları değiştirilerek .. parsel konumu, şekli ve yüzölçümlerinin de değişikliğe uğramadığı, bu uygulamada davacılara tahsis edilen ve tapusu devredilen ... ada ... nolu parselin sadece numarasının 48 olarak değiştirildiğini, dava konusu yerde, 2009 yılındaki ... Belediyesi tarafından yapılan İmar Uygulamasındamüvekkil kooperatifin ilk hazırladığı parselasyon krokisinin hiçbir değişikliğe uğramadan sadece ada üzerindeki parsel numaralarının değiştirildiğini, buna göre tahsis edilen ve tapusu davacılara devredilen 344,64 metrekare ... ada .. nolu parselin sınırları, yüzölçümü hiçbir değişikliğe uğramadan sadece parsel numarasının ... olarak belirlendiği, son olarak 2018 yılında davaya konu yerde imar uygulaması yapılmış olup, buna göre; tahsis edilen ve tapusu davacılara devredilen 344,64 metrekare ... ada ... nolu parselin sınırları, numarası, yüzölçümü hiçbir değişikliğe uğramadan aynen korunduğunu, müvekkili davalı kooperatif tarafından 1991 yılında hazırlanan parselasyon krokisine göre davacılara 1996 yılında 344,64 m2. arsa tahsis edilmiş olup, zaman içinde imar uygulamaları ile sınırları, yüzölçümünde hiçbir değişikliğin olmadığı, buna göre; 1996 yılında ... Ada, ... Parsel, 2000 yılı İmar planında ... Ada, ... Parsel 2001 yılı tapu devrinde ... Ada, ... Parsel 2004 yılı İmar planında ... Ada, ... Parsel 2009 yılı İmar planında ... Ada, .. Parsel 2018 yılı İmar planında ... Ada, ... Parsel numarasını almış, ancak yüz ölçümü olarak değişmemiş, bölünmemiş olduğu, bölünmesinin de mümkün olmadığını, davacılara arsa tahsisinin yapıldığı yılda davaya konu ... ada ... parselin hazine adına kayıtlı olduğu tapu kaydının kooperatif adına olmadığı, davacıların ... ada ... parseldeki 344,64 m2. Arsa üzerine bina yaptıklarını, halen kullandıklarını, ... ada ... parsel’in kendilerine ait olmadığını bildikleri, kendi arsalarına duvar çektikleri ve 1991 yılından bu güne kadar hiçbir kooperatif üyesinin kendilerine tahsis edilerek sonradan bölünerek başkalarına satıldığını iddia etmediklerini, tüm üyelere eşit pay da arsa tahsisi yapan kooperatifin, herhangi birine iki katı büyüklüğünde arsa tahsis etmesinin mümkün olmadığı, müvekkil kooperatif tarafından davalı ... Belediyesi aleyhine 1990 yılında yapılan tahsis protokolüne göre hazineden devralınıp müvekkil kooperatife verilmesi gereken bir kısım yerlerin tapu kayıtlarının müvekkil kooperatif adına tescil edilmesi için 01.01.2007 tarihinde Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, Yapılan yargılama sonucunda Yargıtayda birkaç kez bozularak ve neticelendiği, buna göre: Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.11.2014 tarih ve ... E, ... K. Sayılı ilamı ile davaya konu ... ada üzerinde yer alan ..,...,.. no’lu parsellerin müvekkil kooperatif adına tescil edilmesine karar verildiğini, davacı ...’un ... parsel’e talip olduğu, kooperatifin teklifine olumlu bakmadığı, .. parselin kentsel dönüşüm kapsamında ...‘e satıldığı, bu nedenle de; (öncesinde ... ada ... parsel) ... ada, ... parsel in 2014 yılına kadar Hazineye ait olduğunun sabit olduğu,Davacı ...’un davalı ... ile kendine ait ve kardeşine ait arsaları birleştirerek tevhit ile kentsel dönüşüm kapsamında bina yapılması için teklifte bulunduğunu, ancak, paylaşımda anlaşamadıklarını, iş bu davayı da kötü niyetle açmış olduğunu, davacının, ... ada ... parselde tahsisen aldığı taşınmaz üzerine bina yaptığı, o günden önce tapuyu alırken veya sonra ... ada ... parsel için herhangi bir hak iddiasında bulunmadığını, tapularını alırken herhangi bir itirazda bulunmadıklarını ve davacıların kooperatife üye olma amaçlarının gerçekleşmiş olması nedeniyle de 15.11.2001 tarihinde hiçbir alacaklarının bulunmadığını beyan ile kooperatif ortaklığından istifa ettiklerini, dolayısıyla da müvekkil kooperatif üyeliğinden ayrılmış olmaları nedeniyle üyeliğe bağlı talepte bulunmalarının mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dosyasına, ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak ... ada ... parsel de hak sahibi olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığını, ... Belediyesinin cevap dilekçesinde de (eski ... ada ... Parsel) ... ada .. parselin hiçbir şekilde bölünmediğini meri imar planı ve imar uygulamasının yapıldığını beyan ettiğinin açık olduğu, davacı taraf tahsis edilen arsada herhangi bir bölünme, eksilme olmadığından haksız ve açıkça kötü niyetli olarak açılan davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap